EPDK Başkanı Hasan Köktaş, elektrikte 16 bin MW‘lik özelleştirme sürecine girerken önemli bir noktaya dikkat çekti. Bu süreç için önemli bir finansman ihtiyacı olduğunu vurgulayan Köktaş, "Hazır tesislere hem finansörler, hem yatırımcıların eğiliminin, sıfırdan yatırımların azalması veya bir miktar gecikmesine yol açacağı endişem var" dedi.
ENERJİ Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş, enerji sektörüne yönelik bugüne kadar gündeme gelmemiş bir riske dikkat çekti. Türkiye‘nin her yıl ilave 3-4 bin MW kurulu güce ihtiyacı olduğunu, bunun da 5-6 milyar dolar para anlamına geldiğini vurgulayan Köktaş, yakında başlayacak elektrik üretim özelleştirmelerine yönelecek finansmanın, sıfırdan (greenfield) yatırımların önünde bir risk olarak ortaya çıkabileceğini söyledi.
TEK KURUŞ İLAVE GÜÇ YOK
Yılsonu yaklaşırken, enerjiyle ilgili genel bir değerlendirme yapan Köktaş, önümüzdeki döneme ilişkin ipuçları da verdi. Köktaş, şöyle konuştu: "Bir taraftan her yıl yaklaşık 5 milyar dolarlık yatırım yapmak zorundayken, aynı zamanda özelleştirmelerin getireceği bir finansman ihtiyacı ortaya çıkacak. ÖİB‘nin elinde 100 küsür parçadan oluşan 16 bin MW‘lık portföy var. 16 bin MW bir kurulu gücün satın alma değerine baktığınızda, o kadar büyüklükteki bir para, bankalardan borç olarak alınacak. Artı, işadamı özkaynak olarak koyacak. Toplamı kadar parayı koyacaksınız, ancak tek kuruşluk ilave kurulu güç olmamış olacak."
YATIRIMLAR GECİKİR Mİ
Özelleştirme sürecinde çok büyük bir paranın bankalardan çıkmış olacağına işaret eden Köktaş, şöyle devam etti: "Hem patronların özkaynağı, hem bankaların kredi ve finansmanı özelleştirme portföyüne doğru akış sağlayacak. Dünya kadar para sadece mevcut kurulu gücün el değiştirmesine akacak. Kapasite ve verimlilik artışları ile bunların getirdiği bir miktar ilave güç olacak. Hazır tesislere hem finansörlerin, hem yatırımcıların eğiliminin, sıfırdan yatırımları azaltmaya veya bir miktar gecikmesine yol açabileceği endişem var."
SARFI NAZAR OLMASIN
Bu endişesini paylaşırken, Türkiye‘de hem dağıtım, hem üretim özelleştirmelerinin bir an önce bitmek zorunda olduğunu da vurgulayan Köktaş, bu konudaki değerlendirmesini şöyle tamamladı: "Özelleştirmeleri tartışıyor değiliz. Burada yatırımcının özellikle yerli kaynaklara olan ilgisini azaltmamamız, canlı tutmamız lazım. Yatırımcının hali hazırda çalışmakta olan kurumlara şüphesiz ilgisi olacak ama aynı zamanda greenfield yatırımlardan sarfı nazar etmemesi lazım. Yönetilmesi gereken önemli bir sorun. Bankalarla da görüşüyoruz bu konuda."
Milli Savunma Bakanlığı ile oturduk anlatıyoruz
MİLLİ Savunma Bakanlığı‘nın, EPDK‘nın kayıp-kaçağın elektrik faturalarında ayrı bir bölümde gösterilmesini öngören kararının iptali istemiyle açtığı davaya yönelik Köktaş, şöyle konuştu: "Savunma Bakanlığı‘mız muhtemeldir ki konuya ilişkin bizden ve ilgili kurumlardan teknik ayrıntılı bir analiz ve bilgi almadan bu davayı açmış. Sayın Bakanımız, ‘Biz kendi aramızda anlaşırız‘ demişti. Zaten şu anda Bakanlıkla oturduk. Savunma Bakanlığı konuya ilişkin hukuk müşavirini bize gönderdi. Bir bilgi paylaşımı içine girdik. Umarım ki
bu anlattıklarımız tatmin edici olacaktır."
Siyah Kalem‘e ek süre verdik
IRAK‘tan gaz ithal etmek üzere başvuran Siyah Kalem şirketiyle ilgili Köktaş, "Ek süre talepleri vardı, ek süreyi verdik. Bu lisansın uygun bulmasını verdik, gerekleri yerine geldiğinde de lisansını vermiş olacağız" dedi.
Kayıp-kaçakta ‘özel oranı‘ düşük
ELEKTRİK ve doğalgazda serbest tüketici limitlerinin düşürülmesinin Kurulun gündeminde olduğunu belirten Köktaş, bu konuda yeni limitleri yakında belirleyeceklerini söyledi. Köktaş, elektrikte kayıp-kaçak oranlarının aşağı çekilmesiyle ilgili ise "Özel sektörün işletmesindeki 13 şirkette kayıp-kaçak hedefinden sapma oranı yüzde 1‘in altında. Kamu tarafına baktığımızda sekiz şirketten, üç-dört tanesinde problem var. Bu bölgelerin de hızlı şekilde özelleştirilmesiyle, hedeflediğimiz kayıp-kaçak oranının tutturulacağı ortaya çıkıyor"
diye konuştu.
ABD‘den elektrik faturası inceledik
ELEKTRİK faturalarında kayıp-kaçak bedelinin ayrı bir kalem olarak gösterilmesiyle ortaya çıkan tartışmalara ilişkin Köktaş, şunları söyledi: "Türkiye‘de son 20-30 yıldan beri uygulanan bir metodoloji uygulanıyor. Kayıp-kaçaktan ilave bir gelir gelmiyor, eskiden insanlar 10 lira ödüyorsa, şimdi yine 10 lira ödüyor. Ama o 10 liranın nelerden oluştuğunu rahatlıkla görüyor. Uzmanlarımız ABD‘den geldi. On hafta kaldılar, orada elektrik abonesi oldular. Yanlarında elektrik faturalarını getirdiler. Gelişmiş ülkelerde elektrik satışı sırasında verdiğiniz hizmetler toplamını, fatura içinde bir ayrışım ilkesine göre görürsünüz."
İthal kömür başvurusu gazı geçti
KÖKTAŞ, yatırımcının doğalgaz santrallerine yönelik fazla ilgisine dikkat çektiğimizde ise şöyle konuştu: "Doğalgazın tedarik kanallarındaki sıkıntı, doğalgazdan diğer kaynaklara doğru bir yönelimi getiriyor. Son dönemde ithal kömür başvurusu doğalgazı geçti mesela. Yerli kömüre dayalı enerji kaynaklarının arttığını göreceğiz. Yerli kömürün stratejik yatırımlar kapsamına alınmasına ilişkin bir çalışma var. Güneşle ilgili ise 400‘ün üzerinde ölçüm için izin alan yatırımcı var."
(Hürriyet; 13.12.2012)