Sinop‘a yapılacak nükleer santral konusundaki belirsizlikler Elektrik Mühendisleri Odası‘nı (EMO) isyan ettirdi. EMO Genel Başkanı Cengiz Göltaş, "İhale yok, fizibilite yok, teknik çalışma yok" derken, "salı pazarına tezgâh kurar gibi" bir yol izlendiğini söyledi. Göltaş‘ın Sinop‘a kurulacak nükleer santralla ilgili değerlendirmeleri şöyle:
Tezgâh kurar gibi: Bir ülkenin nükleer santralda hangi teknolojiyi seçeceği konusunda karar vermesi lazım. Mersin‘de Rusya ile bir süreç işletiyorsunuz. Sinop‘ta Japon-Fransa ortaklığı ile. Bu teknik olarak problemli. Rus teknolojisi ile Japon teknolojisi arasında inanılmaz farklar var. "Teknoloji tekliğinin" olması lazım. Kadıköy‘deki salı pazarına tezgâh kurar gibi, falan yerde Rus teknolojisi ile filan yerde Japonya ile başka yerde Güney Kore ile olsun gibi bir yaklaşım, günübirlik devletler arası ilişkilerine göre ele aldıklarını gösteriyor. Çok yanlış. Bu durum, Başbakan‘ın tüp gazla nükleer santralı karıştırmasının bir başka trajikomik örneği.
Dünya terk ediyor: Fransa, Japonya, Almanya gibi nükleer endüstriye çok fazla bel bağlamış ülkelerde bile yenilenebilir enerji öne çıkarılırken, bu nasıl bir kuralsızlık.
İhale yok: Trajikomik yanı ihale yok, herhangi bir fizibilite yok, Japonya Sinop‘u nereden biliyor? Coğrafi yapısı, topoğrafik özellikleri nedir? Sinop‘ta nükleer santral kurulmasının olanakları var mı? Depremsellik var mı? Hiçbir şey yok ortada. TOKİ‘nin konut yapması gibi düşünülüyor. Bilimle-teknikle mesaisi olmayan, tam bir iş bitirme mantığı.
Davalar duvarlara çarpıyor: Meslek odalarının açtığı davalar duvarlara çarpıyor. TMMOB Rusya ile ilgili ikili anlaşmayı iptal ettirdi. Bu kez devletler arası anlaşmalar yoluna gittiler. Öyle ki adam Mersin‘de kurulacak santralda 15 yıl elektrik alım garantisini veriyor şirkete... Bir otomabil fabrikası kuruyorsun, 15 yıl senin otomobilini alacağım diyor. Böyle bir hayat var mı yani?
Babasının çiftliği mi: Sürecin bu şekilde işletilmesine karşı hem hukuki, hem idari, elimizdeki bütün imkânları kullanacağız. Babasının çiftliği gibi canımın istediği yere istediğim şeyi kurarım diye bir şey yok.
Japonya askıya aldı: Japonya Fukuşima kazasından sonra kendi halkından özür diledi. Japonya hükümeti nükleer yatırımları bir bir askıya aldı. Nükleer karşıtı tepkiler var. Bunlar artık bizim gibi ülkelere pazarlanıyor, demokrasi olmayan ülkelere pazarlanıyor. Böyle bir konuma geldik.
Şirket gidecek, insanlar kalacak: Nükleer, insan sağlığı için ciddi tehlikeler içeriyor. Şirket santralı yapacak, kârını vs. alıp çekip gidecek. İnsanlar kalacak.
(Cumhuriyet; 04.05.2013)