Yatırımcıların taahhütlerini yerine getirememeleri nedeniyle iptal edilen elektrik dağıtım ihalelerine yeniden çıkmak için hazırlıkları sürdüren Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), elektrik üretim tesislerinin özelleştirilmesi için yapılacak ihalelere de 2012 yılı içerisinde başlamayı planlıyor.
ÖİB Başkan Vekili Ahmet Aksu, çevre" mevzuatı ve Maden Kanunu‘ndan kaynaklanan zorlukların giderilmesinin hemen ardından üretim özelleştirmelerine başlamayı düşündüklerini söyledi.
ODTÜ Mezunları Derneği Enerji Komisyonu‘nca gerçekleştirilen panele katılan ÖİB Başkan Vekili Aksu, üretim özelleştirmeleriyle ilgili daha önce planlanmış takvimin biraz gerisinde kaldıklarını belirterek, bu konuda şimdiye dek atılan adımları ve gelinen son noktayı şöyle özetledi:
"İşler planlandığı gibi gitmiş olsaydı, biz 2010‘dan sonra veya o sürece paralel şekilde üretim özelleştirmeleri için çalışmalarımızı yürütüyor olacaktık. Hepimizin bildiği gibi EÜAŞ, yaklaşık Türkiye kapasitesinin % 50‘sine sahip bir şirket. Bu kapasite içerisinden ilk planda 16 bin MVV‘lık bir kısım özelleştirme kapsamına alınıp, özelleştirme çalışmaları yürütülmeye başlandı. Ama planladığımızdan biraz daha geri durumdayız. Bu 16 bin MW‘lık grupla ilgili planımız şu şekilde idi: Öncelikle 52 tane akarsu santralinin özelleştirilmesi gündeme geldi, onlar özelleştirme programına alındı, çalışmalar yapıldı, kısa sürede ihaleye çıkıldı ve belki özelleştirme tarihinde ilk defa olarak 600 yatırımcı bu santraller için idaremize teklif verdi. Bu tekliflerin 400 farklı şirketten gelmiş olması, ilginin düzeyini göstermek bakımından olumlu bir örnek oluşturuyordu. Buradaki fiyatlar da bayağı yüksek mertebede oluştu ve hemen sonrasında finansmanını sağlayan, belli büyüklüğe sahip firmalara devirler yapıldı. Tabii 19 ayrı bölge (grup) halinde gerçekleştirdiğimiz bu süreçte belli birtakım sıkıntılar da oldu. Hala da süreci devam eden ve ıkinciye-üçüncüye gittiğimiz ihaleler var. Yine olumlu sonuçlanmazsa onları da tekrar ihaleye çıkarmayı düşünüyoruz. Daha büyük montanlı olan 16 bin MVV‘lık portföy ile ilgili olarak temel yaklaşımımız da, portföy bazında özelleştirmeleri gerçekleştirmekti. Daha öncesinde bu santraller altı porftföy haline getirilmişti. Yeniden bir çalışma yapıldı; bu çalışma çerçevesinde bazı santrallerin portföy dışında tutulup, tek başına özelleştirilmelerinin hem sektör için hem o santraller için daha uygun olacağına karar verildi. Bunlar daha çok termik santraller (Seyitömer, Soma, Tunçbilek, Çan gibi) idi. Tek başına‘ ihaleye çıkmanın çeşitli nedenlerle daha doğru olacağı, hem de kapasite artırımıyla sektörün yeni ilave kapasiteye sahip olabileceği düşünülmüştü. Öncelikle bunların ihalesini gerçekleştirelim diye düşündük. Daha sonra da bunların arkasından dokuz tane portföy grubunun özelleştirilmesi gündeme gelecekti. O çerçevede de çalışmalarımız devam ediyor. Bu portföyleri oluştururken her ölçekteki yatırımcıya hitap edebilecek portföyler olsun, aynı zamanda da uzmanların görüşleri doğrultusunda işletme kolaylığı (operasyon maliyetlerinin azaltılması, tek elden yönetilmesi bakımından) sağlanmasına katkıda bulunulsun istedik. Bu portföylerden bir kısmı tek başına termiklerden oluşmakta. Bir kısmı sadece hidrolik santrallerden, bir kısmı da hem termik-hem hidrolik üretim tesislerinden oluşuyor. Bu şekilde gruplandırma yapılmasının amacı; bazı yatırımcıların sadece hidroliklere yatırım yapmak istemesi, bazılarının sadece termiklerle ilgilenmesi, bunların yanısıra ikisiyle birlikte ilgilenen yatırımcıların da olmasıydı. Bu şekilde başlatılan çalışmalar sonucunda ilk aşamada Hamitabat Santralı‘nin özelleştirmesiyle sürece başladık. Fakat yatırımcılardan çeşitli nedenlerle yeterli ilgiyi göremediğimiz için o ihale iptal edilmek zorunda kaldı. Şimdi yeniden yeni şartlarda ihaleye çıkabilmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz".
Üretim tarafında ipler Bakanlığın elinde...
Üretim özelleştirmelerinin dağıtım özelleştirmelerinden hayli farklı olduğunu söyleyen Aksu, dağıtım şirketlerinin özelleştirme portföyüne alınarak ve özelleştirme mevzuatı altında özelleştirmeye hazırlandıklarını, elektrik üretim şirketlerinin ise ayrı bir düzenlemeye tabi olduğunu dile getirdi. Elektrik üretim tesislerinin mülkiyeti, sorumluluğu, hukuki açıdan ve operasyonel anlamda Enerji Bakanlığı‘nda kaldığı için, özelleştirme işlemlerini Bakanlığın görüş ve önerileri doğrultusunda yürütmek zorunda olduklarını, bunun da bazı zorluklara neden olduğunu belirten Aksu, "Örneğin TEDAŞ‘ı biz kendi mevzuatımızla 20 bölgeye çok kolay bir şekilde bölüp düzenlemişken, elektrik üretim şirketlerinde ne yazık ki böyle bir kolaylığımız olamıyor. Keza, yatırım kararlarıyla veya personeliyle ilgili olsun, çeşitli portföylerin oluşturulması ve şirketleştirilmesi noktasında olsun, zorluklarımız oluyor" dedi. Kömüre dayalı olarak elektrik üretimi yapan termik santrallerin özelleştirmesinde prensip olarak benimsedikleri modelin "santrali, kömür madeniyle birlikte - yani kaynağıyla beraber - özelleştirmek" olduğunu ifade eden Aksu, "Ancak burada da ikili bir yapı olduğu için sorun yaşandı. Bazı santrallerde kömür ocağı kısmı TKİ‘de, üretim tesisleri EÜAŞ‘ta... Bunları birlikte özelleştirme konusunda Maden Kanunu‘ndan gelen bazı kısıtlamalar olduğu için orada da bir mevzuat düzenlemesi yapmamız gerekiyor" diye konuştu.
Ayrıca elektrik üretim tesislerinin çevreyle uyumlu hale getirilmesi konusunda "çevre" mevzuatının gereği olan, ancak bugüne kadar kaynak yetersizliği nedeniyle kamu tarafından yerine getirilmemiş yatırım yükümlülükleri olduğunu belirten Aksu, "Bu tesisleri devralacak özel sektör firmalarının özelleştirme tarihinden itibaren bu yükümlülüklerin gereğini yerine getirmeleri için belli bir süre vermemiz gerektiğini düşünüyoruz. Bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Bütün bu konular sonuçlandıktan sonra, tabii ki yatırımcıların ilgisi de devam ettiği ve şartlar onlar açısından uygun olduğu takdirde, 2012 yılı içerisinde üretim tesislerinde önemli özelleştirme ihaleleri duyurmayı planlıyoruz" dedi.
Dağıtım tarafında ise şu ana kadar on adet dağıtım bölgesinin devrini gerçekleştirdiklerini kaydeden OİB Başkan Vekili Aksu, dağıtım ihalelerinin bir bölümünü dünyada ve Türkiye‘de yaşanan ekonomik zorluklar nedeniyle yatırımcıların taahhütlerini yerine getirememeleri sebebiyle iptal etmek zorunda kaldıklarını kaydederek, "Dört tanesinin süreci ise devam ediyor, öncelikli amacımız şu an süreçte olan dağıtım şirketlerinin devrini gerçekleştirmek, arkasından süreci kesintiye uğrayan, devri gerçekleştirilemeyen dağıtım şirketlerinin özelleştirmesini de önümüzdeki aylarda tekrar ihaleye çıkarak tamamlamak" diye konuştu...
"özelleştirme tüketiciye zam olarak yansıdı"
Panelistlerden Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Enerji Koordinatörü Olgun Sakarya ise ÖİB tarafından sürecin başında duyurulmuş "özelleştirme amaçlarının" neredeyse hiçbirinin gerçekleşmediğini savundu...
Özelleştirme İdaresi web sayfası aracılığıyla kamuoyuna duyurulan "varlıkların verimli işletilmesi", "maliyetlerin düşürülmesi", "enerji enerjisi arz güvenliğinin sağlanması ve arz kalitesinin artırılması", "kayıp kaçakta azalma sağlanması", "yenileme ve genişleme yatırımlarının özel sektör tarafından yapılması", "rekabet sonucu sağlanan faydaların tüketicilere yansıtılması" amaçlarında, özelleştirmeler sonrası gerçekleşme sağlandığını kimsenin öne süremeyeceğini ifade eden Sakarya, "özelleşen dağıtım bölgelerinde kamu kurumlarına, hastanelere, değişik spor tesislerine tanınan indirimler, teşvikler sıfırlandı. Her sene tüketici fiyatları endeksiyle aşağı yukarı başabaş giden elektrik fiyatları, dağıtım şirketlerinin bütünüyle özelleşmesinin öngörüldüğü 2011 yılında bir anda fırladı. Alçak gerilimden bağlantı ücretleri % 67 oranında zamlandı. Böylece yıllık 20 milyon TL‘lik bir tutar fazladan tüketici tarafından dağıtım şirketlerine aktarılmış oldu. Kesme-bağlama bedellerinde de % 58‘lik bir artış oldu. Buradan da tüketicilere yıllık 10 milyon TL‘lik bir tutar yansıtıldı. Ayrıca güvence bedelindeki çok büyük artıştan tüketicilere yansıyan bedel ise 25 milyon TL dolayındadır" dedi.
"Özelleşecek santral, köy muhtarının başvurusuyla kapatılır!"
Panele özel sektör elektrik üreticileri adına katılan Elektrik Üreticileri Derneği eski Müdürü Ahmet Kavas ise elektrik enerjisi sektöründe özelleştirmelerin uzun yıllardır gündemde olduğunu anımsatarak, ‘Üretim santralleri ve dağıtım bölgelerinin ‘ha bugün, ha yarın özelleşecekleri‘ söylenerek yıllar geçti. Çok geç kaldığımızı, bu tesisleri artık ciddi anlamda kaybettiğimizi düşünüyorum" dedi. Bu aşamadan sonra özelleşecek santrallerden verim alınıp alınamayacağı konusunun belirsiz olduğunu belirten Kavas, "Özellikle bazı kömür santralleri günümüzde 30-35 yaşlarına gelmiş, teknolojileri eskimiş durumda. Artık hiçbir şekilde ekonomik verimleri kalmadı. 1990‘ların ortasında bu özelleştirmeleri yapabilmiş olsaydık, rehabilite edilmeleri ve gerçek üretim değerlerine yaklaşmaları çok daha kolay olurdu" diye konuştu.
Türkiye‘de şu anda mevcut çevre mevzuatına uygun olarak çalışacak kömür santrali bulunmadığını öne süren Ahmet Kavas, çevre ile ilgili yükümlülüklerin EÜAŞ tarafından şimdiye dek yerine getirilmemiş olmasını anlamanın mümkün olmadığını ifade ederek, "Bu sorunların çözülememiş olması, özelleştirmeye girmeyi düşünen şirketlerin önünde ciddi engeldir. EÜAŞ bugün bu santrallerin bütün izin ve onaylarını alabilecek kapasitede değildir. Dolayısıyla bunlar özelleştiğinin ertesi günü, bir köy muhtarının veya bir başka şahsın başvurusuyla kapatılacaklardır. Bunu herkesin bilmesinde fayda var!" dedi.
(Yeni Enerji; 01.08.2012)