Tüm Haberlere Dön
CEP TELEFONU DNA KIRIKLARINA YOL AÇIYOR (ÇAĞDAŞ KENT, 20.07.2012)
Basından Ankara

CEP TELEFONU DNA KIRIKLARINA YOL AÇIYOR (ÇAĞDAŞ KENT, 20.07.2012)

 

Cep telefonu DNA kırıklarına yol açıyor

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi ile Ankara Tabip Odası tarafından "Cep telefonları ve baz istasyonları, merak edilen sorular ve yanıtları" içerikli rapor hazırlandı. EMO‘nun internet sitesinde yayımlanan raporda, cep telefonları ve baz istasyonlarından yayılan Radyo Frekans ve Mikro Dalga (RF/MVV) radyasyonunun biyolojik etkilerine işaret edildi. Raporda, cep telefonu sinyallerinin düşük dozda bile hem canlı hayvanlarda hem de hücre kültürlerinde DNA zedelenmesine yol açtığını gösteren araştırmalarla birlikte, bir etkisinin olmadığını gösteren çalışmaların da bulunduğu belirtildi. Raporda, "Cep telefonunun yaydığı radyasyonun kanser oluşturma mekanizması henüz kanıtlanamamış olsa da pek çok bilim insanının değerlendirmesinden geçmiş ABD dahil en az 7 ülkede yapılan çalışma sonuçlarına göre cep telefonundan yayılan radyasyonun DNA kırıklarına yol açabileceği gösterilmiştir" ifadelerine yer verildi. Cep telefonu sağlık ilişkisi Raporda, cep telefonu kullanımı ve baz istasyonlarından yayılan radyofrekans radyasyonla ilişkili olabileceği bildirilen yakınmalar arasında baş ağrısı, yorgunluk,/ Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi ile Ankara Tabip Odası tarafından "Cep telefonları ve baz istasyonları, merak edilen sorular ve vanıtları" içerikli raoor hazırlandı. EMO‘nun internet sitesinde yayımlanan raporda, cep telefonları ve baz istasyonlarından yayılan Radyo Frekans ve Mikro Dalga (RF/MW) radyasyonunun biyolojik etkilerine işaret edildi. uyku bozuklukları, unutkanlık, baş dönmesi, işitme kaybı, bulantı hissi, kulakta ve başta sıcaklık duyusu ve görme bulanıklığının yer aldığı belirtildi. Cep telefonlarının kalp pili, vücuda yerleştirilebilir özellikteki defibrilatörler ve bazı işitme aygıtları başta olmak üzere birçok tıbbi aletle etkileşme olasılığı olduğu ifade edilen raporda, hastaneler ve yoğun bakım birimlerinde ve uçak yolculuklarında cep telefonlarının kesinlikle kapalı tutulması uyarısında bulunuldu. "Cep telefonundan yayılan radyasyonun yaklaşık olarak yüzde 50‘si kullanıcının başı ve telefonu tutan eli tarafından soğurulur" görüşüne yer verilen raporda, şunlar kaydedildi: "Dokuları etkileyen enerji miktarı için kullanılan özgül soğurma hızları (Specific Absorbtion Rate, SAR) kilogram doku başına soğurulan enerji miktarı (VV/kg) olarak ifade edilmektedir. SAR dokulardaki RF kaynaklı sıcaklık artışı ile ilişkilendirilen biyolojik etkilerin ölçüm birimi olup, dokunun iletkenliği ile ilgilidir ve iletkenlik dokunun su içeriği ile artar. Beyin, göz, kas, kan, deri ve sinir dokusu gibi su içeriği fazla olan dokulardaki sıcaklık artışı, yağ veya kemik gibi su içeriği az olan dokulara göre daha fazladır. Radyo dalgalarının biyolojik etkileri soğurulan güce bağlıdır. Telefonların SAR değerleri kamuoyuna açıklanmalıdır. Önerilen sınır değerler genellikle akut etkileri önlemeye yöneliktir ve uzun dönemli riskleri genellikle gözardı eder." Raporda, çocuklar ve gebelerin daha çok risk altında olduğu ifade edilerek, bu grubun cep telefonu kullanımına dikkat edilmesi gerektiği belirtildi. Söz konusu raporda şu bilgilere yer verildi: "Çocuklarda beyin dokusu gelişimi sürdüğünden ve kafatası kemikleri daha ince olduğundan, RF radyasyon çocukları daha çok etkiler. Erken yaşta cep telefonu kullanmaya başlanırsa, birikimsel etki çok daha fazla olacaktır. Çocuklarda yapılmış olan araştırmalar henüz bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, büyüme ve gelişmesini tamamlamamış olan çocuklara kesinlikle cep telefonu kullandırılmamalıdır. Ergenlik çağındaki çocukların güvenlikleri için yalnızca ivedi durumlarda cep telefonu kullanılmasına izin verilebilir. Anne karnındaki hızlı gelişen bebeklerin etkilenme olasılığı yüksek olduğundan, gebe kadınlarda cep telefonu kullanımı sınırlanmalıdır."