Tüm Haberlere Dön
`ENERJİ KİMİN İÇİN?` (EGE`DE BUGÜN)
Basından Genel Merkez

`ENERJİ KİMİN İÇİN?` (EGE`DE BUGÜN)

Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) ve Çevre İçin Hekimler Derneği işbirliğinde, Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi‘nde "Enerji kimin için" adlı, yenilenebilir enerji konusunun tartışıldığı birçalıştay düzenlendi. 

Ege Çevre ve Kültür Platformu‘nun Çalıştay‘ında enerji üretiminin halkın değil sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda planlandığına değinildi. Çalıştay‘ın açılış konuşmasını yapan EGEÇEP Eş Dönem Sözcüsü Prof. Dr. Ali Osman Karababa, Türkiye‘nin doğasının enerji uğruna hızla yok edildiğini belirterek, "Enerji de asıl sorun ‘kimin için ve nasıl bir üretim‘ sorusuna yanıt vermekten geçiyor. Kapitalizm sürdükçe hiçbir enerjinin temiz ve sürdürülebilir olması mümkün değildir" diye konuştu. 

HALKTAN DEĞİL, SERMAYEDEN YANA 

Çalıştay‘ın ilk oturumda konuşan Elektrik Mühendisleri Odası Başkan Yardımcısı Neriman Usta, devlet eliyle elektrik üretimini özel sektöre devredildiğine dikkat çekerek, "Elektrik kullanıma baktığımızda öncelik halktan yana değil, sermayeden yana. Amaç; kalkınmacı modelin ihtiyacını karşılamak. Bugüne kadar Türkiye tarihinde enerji- elektrik hiçbir zaman insan için olmadı. En yaşamsal şeylerimiz bir meta haline dönüştürülüp bunların üzerinden kar elde etmek amaçlandı" diye konuştu. 

 

Ülkemizde enerji, inşaat, maden gibi alanlarda sermaye birikimi için doğanın ve halkın yok sayıldığını kaydeden Usta, "Artık insanlar yaşam alanlarını korumak için önemli bir direniş gösteriyorlar. Gezi sürecinde gördüğümüz gibi insanlar onur ve yaşamlarına saygı istiyorlar" dedi. Türkiye‘nin enerji üretiminin 61 bin megavata çıktığını belirten Usta, en çok 40 bin megavatlık bir tüketim olmasına rağmen halen, enerji açığından bahsedilmesinin ve elektrik üretimi için yatırımlar yapılmasını ise "Bunun tedarikle alakası var. Avrupa artık kendi topraklarını kirletmek istemiyor. Bunu yerine kirli teknolojileri bize yönlendirerek enerjiyi bizden alma yoluna gidiyor. Bunun altyapısı da hızla yapılıyor" diye açıkladı. 

"YATIRIMLAR DOĞAL KORUMA ALANLARINA YAPILIYOR" 

Sağlık sorunları nedeniyle toplantıya katılamayan HDK Ekoloji Komisyonu üyesi Yusuf Gürsucu‘nun Çalıştay‘a gönderdiği sunum metni okundu. Gürsucu, "Öngörülüp planlanan tüm yatırımlar doğal koruma alanlarımız ile tarım alanlarımızın üzerine inşa edilmek istenmektedir. Bu yolla geleneksel tarımımız hızla yok edilirken, tarım alanlarımızın tekellerin eline aktarılması öngörülmektedir. Ayrıca su, doğadan çalınarak, ulaşılması güç ve pahalı bir ticari meta haline getirilirken sermayenin karşısında sıradan insanların, özellikle işçilerin ve doğanın köle leşfirilmesinin bir adımı olarak ele alınmaktadır" dedi. 

Çalıştay öğleden sonra gerçekleştirilen "Yenilenebilir enerji çözümleri" ve belgesel gösterimi-forum ile devam etti. 

 

YENİLENEBİLİR ENERJİ ÇÖZÜM MÜ? 

 

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi‘nden Doç Dr. Coşkun Bakar, yenilenebilir enerji kaynaklarının olumlu ve olumsuz etkilerini açıkladıktan sonra, bunların sağlık üzerinde yaratabileceği olumsuzluklara değindi. Yenilenebilir enerji tesislerinin belirli noktalarda çözüm sağlayabileceğini fakat enerjiyi tüketirken bilinçli davranılması gerektiğini dile getirdi. Bayar,"Bedelsiz enerji yoktur, bu bedeli toplum olarak biz ödüyoruz, bu nedenle tüketimi azaltmalı ve bilinçli olmalıyız. Yenilenebilir enerji konusunda yapılan araştırmalar artırılmalı ve bu araştırmalar eko-sistem anlayışı içerisinde gerçekleştirilmelidir" dedi. 

Tarım Orkam-Sen Mersin Şubesi Üyesi YK Çevre Yüksek Mühendisi Yılmaz Kilim, yenilenebilir enerjinin iklim değişikliği ve ekolojik kriz gibi sorunlara tek başına çözüm olamayacağını dile getirdi. Yılmaz,"Kapitalist sistemde büyük enerji tekelleri tüketimi körüklemektedir. Bu nedenle de yenilenebilir enerji kaynakları tek başına enerji tüketiminde bir çözüm olamayacaktır. Tüketim arttıkça yenilenebilir kaynaklara olan ihtiyaç da sürekli olarak artış gösterecektir. Sorunların çözümü için temel olarak toplumsal yapıda bilinç sağlanmalıdır." değerlendirmesinde bulundu. 

Çalıştay‘a dinleyici olarak katılan Karaburun‘un Yayla köyünde yaşayan Mustafa Şenbahar söz alarak, köyünde bulunan Rüzgâr Elektrik Santrallilerinin yarattığı gürültü yüzünden gerginlik, baş ağrısı gibi hayatlarını olumsuz etkileyen sorunlar yaşadıklarını dile getirdi. Bunun üzerine Çalıştay‘ın bu oturumunda başkanlık görevini üstlenen Elektrik Mühendisleri Odası üyesi Salih Ertan konu ile ilgili olarak görüşlerini "Yenilenebilir enerji kaynakları bir tercih olmanın ötesinde bir gerekliliktir. Ancak ne yazık ki ülkemizde bu kaynakların kullanımı ile ilgili gerekli enerji politikaları mevcut değildir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının yanlış planlamalar sonucunda yapılandırılması bu gibi sorunlara yol açmaktadır." şeklinde ifâde etti. 

Yenilenebilir enerji konusunun ayrıntılı şekilde masaya yatırıldığı çalıştayda enerji planlaması konusunda eksikliklerin olduğu, bu enerji kaynaklarının halkın değil sermayenin çıkarları doğrultusunda kullanıldığına dair vurgu yapıldı. 

 

(Ege‘de Bugün; 30.09.2013)