Tüm Haberlere Dön
CEP TELEFONLARI NEREDE, NE KADAR? (TARHAN ERDEM- RADİKAL)
Basından Genel Merkez

CEP TELEFONLARI NEREDE, NE KADAR? (TARHAN ERDEM- RADİKAL)

Hafta sonundaki `Emanet 2013` sempozyumunda, üniversite ve sanayimizin çalışmalarını gururla dinledim

Mühendisleri Odası‘nın, İstanbul Barosu ve Tabip Odası‘nın katılımıyla düzenlediği ‘Elektromanyetik Alanlar ve Etkileri‘ sempozyumunu izlemeye çalıştım. Toplantının kısaltılmış başlığı ‘Emanet 2013‘idi.

Açılış toplantısıyla, altı oturumun ikisindeki konuşmaları anlamaya çalışarak dinledim. Anlamaya çalışarak dememin nedeni, sık duymadığım teknik kavramların zorunlu olarak çok kullanılmasıydı.

Sempozyumda cep telefonları, baz istasyonları, kablosuz iletişim ağları, trafo ve yüksek gerilim hatlarının insan sağlığına ve çevreye zararlı etkileri anlatıldı, insan sağlığı‘ ve ‘çevre‘ kelimelerinin tanımları nedir? Sadece maddi değerlerden mi bahsedilmektedir, yoksa ‘insanın‘ ve ‘çevrenin‘ her birinin içindeki ‘yaşayan‘ ve ‘yaşatan‘ bileşimler de söz konusu mudur?

Dünya Sağlık Örgütünün ‘insan sağlığı‘ tanımını Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi‘nden Çağatay Güler verdi: ‘Sağlık, yalnızca hastalık veya sakatlığın olmaması değil; bedence, ruhça-zihince ve sosyal yönlerden tam bir iyilik‘ durumudur. Bu tanımdaki ‘bedence‘, ‘ruhça-zihince‘ deyimlerinin anlamlarını kısmen biliyoruz; ancak, sosyal yönlerden tam iyilik durumunu toplum siyasetçilerle birlikte öğrenmeli!

Konuşmasına fıkralar katarak dinleyicisini kendisine bağlayan Prof. Dr. Çağatay, Birleşmiş Milletlerin ‘İhtiyatklık İlkesi‘ni de nakletti; "İnsan sağlığına yönelik risklerin varlığı ya da boyutu hakkında bilimsel şüphe varsa; karar vericiler durumun tam olarak gerçekleşmesini ya da ciddileşmesini beklemeden gerekli önlemleri almalıdır."

İki adımda bir kaderin öne çıkarıldığı ülkelerde, toplum politikalarının ihtiyatlılık ilkesine dayanmasının önemi açıktır. Profesör Nesrin Seyhan ve araştırma görevlisi Arın Tomruk, Gazi Üniversitesi Radyasyondan Korunma Merkezi‘nin, 1999‘daki kuruluşundan bu günlere kadarki araştırmalarını, seminerlerini ve katıldıkları uluslararası toplantıları, hazırlamalarına katıldıkları bildiriler anlattılar.

Heyecanla dinlediğim çalışmaları özetlemek istiyorum: 2001 yılında, tıp fakültesinde ‘Elektromanyetik Kirlilik‘ dersleri verilmeye başlandı. Aynı yıl, Dünya Sağlık Örgütü çalışmalarına katıldı ve Dünya Sağlık Örgütü Elektromanyetik Alanlar ‘Uluslararası Danışma Komitesi Üyeliği‘ne getirildi.

2005 yılında Gazi Üniversitesi Noniyonizan Radyasyondan Korunma, Araştırma ve Uygulama Merkezi (GNRK) kuruldu. Gazi Biyofizik getirildi. 2006 Yılında Uluslararası EM Güvenlik Komisyonu Bilimsel Sekretarya Üyeliği‘ne seçildi. Uluslararası pek çok toplantıya katılan Nesrin Seyhan ve arkadaşları bu yıl da Radar Radyo Frekansları ve Sağlığa Etkileri konferansında ‘Potenza Picena Bildirgesi‘ni hazırlayıp imzaladılar. Merkezin çalışmalarına http://gnrk.gazi.edu. tr/ adresinden ulaşılabilir.

Övülecek ve övünülecek bir çalışmaydı Emanet 2013 sempozyumu. Anlatılan çalışma ve görüşlerin çok azını bile bu yazıya sıkıştırmak olası değil. Ancak önemli araştırma bulguları ve önerilerini kutuda sıraladım.

(Radikal; 11.11.2013)