Baz istasyonlarının zararsız olduğu yalan Cep telefonları ve baz istasyonları süratle yaygınlaşmaya devam ediyor. Yaygınlaşma ile birlikte en çok merak edilen konulardan biri de bunların sağlığa zararlı olup olmadığı. Ankara Tabip Odası ve Elektrik Mühendisleri Odası‘nın ortaklaşa hazırladığı rapor merak edilen sorulara yanıt veriyor. Cep telefonları yıllardır "modern hayatın vazgeçilmez bir parçası" olarak sunulup pazarlanıyor. Son verilere göre Türkiye‘de kullanılmakta olan 113 milyon cep telefonu ve 66 milyon kayıtlı abone var. 2011 yılının ilk üç ayında Türkiye‘de toplam cep telefonu ile konuşma süresi 34 milyar dakika olarak tespit edildi. Cep telefonu ve GSM operatörlerinin sahip olduğu endüstri bu rakamların da işaret ettiği gibi akıl almaz büyüklüğe ulaşmış durumda. Dünyada beş milyarın üzerinde kullanıcısı bulunan cep telefonlarının ve cep telefonu kullananların ses ve görüntü dalgalarını almalarını sağlayan düşük güçlü radyo istasyonları olarak tanımlanabilecek baz istasyonlarının sağlığa etkileri hakkında çokça yazılıp çiziliyor. Bazı haberler kanser yaptığını söylerken bazı haberler zararsız olduğunu iddia ediyor. Cep telefonu ve teknoloji ürünlerinin piyasasının büyüklüğü, bu konuda çıkan haberlere olan güveni haklı olarak sarsıyor. Artık ilkokul çocuklarının bile elinde sıkça gördüğümüz cep telefonlarının sağlığa zararı konusunda güvenilir, bilimsel dayanakları olan verilere büyük ihtiyaç duyulmaktadır. Ankara Tabip Odası ve Elektrik Mühendisleri Odası‘nın ortaklaşa hazırladığı "Cep Telefonları Ve Baz istasyonları - Merak Edilen Sorular Ve Yanıtları" raporu bu ihtiyaca cevap veriyor.
CEP TELEFONLARI SAĞLIĞI NEDEN ETKİLİYOR?
Cep telefonları ve baz istasyonları "radyo frekans radyasyon" kaynakları arasındadır. Cep telefonlarının ve baz istasyonlarının sağlık üzerine etkileri bu radyasyon türü üzerinden oluşmaktadır. Radyo frekans radyasyonun diğer kaynakları arasında radyo televizyon vericileri, elektronik haberleşme araçları, uydular ve uydu istasyonları, radarlar, tıpta kullanılan bazı cihazlar, mikrodalga fırınlar, endüstriyel ısıtıcı makineler ve taşınabilir radyolar sayılabilir.
RADYASYONUN SAĞLIĞA ETKİLERİ NELER?
Bilimsel yayınlarda radyo frekans radyasyonla ilişkili olabileceği bildirilen yakınmalar arasında; baş ağrısı, yorgunluk, uyku bozuklukları, unutkanlık, baş dönmesi, işitme kaybı, bulantı hissi, kulakta ve başta sıcaklık duyusu ve görme bulanıklığı yer almaktadır. Ayrıca radyo frekans radyasyon, Uluslararası Kanser Araştırma Kurumu (IARC) tarafından 2012‘de "olası kanser yaparlar" (Grup 2B) grubuna katılmıştır. Bu sınıflama, bu tip radyasyonun kanser yaptığını gösterir kesin delil olmadığı ancak, kansere yol açma olasılığının yüksek olduğunu düşündürür bilimsel yayınların var olduğu anlamına gelmektedir. Bu noktada "ihtiyatlılık ilkesi"nden söz etmek gerekir, ihtiyatlılık ilkesi gereği, kesin olarak zararsız olduğu ispatlanana dek, bu radyofrekans radyasyonun zararlı olabileceği kabul edilerek ona göre gerekli önlemlerin alınmasıdır. Başka bir deyişle, herhangi bir etkenin sağlığa zararının olmadığı ispat edilene kadar, zararlı olduğu kabul edilip, o şekilde önlemler alınması gerekir. Oysa bugün cep telefonları ve baz istasyonları konusunda tam aksi yol izlenmektedir. Yani sağlığa zararlı etkileri kesin olarak gösterilene kadar, sağlığa hiçbir zararı olmadığı kabul edilmekte ve hiçbir önlem alınmaksızın kullanımı yaygınlaştırılmaktadır.
NE GİBİ ÖNLEMLER ALINMALI?
İhtiyatlılık ilkesi elbette yalnızca bireysel olarak gözetilebilecek bir ilke değildir. Bu ilkenin sadece cep telefonları ve baz istasyonları konusunda değil, örneğin GDO gibi pek çok yeni başlıkta devlet politikası olarak gözetilmesi gerekir. Örneğin baz istasyonları doğumevleri, anaokulları, okullar, evler, kreşler, huzurevi, hastane, askeri birlik ve kışlalar vb. toplu yaşanılan yerler olan kurum ve kuruluşların, çocuk parklarının ve çocukların sürekli bulundukları alanların yakınına yerleştirilmemelidir. Uzun süreli kullanımı özendiren ve özellikle gençlerin kullanımını artırmaya yönelik kampanyalar engellenmelidir. Cep telefonu reklamlarında çocukların yer alması önlenmelidir. Piyasaya sürülen ve cep telefonlarının etkisini kaldırdığı ileri sürülen pek çok araç yararsızdır. Bunlara yönelik reklamlar engellenmelidir. Bu ve benzeri pek çok önlem ile, cep telefonu ve baz istasyonlarının olası zararlarından halkın büyük ölçüde korunması sağlanabilir. Haber Merkezi Her şeye rağmen cep telefonlarının olası zararlı etkilerinden korunmak için bireysel olarak da alınabilecek önlemler var. Bunlardan birkaçı şöyle sıralanabilir: . Kablolu kulaklık kullanılması veya hoparlörden konuşulması, telefonun başa uzaklığını arttırarak etkilenimi azaltmaktadır. . 18 yaş altı çocukların ve gebelerin cep telefonu kullanımı önerilmemektedir.
Cep telefonu ile konuşmaların kısa tutulması, kısa mesajların tercih edilmesi gerekmektedir. . Numara çevirildikten sonra hat bağlanıncaya dek, telefon vücuttan uzakta tutulmalı, bağlantı gözle izlenmelidir. . Cep telefonları vücuttan uzakta tutulmaya özen gösterilmeli ve özellikle kalp, beyin, böbrek gibi organlardan uzakta taşınmalıdır. . Bebek odaları, yatak odaları ve çocukların yakınında cep telefonu bulundurmamalıdır. . Uyurken cep telefonları kapatılmalı, kapatılmayacaksa başucundan en az bir metre uzağa koyulmalıdır. Kaynak: Cep Telefonları ve Baz İstasyonları - Merak Edilen Sorular ve Yanıtları, Ankara Tabip Odası ve Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi, Temmuz 2012