TMMOB 14. Enerji Sempozyumu, 7 Aralık 2023 tarihinde Ankara`da Makina Mühendisleri Odası (MMO) Kültür Merkezi`nde törenle başladı. Açılışta ilk sözü alan Sempozyum Yürütme Kurulu Başkanı Nedim Bülent Damar, günümüzde enerjinin hizmete sunulmasında yaşanan bir aksaklığın, insan yaşamında çok önemli aksamalara neden olabildiğini ve yaşam koşullarının etkilendiğine işaret etti. 100 yıl önce Cumhuriyetin kuruluşunu gerçekleştiren Atatürk ve arkadaşlarına şükran ve saygılarını sunan Damar, "Cumhuriyeti ve kazanımlarını korumak ve kollamayı öncelikli görevimiz olarak gördüğümüzü bir kez daha belirtmek isterim" dedi.
Damar, Enerji Sempozyumu ile Türkiye Cumhuriyeti`nin kuruluşunun 100. yılını, ülkemizde 100 yıl içinde enerji konusundaki gelişmeleri yurttaş yararını esas alan bir bakış açısı ile değerlendireceklerini belirtti. Bugün dünyanın çeşitli yerlerinde, enerji konusunda alınan kararların Türkiye`de yaşayan insanları da yakından ilgilendirdiğinini kaydeden Damar, dünyanın bir yanında enerji savaşları devam ederken, diğer yanında çevreye duyarlı ve ucuz enerji için bilimsel-teknik çalışmalar yapıldığını ifade etti. Enerji konusundaki tüm yapılanların sonuçta enerji kullanımı için insanların enerjiye ödeyeceği toplumsal bedeli belirlediğini vurgulayan Damar, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ancak tüm bu işlemler enerjiye ihtiyaç duyan, onu kullanan, bedelini ödeyen insanlara hiç sorulmadan yapılmaktadır. Bu sempozyum ile bir amacımız da yurttaşları haberdar olmadıkları kararların nasıl ve neden alındığı ile ilgili bilgiler verebilmek ve enerji konusunda aydınlatmak, katkı ve önerilerimiz ile takdir ve eleştirilerimizi topluma sunmaktır."
Sempozyum konuları ile ilgili bilgi aktaran Damar, ülkemizdeki enerji ile ilgili etkinliklerin büyük çoğunluğunun enerjiyi bir ticaret metası olarak kabul eden anlayış çerçevesinde yapıldığına işaret etti. Zorunlu alıcı durumundaki enerji kullanan insanların bu etkinliklerin öznesi olmadığını belirten Damar, "O toplantılarda özne kömürdür, rüzgardır, paradır veya benzeri bir enerji katmanıdır. bu sempozyum boyunca enerjinin bir ticari meta değil de, insana hizmet öznesi olduğu bir pencereden irdeleneceğini ve bu açıdan ülkemizdeki belki de tek organizasyon olduğunu söylemekten gurur duymaktayım" diye konuştu.
Damar, etkinlikte emeği geçen sempozyum düzenleme ve yürütme kuruluna ve EMO çalışanlarına teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.
"Enerji Temel İnsan Hakkı"
EMO 48. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Ulutaş, TMMOB Enerji Sempozyumlarının, temel bir insan hakkı olan enerjinin üretimi, iletimi ve tüketiminin siyasi ve ticari çıkarlardan uzak, kamu yararı doğrultusunda gerçekleştirilmesi; enerji kaynaklarının verimli şekilde kullanılması ve böylece halka ucuz, kesintisiz ve kaliteli enerjinin sağlanmasını savunduğuna dikkat çekti.
Dünyada büyük bir kaos ve belirsizlik ortamı olduğuna işaret eden Ulutaş, bir tarafta savaşların, diğer tarafta insan ve hayvan popülasyonu arasındaki doğal dengeyi bozan politikalar nedeniyle salgın hastalıkların yaşandığını kaydetti. İklim değişikliğinin olumsuz etkileri, dünyanın pek çok coğrafyasındaki düzensiz göçler, Avrupa ve ABD`nin göç eden insanlara zulmü; Rusya-Ukrayna Savaşı ve son olarak İsrail`in filistin halkına yönelik katliama dönüşen saldırısını anımsatan Ulutaş, dünya çapında buhran yaşandığını kaydetti.
Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle insanlığın ortak değeri olan Dostoyevski, Puşkin gibi Rus yazarların, Çaykovski gibi bestecilerin Avrupa`da fakülte programlarından çıkarıldığını anlatan Ulutaş, Martinik`te doğmuş yazar ve politikacı Aimé Césaire`nin şu sözlerini anımsattı: "20. Yüzyılın o ayrıcalıklı, hümanist, Hıristiyan burjuvası içinde Hitler taşımaktadır. Hitler`de affedemediği şey o vakte kadar yalnızca Cezayir`in Araplarına, Hindistan`ın kulilerine, Afrika`nın zencilerine reva görülen sömürgeci muamelenin bu sefer Avrupa`ya reva görülmesidir."
"Dünya Çatışmaya Sürükleniyor"
Günümüzde Hitler`in meşrulaştırılmaya çalışıldığını, dünyanın daha büyük bir çatışmaya sürüklendiğini, parlamentoların işlevsizleştirildiğini ve toplumsal muhalefetin susturulmak istendiğini belirten Ulutaş, bunun karşısında demokratik güçlerin kendi hazırlıklarını yapmaları gerektiğini vurguladı. Ülkelerin kırılganlık ölçüsünü ekonomik ve siyasi bağımsızlıklarının belirlediğini ifade eden Ulutaş, bu kapsamda enerji politikalarının da çok temel işlev gördüğünü, özelleştirme ve piyasalaştırma programlarının da kırılganlığa yol açtığını söyledi. Ulutaş, "Özelleştirme halkı kırdığı gibi, ülkemizi de kırılgan hale getirmektedir. Siyasi bağımsızlığımızı elde etmenin yolu, ekonomik bağımsızlıktan geçmektedir" dedi.
100 yıl önce, emperyalizme karşı verilen savaştan yeni çıkmış, yokluk içindeki ülkede enerji alanında büyük gelişmeler sağlandığını anlatan Ulutaş, 1980 darbesinin ardından ise özelleştirme ve piyasalaştırma döneminin başladığını, dışa bağımlılığı artıran bu sürecin bırakın çözüm sağlamayı sorunu daha da karmaşık hale getirdiğini kaydetti. Maliyetlerin azalacağı, daha verimli işletme olacağı, kayıp-kaçağın düşürüleceği iddialarıyla özelleştirme yapıldığını anımsatan Ulutaş, ancak gelinen noktada hiç de öyle olmadığını söyledi. Hizmet bedellerinin aşırı zamlandığını, enerji şirketlerine sıfır risk, maksimum kârlılık için "Kapasite Mekanizması", "Son Kaynak Tedarik Tarifesi" vb. adları altında yeni olanaklar yaratıldığını belirten Ulutaş, şunları söyledi:
"Bu öylesine bir akıl tutulmasıdır ki, kurulu gücümüz, mevcut ihtiyacın çok üzerinde olmasına rağmen özellikle son yıllarda yaygın kesintiler olmaktadır. Geçen yıl Isparta`da kar yağışı nedeniyle 50 saate varan bir süre boyunca elektrik verilememiş, dondurucu soğukta yurttaşlar çaresiz bırakılmıştır. Yaz mevsiminde ise yoğun klima kullanımına bağlı olarak başta giderek daha fazla kesinti yapılır olmuştur. 2015 yılında 7 saat boyunca Van dışında tüm ülkeyi enerjisiz bırakan elektrik sistemindeki çökme de hala akıllardadır. 6 şubat depremindeki durum ortadadır."
"TEİAŞ Özelleştirilemez"
Sorunun kaynak yetersizliği değil, yönetimsizlikten kaynaklandığını vurgulayan Ulutaş, şöyle konuştu:
"Bu kesintiler, elektrik sisteminin kamusal yapısının parçalanarak bütünlüğünün bozulması ve üretim kapasitesinin büyük ölçüde özelleştirilmiş olmasının yanı sıra siyasi baskılara karşı savunmasız hale getirilmiş liyakatsiz yönetimin zafiyetinden kaynaklanmaktadır. İktidarın özelleştirme kapsamına aldığı, üretim ve tüketimin dengelenmesinde temel bir işlev gören TEİAŞ`ın da kamunun elinden çıkarılması halinde elektrik sisteminde yeni çökmelerin yaşanılması kaçınılmazdır EÜAŞ santrallarının özelleştirilmesi programı da kamu elinde artık yüzde 16-17 oranına düşen kamu santrallarından feragat edilmesi ile enerji alanını tamamıyla özel sektörün kar hırsına teslim edilmesi anlamına gelmektedir."
Özelleştirmeler ve serbest piyasanın; ucuz, kaliteli ve sürekli elektrik değil, tersine pahalı, kalitesiz ve büyük kesintilere yol açan karanlığı Türkiye`ye getirdiğini ifade eden Ulutaş, "Bunun böyle olacağını biliyorduk, söyledik, söylemeye devam edeceğiz. Doğal tekel olan sistemin sanal aktörlere bölünerek parçalanması alanı yönetilemez kıldı. Şimdi bu sanal yapıyı can suyu vererek yaşatmaya çalışıyorlar. İçinde bulunduğumuz şartlarda enerjinin, kâr odaklı ticari bir faaliyet alanı olmaktan çıkartılarak, yeniden kamu hizmeti olarak yapılandırılması, yurttaşların olduğu kadar sanayiciler başta olmak üzere tüm üretici kesimlerin de yararına olacaktır" görüşünü dile getirdi.
"Algı Operasyonu"
Fosil yakıtlardan yenilenebilir enerji kaynaklarına geçilmesine yönelik gündemde, yanlış bir algı operasyonu yürütüldüğünü, radyasyon ve nükleer atıkların yarattığı kirlilik görmezden gelinerek "temiz enerji" adı altında nükleer enerji propagandası yapıldığını kaydeden Ulutaş, şunları söyledi:
"Elektrik Mühendisleri Odası`nın, gündeme geldiği ilk andan itibaren karşı çıktığı nükleer enerji santrallarının temiz, güvenli ve ekonomik olmadığının altını bir kez daha çizmek istiyorum. Hatırlanacağı üzere, Akkuyu`da inşaatı devam eden nükleer enerji santralının ilk reaktörünün içinde bulunduğumuz yılda hizmete alınması planlanmıştı. Temelinde çatlaklar oluşan, zeminden su sızdığına ilişkin görüntüler paylaşılan, Rus şirket Rosatam`ın keyfince sözleşme iptali yaparak Türk şirket ortağını değiştirebildiği santralın şimdi de gelecek yıl açılacağına dair açıklamalar yapılıyor. Şirketin yaptığı açıklamada da gördüğümüz gibi Akkuyu Nükleer Güç Santralı Türkiye Cumhuriyeti`ne değil Rusya Federasyonu`na aittir ve dünya üzerinde başka bir devletin topraklarında Rusya Federasyonu`na ait ilk ve tek nükleer santral olacaktır. Türkiye nükleer enerjide bağımsız olmayacak, tam tersine doğalgaz ve diğer fosil yakıtlarda bağımlı olduğu Rusya`ya daha da bağlanacaktır. Akkuyu ve halen masada tutulan Sinop ve İğneada nükleer santral projelerinden derhal vazgeçilmelidir."
Enerjinin bir kamu hizmeti olduğu, kamu idaresinin de şirketlerin değil, kamunun yararını gözetmesi gerektiğini anlatan Ulutaş, enerji sektörünün içinde bulunduğu durum itibarıyla önümüzdeki yılın da umut vaat etmediğini söyledi. "Yeni yılın ilk gününü elektrik fiyatlarına yapılacak zamla karşılayacağımızı söylemek kehanet olmaz" diyen Ulutaş, enerji pahalılığından tek çıkış yolunun, bu alanın kar hırsından uzak bir şekilde merkezi bir plan ve kamusal bir anlayışla yeniden yapılandırılması olduğunu vurguladı. Ulutaş, sempozyumun hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür eder konuşmasını tamamladı.
"Türkiye Çoklu Kriz İçinde Can Çekişiyor"
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, Cumhuriyetin ülkemizin bağımsızlığını kazanması, laik bir yaşamın kurulması, çağdaşlaşma ve demokrasinin yerleşmesi açısından en en önemli kazanımlardan biri olduğunu vurguladı. Bugünün Türkiyesi`nin enerjiden çevreye, eğitimden sağlığa, ekonomiden hukuka hemen her alanın çürüdüğü, çoklu bir kriz içinde can çekiştiğini vurgulayan Koramaz, "Yıllardır izlenen ve özellikle son 20 yıldır pervasızca uygulanan kamu kaynaklarının talanı üzerine kurulu üretimden yatırımdan kopuk politikalar sonucu ülke tarihinin en büyük, en sarsıcı ekonomik krizlerinden birini yaşıyoruz" dedi.
İşsizlik ve yoksulluğun temel sorun haline geldiğini belirten Koramaz, "Gün geçmiyor ki, bir gencimizin intiharına şahit olmayalım. Bu durumun tek sorumlusu olan siyasi iktidar ise yaşanan sorunlara çözüm bulmak yerine hazırladığı yeni Bütçe Kanunu ile emeği ile geçinenler için daha fazla yoksulluk, daha fazla borç yükü çıkarma peşinde" diye konuştu. Seçim yatırımı olarak kaşıkla verilenin, kepçeyle geri alınmaya çalışıldığını, yükselen toplumsal tepkinin de baskı ve zor yoluyla kontrol altında tutulmak istendiğini kaydeden Koramaz, halkın sağlıklı yaşam hakkına sahip çıkan TTB yöneticilerinin görevden alınmasını eleştirdi.
Mart ayında yerel seçimlerin yapılacağına işaret eden Koramaz, TMMOB`nin seçim bildirgesi hazırlayacağını belirterek, tüm demokratik güçlere "Gün sorumluluk alma günüdür. Bu baskıcı, bağnaz, gerici rejimi geriletmek için verilen mücadeleyi büyütme günüdür" diye seslendi. Gezi Davası tutukluları ŞPO İstanbul Şubesi eski Başkanı Tayfun Kahraman ve Mimarlar Odası Hukuk Müşaviri Can Atalay`ın ağır cezalara mahkum edildiğini anımsatan Koramaz, bu kararın TMMOB`yi susturmaya yönelik olduğunu ancak mücadeleye kararlılıkla devam edeceklerini vurguladı.
Ortadoğu`da enerji kaynakları üzerinden yıllardır sürdürülen savaşlara, İsrail`in Filistin halkına yönelik soykırımına dikkat çeken Koramaz, "İsrail`e parmak sallamanın yeterli olmadığını, tüm anlaşmaların iptal edilmesi gerektiğini" kaydetti.
"Yolsuzluk ve Kamu Zararı"
CHP Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, KİT Komisyonu kapsamında yaptıkları çalışmaları anlatarak, Sayıştay raporları üzerinden tespit ettikleri ve suç duyurusunda bulundukları yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararının toplam maliyetinin 1 trilyon lirayı geçtiğini bildirdi. TEİAŞ`ın özelleştirme kapsamına alınmasını eleştiren Yavuzyılmaz, elektrik iletim, dağıtım ve perakende satışta neredeyse aynı şirketler üzerinden oluşturulan tekel ile devasa vurgunlara imza atıldığını iddia etti. Kapasite kullanım mekanizmasına dikkat çeken Yavuzyılmaz, "Yani siz hem özelleştireceksiniz, ondan sonra da atıl hale gelirse para vereceksiniz. İnanılmaz dehşet verici uygulamalar" diye konuştu.
Akkuyu Nükleer Santralı için verilen alım garantisi ile Rus Şirketin elde edeceği geliri hesaplayan Yavuzyılmaz, "Santral ve bulunduğu alan Rusya`ya ait. Rusya`ya TC sınırları içinde toprak verilmiştir. Hem toprak verildi, hem yüzde 100`ü Rusya`ya ait olan bir santral kurulmuş oldu" dedi.
KTMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Kutalmış da, enerji konusunda bütünlüklü bir çözüm üretilmesi, verimli, sürdürülebilir, çevre dostu teknolojilere geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Cumhuriyet Dönemi Enerji Politikaları
TMMOB 14. Enerji Sempozyumu`nun ilk günü 7 Aralık`ta açılış ve tema konuşmasının ardından "Cumhuriyet Döneminde Enerji Politikaları" başlıklı 2. oturum Makina Mühendisleri Odası (MMO) Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Yener yöneticiliğinde gerçekleştirildi. Oturumda, Prof. Dr. Volkan Ediger "1923-1960 Dönemi: Cumhuriyetin Kuruluş ve İlk Yılları", EMO adına Teoman Alptürk ve Ali Yiğit de "1960-2023 Dönemi: Planlı Dönem, Türkiye Elektrik Kurumu, Özelleştirme Süreci, Piyasalaşma Dönemi" başlıklı sunumlarını yaptılar.
"Enerjide Mevcut Durum Analizi" başlıklı 3. oturumu TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Ekrem Poyraz yönetti. Oturumunda Petrol Mühendisleri Odası`ndan (PMO) Necdet Pamir "Petrol ve Doğalgaz", EMO 48. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Ulutaş "Elektrik Enerjisi", Maden Mühendisleri Odası`ndan Dr. Nejat Tamzok "Kömür ve Türevleri" ve MMO`dan Şayende Yılmaz "Yenilenebilir Kaynaklar" başlıklı konuşmalarını gerçekleştirdiler.
Sempozyumun ilk günü "Enerji Alanında Doğa Kaynaklı Afetler" başlıklı 4. oturum ile sona erdi. TMMOB Enerji Çalışma Grubu Üyesi Ahmet Göksoy`ın başkanlığında oturumda, SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi`nden Hasan Aksoy "Doğa Kaynaklı Afetlere Hazırlıklı Olmak İçin Elektrik Alanında Yapılması Gerekenler" ve MMO`dan Abdullah Anar "Doğa Kaynaklı Afetlere Hazırlıklı Olmak İçin Doğalgaz Alanında Yapılması Gerekenler" başlıklı sunumlarını yaptılar.
"İklim Değişikliği" ve "Enerjiye Erişim"
TMMOB 14. Enerji Sempozyumu II. gün çalışmaları, 8 Aralık 2023 Cuma günü "Enerji-İklim Değişikliği Etkileşimi" konulu oturum ile başladı. Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Başkanı Ahmet Dursun Kahraman`ın yönettiği oturumda, TMMOB Avukatı Ekin Öztürk "İklim Değişikliği Mevzuatı Açmazları"; CAN`dan Özlem Katısöz "Enerji Kaynakları Kullanımı ve İklim Değişikliğine Etkileri"; Elif Cansu İlhan "Türkiye Karbon Net Sıfır Hedefi" ve Prof. Dr. Doğanay Tolunay "İklim Değişikliğinin Tarım, Gıda ve Suya Etkileri"ni anlattılar.
"Enerjiye Erişim" konulu 2. oturum Sempozyum YK Başkanı Nedim Bülent Damar yöneticiliğinde yapıldı. Oturumda EMO`dan Muhsin Dugan "Elektrik Sektörü Yeniden Yapılandırılması Nasıl Olmalıdır?"; EMO`dan Kemal Ulusaler "Enerjide Özelleştirme ve Piyasalaşmanın Topluma Etkileri"; Prof. Dr. Seyhan Erdoğdu "Enerjide Kamu Yararı ve Enerji Yoksulluğu"; EMO`dan Salim Arslanalp da "Fosil Yakıt Kullanımının Azaltımı ile Kazanılacak Toplumsal Yararlar" konusunda konuşmalarını gerçekleştirdiler.
MMO Enerji Komisyonu Başkanı Oğuz Türkyılmaz yönetimindeki 3. oturumda "Nükleer Güç Santralları" ele alındı. Oturumda EMO`dan Bülent Damar "Akkuyu Nükleer Güç Santralı ve Türkiye`ye Etkisi"; EMO`dan Uğur Tulay "Dünyada Nükleer Santrallar"; Gazeteci Özgür Gürbüz "Modüler Nükleer Santrallar Çözüm mü?" ve Prof. Dr. Nihal Arzu Mirici "Nükleer Santralların Çevre ve Sağlık Etkisi" konularında konuşma yaptılar.
Sempozyumun 2. günü çalışmaları "Yeni Enerji Teknolojileri" konulu 4. oturum ile tamamlandı. Kimya Mühendisleri Odası`ndan (KMO) Zuhal Yazıcı`nın yönettiği oturumda Ziraat Mühendisleri Odası`ndan (ZMO) Baki Remzi Suiçmez "Yenilenebilir Enerji Kaynakları Santrallarının Uygulama Sorunları"; KMO`dan Nilgün Ercan "Enerjide Karbonsuzlaştırma Süreci ve Kritik Konular" ve EMO`dan Alper Çetin "Şebekeye Bağlı Enerji Depolama Sistemleri: Türkiye Uygulamaları ve Yenilikçi Teknolojileri" ile ilgili konuşma yaptılar.
"Yurttaştan Yana Dönüşüm"
TMMOB 14. Enerji Sempozyumu, III. gün çalışmaları 9 Aralık Cumartesi günü EMO 47. Dönem YK Başkanı Bülent Pala yönetimindeki "Enerji Alanında Yurttaştan Yana Dönüşüm" konulu oturum ile başladı. Oturumda Sefia`dan Bengisu Özenç "Kömür Yakıtlı Santralların Kapatılmasında Adil Çözüm Olanakları"; Metalurji Mühendisleri Odası`ndan Cemalettin Küçük "Yenilenebilir Enerji Kaynakları Uygulamalarının Toplumsal Etkileri" ve ZMO`dan Ahmet Çolak "Enerjide Fosil Yakıt Kullanımının Tarıma Etkisi" ile ilgili konuşma yaptılar.
Sempozyumun "Enerji Sektörünün Amacı Toplumsal Yarar Olmalıdır" başlığı altında yapılan 2. oturumu ZMO Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez`in yönetiminde düzenlendi. Oturumda, MMO`dan Oğuz Türkyılmaz "TMMOB Enerji Sempozyumu Bildirisi" sunumu gerçekleştirdi.
TMMOB 14. Enerji Sempozyumu Oğuz Türkyılmaz`ın yöneticiliğinde düzenlenen Forum ile sona erdi. Forum`da enerji yatırımları, bağlantılı sorunlar ve çevrenin korunmasına yönelik yerel yönetim, sendika, dernek, platform ve oda temsilcileri konuşma yaptı. Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı N. Bülent Damar tarafından açılan Forumda, enerji sektörünün yarattığı çevresel ve toplumsal sorunlar ile çözüm önerileri paylaşıldı.