Tüm Haberlere Dön
KULLANILAN UCUZ TEKNOLOJİ, HES`LERDE TAHRİBAT OLUŞTURDU (YENİ DEVİR)
Basından Genel Merkez

KULLANILAN UCUZ TEKNOLOJİ, HES`LERDE TAHRİBAT OLUŞTURDU (YENİ DEVİR)

Hidroelektrik Santrallerin(HES) yapımında kullanılan kalitesiz-ucuz teknolojiler, santrallerin elektro-mekanik sistemlerinde tahribat oluşturdu. Gerek özel sektör, gerekse kamunun elinde bulunan bazı HES‘lerde kısa sürede oluşan tahribat ciddi boyutlara ulaştı. Elektrik Üretim A.Ş Hidrolik Santraller Daire Başkanı Atilla Özmen, sorunun ciddi boyutlara ulaştığını söyledi. Sorunun ciddi anlamda yaşandığı HES‘lerden birinin Obruk Barajı olduğunu ifade eden Özmen, HES‘de kullanılan kalitesiz ve ucuz teknolojiden dolayı tahribat ve korozyon oluştuğunu söyledi. Özmen, "Tahrip gören, malzemeler değiştirilmediği ve yenilenmediği takdirde santraller, her art‘can ve mal kaybına sebep olabilecek derecede tehlike saçıyor" dedi.

Ankara‘da geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen ‘Mikro Ölçekli Hidrolik Santrallar ve Faydalan‘ konulu sempozyumda konuşan Özmen, yapılan HES yatırımlarda kullanılan ucuz ve kalitesiz teknolojilerin, kısa süre sonra sıkıntıya sebebiyet verdiğini anlattı. Özmen, bu konuda 4 yıl önce yapımı tamamlanan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapılan Obruk Barajı‘nda kullanılan teknolojiden dolayı ileri derecede tahribat ve korozyon oluştuğunu ifade etti. Özmen, "Tahrip gören, malzemeler değiştirilmediği ve yenilenmediği takdirde santraller, her an can ve mal kaybına sebep olabilecek derecede tehlike saçıyor" dedi.

Altınkaya HES işletme Müdürlüğünce hazırlanan "Obruk HES Malzeme ve Daimi Donanımı ile ilgili Sorunlar" raporunda da 2009 yılında üretim faaliyetine başlayan Obruk Barajı‘nda kısa sürede birçok sorunla karşılaşıldığı belirtildi. Özellikle işçilik ve malzeme kalitesizliği nedeniyle sorunlar oluştuğu ifade edilen raporda, "Genel olarak Obruk HES‘de kullanılan malzemelerde çok önemli bir korozyon ve yıpranma olduğu görülmektedir. Bu kadar kısa sürede malzemelerin bu denli sorun oluşturması kullanılan malzemenin Ayıplı Malzeme olduğunu düşündürmektedir" denildi.

Raporda, daimi donanımın yanı sıra bazı elektromekanik sorunların da santral devreye girdiği günden bu yana devam ettiği, bunun sonucunda da santralin devre dışı kaldığı da ifade ediliyor. Belirtilen hususlarla ilgili 24 Ocak 2013 tarihinde DSİ‘ye durumun iletildiği belirtilen raporda, DSİ verdiği cevabi yazıda bildirilen sorunlarla alakalı çözüm geliştiremediği de vurgulanıyor. Raporda, Obruk HES‘de mevcut 4 ünitenin aynı anda çalıştırılabildiği takdirde mansaba 375 metre küp su verilmiş olacağı da kaydedildi. Ancak mansap kısıtları sebebiyle aynı anda ikiden fazla ünite devreye alınamadığı ifade edildi. Raporda şu ifadelere yer verildi:

"ikiden fazla ünitenin aynı anda çalıştırılamaması kuruluşun üretim programı ve sistemin elektrik üretim-tüketim dengesi açısından sorun yarattığı gibi, özellikle feyezan döneminde üniteleriti çalıştırılmasında belirsizlikler meydana gelmektedir. Obruk Barajı‘nın mansap kapasitesinin 4 ünitçyle birlikte dolu savaktan atılabilecek suyu da karşılayacak şekilde arttırılmasını gerekli olduğu tarafımızca müşahede edilmekte olup konu defalarca DSİ Genel Müdürlüğüne aktarılmış olmakla birlikte 2009 yılından bu güne mansap kapasitesi ile ilgili bir çözüm sağlanamamıştır."

Raporda, konuyla ilgili olarak Elektrik Üretim A.Ş‘nin nezdinde, DSİ için gerekli hukuki prosedürün işletilmesi adına çalışmaların başlatıldığı da ifade edildi. Özmen, Sempozyum sunumunda Şanlıurfa Hidroelektrik Santrali‘nde de benzer sorunların yaşandığını anlattı. Son teknolojiye göre yapılan kanal tipi santralde kullanılan TSE onaylı Türkiye menşeli bir vananın patladığını ifade eden Özmen, "2 yıldır baraj su atmak durumunda kaldı. Su içinde kalan santral, şu anda bile sıkıntı içeresinde." bilgisini paylaştı. Özmen, EÜAŞ‘ın bu HES‘te de gerekli incelemeleri yaptığını ve önlemler aldığını kaydetti. Gezende HES‘te de Romen teknolojisi kullanıldığını belirten Özmen, kullanılan malzemenin demode seçildiğini, bunun da barajda sıkıntılara sebep oluşturduğunu dile getirdi. Özmen, TÜBİTAK ile yeni bir tasarım yapılarak santral motorlarının değiştirildiğini anlattı. Yapılan değişiklikle santralin 2013 yılında ilk 9 ayda yaklaşık 700 milyon kWh elektrik üretimi yaparak kuruluşundan bu yana santralin bir yıllık üretimleri içerisinde bu sene rekor kırdığını ifade etti. Türkiye‘nin geldiği noktada teknolojisini geliştirmesi gerektiğini tavsiyesinde de bulundu.

Büyük barajlar yapılmasına rağmen elektromekanik aksam noktasında Türkiye‘nin çok geride kaldığını dile getiren Özmen, "Türkiye‘de yapılan teknoloji seçimlerinde çok ciddi hatalar ve sıkıntılar, oluşuyor, iyi projelerde söz konusu, ancak bunun yanında kötü örneklerde bulunuyor, ancak bunun yanında kötü örneklerde bulunuyor" ifadelerini kullandı. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı‘ndan alınan bilgilere göre de, Midilli hattında da benzer sıkıntılar yaşanıyor. Kullanılan kalitesiz teknolojiden dolayı, cebri drenaj vanası patlayarak santral binasını su bastı. Benzer sorunlar Cindere HES‘te de kendisini gösteriyor. HES‘lerdeki denetimsizlik ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş ise kamu kurumlarına ait HES denetimlerinin, yeterli olmasa da, gerçekleştirildiğini, ancak özel sektöre ait HES‘lere yönelik denetimin olmadığını ve herhangi bir mevzuat bulunmadığını dile getirdi.

(Yeni Devir; 01.10.2013)