Yerelleşme değil merkezileşme AKP hükümetinin büyükşehirle ilgili yaptığı düzenlemenin yerelleşme anlamı taşımadığını belirten Arş. Gör. Ceren Gamze Yaşar, düzenlemeyle bütün yetkilerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nda toplandığını söyledi Elektrik mühendisleri Odası (EMO) "Afet Yasası, Kentsel Dönüşüm Politikaları, Piyasa Merkezli Konut Üretimi" konulu panel düzenledi. EMO‘nun Ankara Şubesi, kurucu üyelerinden, olan ve 30 Ekim 2008 tarihinde katledilen Ali İhsan Alpaslan anısına düzenlenen panelde AKP hükümetinin hazırladığı Büyükşehirlerle ilgili yapılan yasa değişikliği ve kentsel dönüşüm politikası tartışıldı. Panel öncesinde Ali İhsan Alpaslan‘ın anısına slayt gösterisi yapıldı. Panele, Yrd. Doç. Dr. Bülent Baruman, Barınma Hakkı Meclisi üyesi Tarık Çalışkan ve Arş. Gör. Ceren Gamze Yaşar konuşmacı olarak katıldı. Panelde ilk konuşan Arş. Gör. Ceren Gamze Yaşar, Türkiye‘nin neoliberal politikalara sürüklendiğini ve bu sürüklenme ivmesinin artığını belirterek, "AKP son yapılan genel seçimlerin ardından kentsel dönüşümü ilgilendiren yasal düzenlemelere gitti. İşte biliyorsunuz bunun son örneği Afet Yasası oldu" dedi. ‘AKP yerelleşmiş gibi yapıyor‘ Büyükşehirlere verilen yetkilerin yerelleşmeye uygun olmadığını söyleyen Gamze Yaşar, "Büyükşehire geniş yetkiler verilmiş deniliyor. Evet doğrudur. Fakat sadece büyükşehirlere veriliyor. İlçe bu yetkilerden yararlanamıyor. Büyükşehirler de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘na bağlanıyor. AKP yerelleşmiş gibi yapıyor. Fakat durum böyle değil. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nda toplanmış bütün yetkiler aslında. Son yapılan yasal düzenlemeler, özünde merkezileşmeyi barındırıyor. İşte birçok belediye kapatılarak büyükşehirlere bağlanacak. Bu durum doğrudan kentsel dönüşümü etkiliyor" dedi. Yaşar, Afet Yasası‘nın, afet ve riskler ile ilgili politikalar geliştirme yönünün olmadığını, mutlak yetkinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nda toplanarak, yerel güçlerin etkisizleştirildiğini dile getirdi. Bakanlık AKP‘nin müteahhidi Barınma Hakkı Meclisi üyesi Tank Çalışkan ise, Dikmen Vadisi halkı olarak kendilerinin salt kentsel dönüşümü değil, IMF ve sermayeyi tartışlarını belirterek, "Bizler Dikmen Vadisi halkı olarak örgütlü olmak dışında, herhangi bir alternatifimiz yok. Eğer örgütlü olmazsan defolup gidersin" dedi. Afet Yasası‘na değinen Çalışkan, yasayı Osmanlı‘daki hanedanlık mülkiyetine benzeterek, "Bizler Tayyip Erdoğan‘ın politikalarına boyun eğmeyeceğiz" diye konuştu. Çalışkan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın iktidarın müteahhidi olduğunu kaydederek, "TOKI denetlenemiyor. Kapalı bir kutu gibi, artık rantı sadece iktidar ve yandaşları yiyecek" diye konuştu. ANKARA / DİHA