Tüm Haberlere Dön
PROF.DR. TARIK ÖZKER`İ ANMA TOPLANTISI: BİLİMSEL DÜŞÜNCENİN YILMAZ BİR SAVUNUCUSUNUN ARDINDAN... (CUMHURİYET BİLİM VE TEKNOLOJİ)
Basından Genel Merkez

PROF.DR. TARIK ÖZKER`İ ANMA TOPLANTISI: BİLİMSEL DÜŞÜNCENİN YILMAZ BİR SAVUNUCUSUNUN ARDINDAN... (CUMHURİYET BİLİM VE TEKNOLOJİ)

Bundan tam 35 yıl önce aramızdan ayrılan İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Fakültesi`nin unutulmaz hocalarından Prof. Dr. Tarık Özker 3 Kasım`da Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İstanbul Şubesi ve öğrencileri tarafından düzenlenen bir törenle anıldı. Tarık Özker yalnızca büyük bir bilim adamı olarak değil, aynı zamanda bilimsel düşüncenin iflah olmaz bir savunucusu olarak da ayrıcalıklı bir yere sahipti.

Vefatının üzerinden tam 35 yıl geçmiş olmasına karşın bu kadar büyük bir coşku ve özlemle anılan başka bir hoca var mıdır? İşte İTÜ Elektrik Fakültesi‘nin efsane ismi Prof. Dr. Tarık Özker (1918-1977) 3 Kasım‘da İTÜ Gümüşsüyü Binasında A501 Tarık Özker Amfisi‘nin hemen hemen tamamını dolduran öğrecileri ve sevdikleri tarafından böyle anıldı. Tarık Özker‘in bu kadar sevilmesinin ve aradan geçen bunca yıl unutulmamasının nedeni nedir? Bir kere Özker akademik kişiliği ile dönemin Elektrik Fakültesi‘nde pek çok ilke imza atmıştır. Elektrik-elektronik mühendisliğinin iki temel disiplininden biri olan Devreler ve Sistemler Anabilim Dalı‘nın kökeni, 50‘li yıllarda Modern Devre Teorisi disiplinini Türkiye‘ye pek çok Avrupa üniversitesinden önce getirmiş olan Tarık Özker‘in 1963 yılında kurduğu Devreler Teorisi kürsüsüdür. Hoca‘nın ödünsüz yönetimi altında yetişmiş olan öğrencileri yurtdışında, önde gelen çeşitli üniversitelerde de kendilerini kanıtlamış ve konuk öğretim üyesi olarak görev yapmışlardır.

BİLİMSEL DÜŞÜNCENİN YILMAZ SAVAŞÇISI

Tarık Özker‘in bilime bir diğer- belki de en önemlikatkısı genç beyinlerde bilimsel düşünceyi yeşertme çabalarıdır. Bu, yaşamının en öncelikli misyonlarından biridir. Kaldı ki ki Zincirlikuyu‘daki mezar taşında şöyle yazmaktadır: "Her Konuyu Tartışarak Bilimsel Düşünme Metodu ile Çözümleyin"

Bilimsel düşünceyi içselleştirme çabaları bugünkü akademik ortamda daha büyük bir önem taşıyor. EMO üyesi, toplantının Çalışma Grubu Yürütücüsü Selçuk Esen toplantının açılış konuşmasında hocanın bilimsel düşüncenin bayraktarlığını yapmasının öneminin yaşadığımız günlerde daha iyi anlaşıldığını şu sözleriyle dile getirdi: "Toplumu yeniden biat toplumu haline getirdiler. Sayımız da azaldı. Mücadele ediyoruz. Her gecenin bir sabahı vardır. Sonunda bizler, yani Özker Hoca‘nın öğrencileri, kazanacağız.

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, konuşmasında Özker‘in şu sözlerine vurgu yaptı: "Bilim merak etmekle başlar" "Kendi kendisiyle çelişmeyen insan ölmüştür." Göltaş, Özker‘in bilinçli bir aydın, doğru bildiği yolda mücadelesini sürdüren aydınlık bir insan olduğunu belirterek, dünya ölçeğinde önemli bir bilim adamı olduğunun altını çizdi.

"HOCA İLHAM VERİCİ OLMALIDIR"

Toplantıda söz alan İTÜ Elektrik Elektronik Fakültesi eski dekanlarından (1985-87) Prof. Dr. Duran Leblebici ise hocasının "ezeli bir muhalif olarak tanındığına dikkat çekerek, ne denli etkileyici bir kişiliğe sahip olduğunu Oueen Mary University of London‘da Emeritus Profesör Dr. Yakup Paker‘in kendisine gönderdiği mektup aracılığı ile şöyle anlattı: "Sene 1956. İTÜ Elektrik Zayıf Akım kolunun dördüncü senesindeydim. Beş senelik ciddi bir eğitimin sonuna doğru mühendisliğin prensiplerini anlamış, öğreneceğini öğrenmiş, hayata hazır hissediyordum kendimi Yedinci sömestirde yeni bir ders almamız icap ediyordu. Hocası Amerika‘dan yeni dönmüş olan Doçent Dr. Tarık Özker. Dersi veriş tarzı, tonu ve içeriği o zamana kadar alıştığımızdan çok değişik idi. Sanki karanlık bir odadayken biri kapıyı açmış ve içeriye giren ışık odanın içindekileri apaçık ortaya koymuştu. O güne kadar mühendisliğin, bilmen prensipleri doğru uygulamadan ibaret olduğunu öğrenmişken, Tarık Hoca bizlere yepyeni ufukların varlığını, ilim ve teknolojinin sonsuzluğunu, mühendisliğin ilmi prensiplere dayanarak insanlığı yepyeni ufuklara götüreceğini söylüyordu O zamanlar daha ne olduğu‘o kadar anlaşılamayan (ve Türkçe bir kelimesi dahi olmayan) yepyeni bir sahada, yani bilgisayar mühendisliğinde çalışmaya o zaman karar verdim "

Tarık Özker‘i en iyi anlatan yine Yakup Paker‘in satırları: "Benim için bir eğitmende en ender bulunan ve en etkin nitelik verdiği dersin iyiliği veya cazibesi değil, o hocanın ilham verici olmasıdır. Seneler sonra öğrendiğimiz detayları unuttuğumuzda, bizde kalan, edindiğimiz prensipler ve bize verilen doğrultu olur. Tarık Hoca benim için meslek hayatımda en etkin olmuş kimsedir. Takip ettiğim yolu, akademik hayatımı ve yapabildiklerimi ona borçluyum."

(Cumhuriyet Bilim Teknoloji; 09.11.2012)