Tüm Haberlere Dön
ENERJİDE `YERLİ MALINA` DÖNÜŞ (FORTUNE TÜRKİYE)
Basından Genel Merkez

ENERJİDE `YERLİ MALINA` DÖNÜŞ (FORTUNE TÜRKİYE)

HÜKÜMETİN KÖMÜRDEN ELEKTRİK ÜRETİMİNE AĞIRLIK VERME KARARI, ENERJİDE AKTÖRLERİ DE DEĞİŞTİRECEK.

Enerjide dişa bağimliliğin sürdürülemez boyuta gelmesi, hükümeti "nostaljik politikalara" zorluyor. Kömürden elektrik üretimine ağırlık verme kararıyla birlikte, termik santrallerden elektrik üretiminde teşvik uygulanacak. Bu durumun, önümüzdeki dönemde enerjide aktörleri de değiştirmesi bekleniyor.

Elektrik üretiminde ithal kaynak oranı 1990 yılında yüzde 24,6 iken bu oran 1995 yılında yüzde 25,9, 2000 yılında yüzde 45, 2005 yılında yüzde 55,1 ve 2011 yılında yüzde 55,7 olarak gerçekleşti. İthal kaynak içinde belirleyici orana sahip olan yakıt doğalgaz ancak, son yıllarda ithal kömürün payı da yüzde 10‘lara yükseldi.

Bu tablonun tersine çevrilmesine yönelik uygulama hazırlığı, Enerji ve Tabu Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız tarafından şöyle anlatılıyor: "Dünyanın komple enerji temininde kömürün dağılımı yüzde 30lar civarında. Bu bir yılda yaklaşık 7,5 milyar tonluk bir tüketim gerektiriyor. Bunun da yarısı Çin tarafından yapılıyor. Bize "kömür kirli‘ demeden önce dünyaya bakmak lazım. 50 milyar ton kömür tüketilirken, bizim toplam rezervimiz 14-15 milyar tonlara ulaşmamışken, bizim kömürden enerji üretmiyor olmamız milli politikalarımızla bağdaşmaz."

Yeni "milli politikanın" uygulanabilir olması ise teşvikle sağlanacak. Hükümet, özel sektöre termik santral kurmak şartıyla 30 yıl boyunca kömür sağlamaya ve buna karşılık üretilen elektrikten pay almaya hazırlanıyor. Amaç, yüzde 22 olan kömürün elektrik üretimindeki payını yüzde 30lara çıkarmak.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Başkanı Cengiz Göltaş ise hükümetin yerli ve yenilenebilir enerji üretimi hedefini onaylarken, "değerlendirme" konusunda eleştiride bulunuyor. "Türkiye‘nin en büyük kömür havzası Afşin Elbistan‘daki linyit rezervleri yıllardır değerlendirmeyi bekliyor" diyen Göltaş, linyit üretiminden yeteri kadar yararlanılmamasma dikkat çekiyor.

Enerji Bakanlığı verilerine göre linyit rezervleri yaklaşık 12-13 milyar ton civarında. 2011 yılı sonu verilerine göre linyit kömürü kaynaklı elektrik üretim tesislerinin kurulu gücünün (8 bin 140 MW) toplam (52 bin 911 MW) içindeki payı yüzde 15,4 oranında. Üretim açısından bakıldığında bu oran yüzde 16,9. Yani mevcut kurulu gücün üzerinde bir potansiyel söz konusu. Yeni ve gelişmiş teknolojiler kullanılarak, çevreyle barışık ve toplumun duyarlılığına yanıt veren projeler geliştirilerek bu potansiyelin elektrik üretiminde kullanılması halinde yılda yaklaşık 80 bin GWh ilave elektrik enerjisi elde edilebileceğini söyleyen Göltaş‘ın bir eleştirisi de özel sektör ve teşvikler konusunda Şirketlerin "ithal kömür, doğalgaz ya da lisans tüccarlığıyla cazip hale gelen hidroelektrik talanı içinde yer alırken, yerli kömürlerin işletilebilmesi için gerekli olan araştırma, çevre yatırımı ve yüksek maliyet tutarlarını göze almak istemediklerini" belirten Göltaş, doğru olanın bu yatırımların şirketler eliyle değil, kamu tarafından yapılması olduğunu savunuyor. Göltaş‘ın görüşleri şöyle:

"Elektrik kullanımında hastaneler, okullar, tarımsal ve içme suyu gibi alanlarda dahi görece düşük fiyat yoluyla yapılan sübvansiyonlar ‘serbest piyasa‘ mantığı dayatmasıyla kaldırılırken, elektrik üreten şirketlere teşvik sisteminin hakkaniyetle ilgisi yoktur. Kaldı ki tüm dünyada yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik teşvik uygulanırken, ülkemizde kömüre yönelik teşvik sistemi getirilmesini de anlamak mümkün değil."

(Fortune Türkiye; 01.03.2013)