HER durumdan "iktidar dalkavukluğu çıkartmak" malum gazete yazarlannın günlük ibadeti oldu.
Ver yalanı.
Ver çarpıtmayı.
Ver mağduriyeti.
Ver iktidara alkışı.
Olsun günlük yazı.
Yazılarıyla halkı propaganda kölesi yapmaya teşne olmuş yazarları, Başbakan uçağına bindirip yanında gezdiriyor. Uçakta yan yana dizip birlikte fotoğraf çektiriyor, işte o yazarlardan biri, ismi lazım değil, geçen gün köşesinde bir sevinç, bir coşku, bir alkış sormayın...
Ne olmuş?
Yazar neden mutlu?
Efendim!
Tırsan (korkan) işadamı gidiyor.
Atılgan (cesur) işadamı geliyor.
Yazarımız buna seviniyor.
Halkı da sevinmeye davet ediyor ve "devletin elindeki elektrik dağıtım imtiyazını tirsan işadamlarının elinden alıp atılgan işadamlarına vermeyi" iktidarın basiretli, bilgili, dikkatli yönetimine bağlıyor.
Devletin elindeki "Antalya-Burdur- İsparta Bölgesi elektrik dağıtım imtiyazı" daha önce özelleştirme ihalesine çıkartılmış, Akdeniz Elektrik adlı bir özel sektör şirketi 1 milyar 165 milyon dolar teklif vererek almıştı.
Elektriği halka satacak.
Kayıp kaçağı azaltacak.
Paraları toplayacak.
Devletle imzaladığı sözleşmeye göre topladığı elektrik paralarının içinden kilovat saat başına kendine kaç kuruş verilecekse onu alacak, kalan parayı devlete götürüp teslim edecekti.
Korktu, gözü yemedi.
Teminatını-yaktı, çekildi.
Akdeniz Elektrik tırsan oldu.
Devlet ihaleyi yeniledi. Cengiz-Kolin-Limak adlı 3 ortaklı bir atılgan buldu. 1 milyon 670 bin abonesi bulunan ve yılda 5 milyar kilovat saat elektrik tüketimi olan "Antalya-Burdur Isparta Bölgesi‘ni tırsandan alıp atılgana verdi. 546 milyon dolara! Tırsan (milyon dolarlık teminatını yakıp vazgeçen) şirket, 1 milyar 165 milyon dolar teklif vermişti. Yeni "şirketin" verdiği bunun yarısı bile değil.
Dövünülecek bir durum.
Yazarımız buna seviniyor.
Bir iktidar başarısı.
İktidar basireti.
Yönetim becerisi buluyor!
Halkı narkozla uyut.
Sen elektrikleme yap!
Yandaş şirketi zengin et.
Ama ne basiret!
Ama ne bilgi!
Ama ne bulunmaz beceri!
Alkış yazarının; halkı da sevinmeye davet edebilmesi için şu 4 sorunun cevabını da yazması gerekirdi:
BİR: İhaleyi alan yeni şirkete 1 kilovat saat başına verilen dağıtım payı (2 kuruş- 3 kuruş- 4 kuruş neyse) azaltıldı mı artırıldı mı? Eski ihalede dağıtım payı ne kadardı, yeni ihalede ne oldu?
İKİ: Daha önce dağıtım ihalesine girip bölgelere göre 1 milyar dolardan fazla (Başkent Elektrik), 2 milyar dolardan fazla (Toroslar Elektrik) ve 3 milyar dolara yakın (Boğaziçi Elektrik) teklif vermiş olanlar neden teminatlarını yakıp tırsan işadamı oldular. Bunlara bir takım gizli kapaklı sözler mi verilmişti? Teminatını yakmayıp devam edenlere şimdi yeni avantajlar mı sağlandı?
ÜÇ: Yeni ihaleyi alan şirkete "Kayıp-Kaçak" için ayrıca bir ödeme yapılacak mı? Kayıp-Kaçak hesabında dağıtımı alan şirket lehine bir değişiklik mi yapıldı?
DÖRT: Dağıtım özelleşmesini alan şirketler kayıp kaçak miktarını azaltıp kârlarını bu becerileri ile yükseltecek yerde "vatandaşın elektrik faturasına bir de kayıp kaçak bedeli adı altında kanunsuz ilave ücret" bindirdiler. Adana‘da bir yargıç bunun kanunsuz bir soygun olduğuna karar verdi. Şimdi yeni sözleşmelerde "kayıp-kaçak bedeli" yine vatandaşa mı bindirildi?
4 sorunun cevabı nedir?
Kimse bilmiyor.
Kimse üzerine gitmiyor.
Özelleştirme İdaresi açıklamıyor.
Alkış yazarları merak etmiyor.
İktidar ise özellikle gizliyor.
Hep hukukun yanında yer almış Elektrik Mühendisleri Odası yöneticilerinden rica ediyorum. 4 sorunun cevabını biliyorlardır.
Bana yazsınlar.
Yayınlayacağım.
Çünkü son zamla elektriğin kilovat saati 38.5 kuruşa çıktı, iktidar, devleti kullanarak 7 kuruşa mal ettiği elektriğin üstüne 18 ayrı vergi bindirip halka 38.5 kuruşa satıyor. Halka elektriği satarken, acımasız, katı fakat elektrik dağıtımını devrettiği şirketlere ise kayırmacı ve kollayıcı, kazandınp zengin edici mi davranıyor? Olanı biteni halk bilsin.
(Sözcü; 15.11.2012)