Elektrik mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, Savaş bütçesinin elektriği vurduğunu ve 1 yıl içinde elektriğe yapılan zammın yüzde 32.6‘ya ulaştığını belirterek, "Enerji fiyatlarını hükümetin ihtiyaçları ve dağıtım şirketlerinin taleplerine göre şekillendiren AKP, yanlış enerji politikalarının yanı sıra Suriye başta olmak üzere Ortadoğu‘da izlediği savaş politikası ve iç politikadaki Kürt açılımının bugün vardığı yüksek düzeyli çatışma ortamı sonucunda savaş bütçesi oluşturmaya başladı" açıklamasını yaptı.
1 Ekim 2012 tarihinden itibaren geçerli olacak yeni tarife ile konut kullanıcılarının çıplak elektrik bedeli yüzde 12.65 artarken, tüketicinin kullanmadığı elektrik için ödemek zorunda kaldığı kayıp ve kaçak bedeline de 1 kilovat saat başına yüzde 9 zam yapıldığını ifade eden Elektrik Mühendisleri Odası‘nın konu ile ilgili açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Faturayı oluşturan diğer kalemlerdeki küçük ayarlamalarla ve vergi ile fon payları da dahil olmak üzere meskenler için yapılan zam oranı yüzde 9.8 oldu. 4 kişilik ailenin asgari tüketim standardı üzerinden 230 kilovat saat aylık tüketim gerçekleştirmesi durumunda; faturası 75.2 liradan 82.6 liraya yükselecek. Geçen yıl eylül ayında ise bir ailenin faturası 62.5 liraydı. Yani 1 yıl içinde yapılan elektrik zamlarıyla bir ailenin elektrik faturası, yüzde 32.6 zamlanarak, 20.1 lira kabardı.
Harcamaları artan AKP Hükümeti, kaynağı yine dar gelirli kesimlerden çıkarıyor. Son 1 yıl içinde elektriğe yapılan zam tablosuna bakıldığında AKP‘nin hangi kesimi hedef aldığı net olarak ortaya çıkıyor. Elektrik dağıtım özelleştirmeleriyle birlikte sosyal desteklemeleri kaldıran Hükümet, son 1 yıl içinde elektrik fiyatlarına yaptığı zamlarla en çok sosyal devlet ilkesi kapsamında yapılan hizmetleri mağdur etti. Kalkınmada öncelikli illerde yaşayan insanların ev faturaları 1 yıl içinde yüzde 41.38 artırılırken, "Diğer 1" tarifesi kapsamında yer alan "hayır kurumları, dernekler, vakıflar, müzeler, resmi okullar, resmi yurtlar, resmi kurslar, spor tesisleri, resmi üniversiteler, resmi yüksekokullar, resmi sağlık kuruluşları, kültür balıkçılığı ve kümes hayvanları çiftliklerfnin tarifesi de yüzde 40.57 artırıldı. "Diğer 2" tarifesi kapsamında yer alan içme ve kullanma suyu ile tarımsal amaçlı soğuk hava depolarının elektrik bedelleri de yüzde 36.38 oranında zamlandı.
Sanayicinin faturası ise orta gerilim için yüzde 23.31, alçak gerilimden elektrik alanlar için yüzde 26.15 arttı. Tarife grupları içinde en düşük zammı da yüzde 13.16 ile ticarethaneler gördü. AKP Hükümeti, elektrik dağıtım özelleştirmeleriyle birlikte uyguladığı zam politikaları ile iktidar gücünü hangi kesimden yana kullandığını da göstermiştir. 2007 yılından bu yana yapılan fiyat ayarlamaları ile konut kullanıcıları ile sanayi kuruluşlarının elektrik bedelleri arasındaki makas giderek artırılmıştır. 2007 yılında mesken ile sanayi (dağıtım sisteminden elektrik alan orta gerilim abonesi) arasındaki 0.9 kuruş olan fark, 2012 yılında 5.7 kuruşa yükselmiştir. Yani meskenler, 2007‘de sanayiden yüzde 7.7 daha pahalıya elektriği kullanırken, 2012 yılında yüzde 24.9 oranında daha pahalı elektrik kullanır hale getirilmiştir.
Asgari Ücretli Enerji Yoksulu Oldu
EMO‘nun yeni tarife üzerinden yaptığı analizin sonuçları özetle şöyledir:
Son 1 yılda gerçekleşen tüketici fiyatları artışı yüzde 8.8 iken; mesken abonelerinin elektrik faturası ise 1 yılda yüzde 32.16‘1ık artışla enflasyon oranı neredeyse 4 kat aşan düzeyde zamlanmış oldu.
Net asgari ücret son 1 yıl içinde yüzde 12.2 oranında artırılırken, asgari ücretle geçinen ailenin bütçesinde elektrik faturasının payı yüzde 9.48‘den yüzde 11.16‘ya yükseldi. Böylece uluslararası literatürde enerji yoksulluğu için belirlenen yüzde 10 sınırı da aşılmış oldu.
1 Ekim 2012 tarifede en yüksek zam yüzde 11.12 oranıyla tarımsal sulamaya yapıldı. Çiftçilerin yaz aylarında ödemekte ciddi güçlük çektikleri, yerel gazete haberlerine de sürekli yansıyan ödeme sorunlarını katmerlendirecek bu zamla birlikte tarımsal sulamaya yapılan 1 yıllık elektrik bedel artışı yüzde 34.6‘ya ulaştı.
Son dönemde artan harcamalara karşın gelir kaynakları yetersiz kalan ve dolaylı vergiler başta olmak üzere yurttaşlardan yapılan kesintileri artırmanın çeşitli yollarına başvuran AKP Hükümeti, söz konusu elektrik zammıyla vergi gelirlerini de artıracak. Tüketimin yalnızca yüzde 24‘ünü oluşturan konutlardan elde edilen KDV tutarı 2010 yılı tüketimi baz alındığında dahi yülık 200 milyon lira artacak.
En son açıklanan 2010 yılı elektrik tüketim verileri üzerinden, önümüzdeki 1 yıl içinde de konutların 41.4 milyar kilovat saat elektrik kullanacakları varsayılarak hesaplama yapıldığında, konut abonelerinden 1 yıl içinde 1.3 milyar lira daha fazla para toplanacak.
Elektrik fiyatlarına yapılan yüksek zamlar başta su olmak üzere tüm yaşamsal ürünlerin fiyatlarında da artışa yol açacaktır. Bugün yapılan zamlar şaşırtıcı değildir. 1 Nisan 2012 tarihinde yaptığımız açıklamada, bugün yaşanan süreci aynen şu cümlelerle kamuoyuna duyurmuştuk: "Bugün, elektrik alanmm piyasalaştırüması sonucunda oluşan karaborsa sistemi nedeniyle karşı karşıya kaldığımız bu yüksek oranlı elektrik zammına, yarın olası petrol ve doğalgaz krizleri sonucu yeni zam dalgaları ile tekrar maruz kalacağız. Petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş ve doğalgaza dün (31 Mart 2012) yapılan yüzde 18.72 oranındaki zam elektrik fiyatlarına önümüzdeki aylarda yansıtılacaktır."
(İstikbal; 03.10.2012)