2B sınıfı olası kanserojen uyarısı EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Soysal, cep telefonları, baz istasyonları ve kablosuz internet, kablosuz iletişim gibi kaynaklardan yayılan elektromanyetik alanlar konusunda uyardı ve "ihtiyat ilkesi dikkate alınmalı" dedi. KESK Eğitim-Sen tarafından bu yıl 5.‘si düzenlenen Demokratik Eğitim Kurultayı‘na katılan, Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Ömürhan Soysal bir konuşma yaptı. Soysal, Fatih Projesi kapsamında öğrencilere dağıtılması planlanan tabletlerin etkileşeceği Wi-fi sistemler de cep telefonları, baz istasyonları, evlerde ve iş yerlerinde kullanılan kablosuz telefonlar gibi birer RF- Radyo Frekans radyasyon kaynağı olduğuna ve RF alanlarının 2011 yılından itibaren 2B sınıfı olası kanserojen olarak tanımlandığına dikkat çekti. Kurultayın Bağımsız ve Kurumsal Bildiriler bölümünde "Elektromanyetik Dalgalar ve Zararları" hakkında konuşan Ömürhan Soysal şunları söyledi: KANSEROJEN CİHAZLAR "Teknolojideki gelişmelerin sonucu olarak elektromanyetik dalgaların kullanımı her geçen gün artmakta ve günlük yaşamda doğada bulunanın çok üstündeki seviyelerde elektromanyetik alanlara maruz kalmaktayız. Son yıllarda yaygın olarak kullanılmaya başlanan cep telefonları, baz istasyonları ve kablosuz internet, kablosuz iletişim gibi kaynaklardan yayılan elektromanyetik alanların insan sağlığına etkileri konusunda bilim dünyası hızla artan sayıda araştırma yürütmektedir. Bu çalışmalara dayanarak Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı 2004 yılında ELF manyetik alanları, 2011 yılında RF radyasyonu 2B sınıfı olası kanserojen sınıfına almıştır." Bilim insanlarının gelecek yıllarda elektromanyetik alanların sağlık ve biyolojik etkilerinin sigarada olduğu gibi gecikmeli olarak açıklanacağını, bu nedenle önlemlerin acilen alınması gerektiğini vurguladığını aktaran Soysal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu noktada ‘ihtiyat ilkesi‘ prensibinin altı çizilmektedir. İnsanları korumaya yönelik mevcut standartlar sadece akut ve termal maruziyet etkileri dikkate alınarak oluşturulmuş, kronik maruziyet ve biyolojik etkileri göz önüne alan standartlar henüz oluşturulmamıştır. Aralarında Gazi Biyofizik araştırmacılarının da olduğu birçok bilim insanı elektromanyetik kirlilik konusunda ihtiyat ilkesinin hayata geçirilmesi gerektiği görüşünde birleşmektedirler. İhtiyat ilkesi, bir ajanın tamamıyla güvenli olduğu kanıtlanmcaya kadar o ajana karşı zararlıdır yaklaşımı yapılması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu sebeplerle 2B-olası kanserojen sınıfına alınarak etkileri kabul edilen RF alan kaynaklarının kullanımına yönelik ihtiyat ilkesinin ivedilikle dikkate alınması gerekmektedir. Yaşam alanlarında RF kaynakları olabildiğince sadeleştirilmelidir. Kullanımlar zorunlu ise bilinçli kullanım için bilinçlendirme kampanyaları gerçekleştirilmelidir."
CEP TELEFONU KULLANIMI 16 yaşın altındaki çocukların Dünya Sağlık Örgütü-WHO‘nun tavsiye etmemesine rağmen giderek artan oranda cep telefonu kullanıyor olmasının, RF‘in özellikle hamilelerde ve çocuklarda etkilerine yönelik yeni araştırmalara ivme kazandırma gerçeğini ortaya koyduğunu anlatan Soysal şunları söyledi: "Radyo frekans radyasyonun çocuk ve yetişkin beyinlerinde nasıl soğurulduğuna dair yapılan çalışmalarda çocuklarda yüzde 80 daha fazla RF soğurulduğu bulgulanmıştır. Çocuk ve bebek kafatasının yetişkinlere göre daha farklı olması ve beyin iletkenliklerinin de daha yüksek olması sebebiyle beyin dokularının EM alanlara yetişkinlere göre daha hassas olduğu açıklanmıştır." (Başkent)