EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yeşil ve EMO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Ulutaş‘ın katılımı ile 24 Mayıs‘ta izmir‘de ortak basın toplantısı gerçekleştirildi. Soma‘da yaşanan felakete ilişkin basın mensuplarının sorularının yanıtlandığı toplantıda EMO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Ulutaş tarafından okunan ortak basın açıklamasındaki acil önlemleri özetle sayfamıza aktarıyoruz:
ÖZELLEŞTİRME ÇÖKTÜ
. Soma‘da yaşanan felaket, kömür üretiminin Türkiye‘de teknolojik ilerlemeye paralel olarak gelişmediği, tam tersine, taşeronlaştırma, piyasalaştırma ve özelleştirme uygulamaları ile birlikte 19. yüzyıl koşullarına geri dönüldüğünü gözler önüne serdi. Yeni teknolojilerin kullanımı bir yana kendi deyimleri ile "maliyet unsurlarını baskılamaya" çalışan özel sektörün, geleneksel teknolojileri bile kullanmadığı, örneğin gaz maskelerinin kontrollerini ve değişimini bile yapmadığı ortaya çıktı.
. Özellikle iş cinayetinin yaşandığı ilk günkü kurtarma karmaşası, ekipler arasındaki koordinasyonsuzluk, sorumluların belirsizliği, olayın meydana gelişi ile ilgili yetkililer tarafından yapılan çelişkili açıklamalar, bizleri ciddi anlamda kaygılandırdı.
. İlk açıklamalarda trafo patlaması olarak belirtilen ve olağan bir kaza izlenimi verilmeye çalışılan felaket, boyutları itibari ile ülkemizde yaşanan en büyük "iş cinayeti" durumundadır. Facia, hem "madencilik" hem de "işçi sağlığı ve güvenliği" alanında son 12 yıldır ağırlaştırılmış bir biçimde sürdürülen "özelleştirme", "piyasalaştırma" ve "taşeronlaştırma" politikalarının çöktüğünü göstermektedir.
. Enerji maliyetlerinde ciddi bir artış yaşanırken, buna paralel olarak enerji alanında çalışan işçilerin maruz kaldığı koşulların kötüleştiği, ölümcülleştiği bugün daha çok görünür hale gelmiştir. Gerek Odamızın olay günü, olay yerinde yapmış olduğu incelemelerde, gerek Maden Mühendisler Odası‘nın açıklamalarında ve firma yetkililerinin beyanatlarında, gerekse savcılık tarafından açıklanan bilirkişi ön raporunda kazanın oluş biçimi kömür yanmasına bağlı karbonmonoksit (CO) zehirlenmesi olarak belirlenmiştir. Havalandırma, erken algılama, kişisel güvenlik donanımları, kaçış yolları, özel yaşam alanları gibi konularda tesisin ciddi eksiklikler taşıdığı, olayın oluş biçimi ile ilgili yapılan tartışmalarda açığa çıkmıştır.
. Soma‘da yaşanan felakete, şirketin "ne pahasına olursa olsun, maliyeti düşürme ve üretimi kesintisiz sürdürme" politikası neden olmuştur. Görünen tablodan yalnızca bu şirket sorumlu olamaz. Bu model, 3-5 firmanın ve bunlara bağlı çalışan "dayıbaşı taşeronlarının" çıkarına ve binlerce işçinin kölelik koşullarında çalıştırılması pahasına ekonomik ve vicdani olarak sürdürülemez.
ACİL ÖNLEM ÖNERİLERİ
. TKİ, rödovans ve hizmet alımı sözleşmelerini iptal etmeli ve bu şirketlerde çalışan tüm personel TKİ bünyesine aktarılmalıdır, işçilere iş güvencesi ve sendikalaşma hakkı sağlanmalıdır.
. Tüm maden ocaklarında işçilerin özlük hakları korunarak, çalışma sahaları güvenli hale getirilinceye kadar üretim durdurulmalıdır. Madende güvenliğin sağlanması için denetimler döneminde minimum personel ile önleyici çalışma yapılmalıdır. Madende eksiklerin giderileceği ve güvenliğin tam anlamı ile sağlanacağı güne kadar, personel eğitimi ve madende fiziksel iyileştirmeler için mesai yapılmalıdır.
. Aralarında Maden Mühendisleri Odası, EMO gibi meslek odaları ve kurumlardan da uzmanların bulunduğu bağımsız bir teknik heyet oluşturularak, tüm madenlerde inceleme yapılması sağlanmalıdır. Eksiklerin bilimsel kriteriere uygun bir şekilde tespit edilmesi ve giderilmesi bu heyetlerin gözetiminde gerçekleştirilmelidir.
. İyileştirme çalışmaları döneminde yaşanacak enerji açığı için de ayrıca önlem alınması gerekmektedir. Konut ve sanayide kullanılacak kömür için gerekli ise geçici bir süre ithalat ile çözüm üretilmelidir. Elektrik üretiminde oluşacak açıklar için de arz güvenliğini sağlamak üzere yenilenebilir kaynaklar başta olmak üzere çeşitlendirme olanakları araştırılmalıdır.
. Düşük risk grubundaki işletmelerde hatta sıradan binalarda bile uyarı ve yangın önleme sistemleri bulunmakta ve kaza anında hayat kurtarmaktadır. Madenlerde de tüm teknolojik olanaklar kullanılmalıdır. Bu anlamda uluslararası standartların uygulanması ve teknolojik gelişmelerin takip edilmesi için TMMOB‘a bağlı Odaların katılımı ile bağımsız bir daimi komite kurulmalıdır. Bu komitenin hem mevcut hem de geliştirilecek ekipmanların kullanımı için aldığı kararlar, TKİ tarafından maliyet gözetilmeksizin uygulanmalıdır.
. TKİ‘nin ancak eğitim ve iyileştirme çalışmaları biten ocaklarda bağımsız heyetin izin vermesinin ardından yeniden üretime geçmesi sağlanmalıdır.
(Kaynak Elektrik; 01.05.2014)