Türkiye‘nin en önemli kamu iktisadi teşekküllerinden biri olan Elektrik Üretim A.Ş.‘nin en kârlı santralleri önümüzdeki günlerde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından satışa çıkarılacak. Türkiye‘nin en önemli Kamu İktisadi Teşebbüslerinden (KİT) biri olan Elektrik Üretim A.Ş.‘nin (EÜAŞ) en kârlı santralleri önümüzdeki günlerde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından satışa çıkarılacak. Satış listesinde 45 santral bulunuyor. PINAR KAHYA Elektrik Üretim AŞ.‘ye ait, 27 adedi hidrolik, 18 adedi termik olmak üzere, kurulu güçleri toplamı 16.200 MW olan toplam 45 santralin özelleştirilmesine yönelik ön hazırlık çalışmaları sürdürülüyor. 2010 yılında kurulum kapasitesi 140 MW olan 50 adet akarsu santralinin 18‘i grup halinde ihaleye açılmış ve bu işletmeler satılmış, geçtiğimiz yıl ise bu satışlardan 10 grubun devir işlemleri tamamlanmıştı. Kalan sekiz grubun devir süreci ise hâlâ devam ediyor. Kâr eden kamu şirketlerinin özelleştirilerek piyasaya devredilmesi ise tepki toplamaya devam ediyor. Hazine Müsteşarlığımın 19 KİT‘in verilerinin yer aldığı mali durumları inceleyen raporu Türkiye‘de en kârlı KİT yatırımlarının enerji ve maden sektöründe olduğunu gösteriyor. Bu verilere göre, EÜAŞ‘in 2011 yılındaki kârı 1 milyar 552,2 milyon lira, TElAŞ‘ın kârı 311,2 milyon lira, TKİ‘nin kârı 513,8 milyon lira, ETİ Maden İşletmesi‘nin kârı 841,5 milyon lira, TPAO‘nun kârı ise 1 milyar 792,8 milyon lira oldu. Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi (TMMOB-EMO Ankara) ise yaptığı basın açıklamasında ‘"enerjide altın yumurtlayan tavuğun birilerine altın tepside sunulmaya devam ettiğini" söyledi. EMO bu kurumların satışa çıkarılırken "kâr etmiyordu" bahanesine başvurulamayacağını ve özelleştirilmelerinde hiçbir haklılık payı bulunmadığını, dahası bu kurumların uluslararası ve yerli sermayeye devredilmesinin, halka pahalı elektrik, pahalı et ve pahalı hayat olarak yansıdığını belirtti. "Kârsızlık" yalanına inat elektrik üretim ve dağıtımı tesisleri ve işletmelerinin tümünün kamulaştırılması ve verimli ve kamu yararına çalışan işletmeler haline getirilmesi gerekliliği vurgulanırken, iyi çalışmayan mal ve hizmet üretim araçlarının sorumlusunun bu kuruluşların kamu mülkiyetinde olması değil beceriksiz yönetim anlayışının olduğu söylendi. Bugüne kadar yapılan bütün özelleştirmelerin geri alınması ve Özelleştirme idaresi Başkanlığının kapatılması talep edildi.