Tüm Haberlere Dön
MALİ SERMAYE KAPİTALİZMİN URU MU? (HASAN BÖĞÜN, AYDINLIK GAZETESİ)
Basından Genel Merkez

MALİ SERMAYE KAPİTALİZMİN URU MU? (HASAN BÖĞÜN, AYDINLIK GAZETESİ)

Elektrik Mühendisleri Odası, 6-7 Temmuz`da Yıldız Üniversitesi Oditoryum`unda `Uluslararası Veblen, Kapitalizm ve Akılcı Bir İktisadi Düzen İçin Olanaklar Sempozyumu` adı altında bir sempozyum düzenledi.

Sempozyumun "yıldızı" ilk gün birinci oturumda bildiri sunan Prof. Michael Hudson idi. Aydınlık okurları anımsayacaktır; Prof. Hudson‘un geçen Aralık başında Frankfurter Allgemeine Zeitung‘da yayımlanan makalesini arkadaşımız Gönül Kenter‘in çevirsiyle özet olarak sunmuştuk. Prof. Hudson‘un serbest piyasacılığın devletleri yıkıma uğrattığı ve mali tekellerin diktatörlüğüne yol açtığı saptamaları çarpıcıydı.

Sempozyumun konu aldığı Amerikalı ekonomist Thorstein Bunde Veblen de geçen yüzyılın başında benzer bir kapitalizm çözümlemesi yapmıştı. Deyim yerindeyse "kapitalizmin içinden kapitalizmin onarılması mümkün mü" sorusunu tartışan sempozyumun düzenleyicileri, bu benzerlik nedeniyle Prof. Hudson‘u çağırmış olmalılar.

Prof. Hudson ile hazır Türkiye‘ye gelmişken röportaj yapmak istedik. Melih Baş dostumuz da Ulusal Kanal adına çekim yapacak ve kanalda yayınlayacaktı. Prof. Hudson‘u kuşatan birtakım kişiler, Hudson‘un Aydınlık ve Ulusal Kanal ile görüşmesini engelledi. Prof. Hudson ile röportaj yapamamak gazetecilik bakımından bir kayıp. Ancak kanımızca asıl kayıp, Prof. Hudson‘un görüşlerini Aydınlık okurlarına, Ulusal Kanal izleyicilerine ulaştıramamasıdır ve verimli olabilecek bir tartışmayı yapamamış olmasıdır.

Veblen‘in teorisi

Veblen‘in 1899‘da yayınladığı The Theoryof Leisure Class (Asalak Sınıfın Teorisi diye çevirebiliriz) kitabında olgunlaştırdığı çözümlemesini çok kabaca şöyle özetleyebiliriz: Kapitalizm sinai üretimdir. Mali sermaye, kapitalizmin özüne aykırı ve kaçınılmaz olmayan bir urdur. Gösterişçi tüketimcilikten kaynaklanan mali sermaye uru, esasen iyi olan kapitalizmi yok etmektedir. Bu ur kesilip atılabilir ve kapitalizm üretim egemen hale getirilebilir. O zaman kapitalizm insanlığın sorunlarını çözmek için yeterli olacaktır.

Veblen‘in geçen yüzyılın başında ortaya atığı bu görüşü, şimdi en açık seçik savunanlardan biri Paul Craig Roberts‘tir. Ronald Reagan‘ın başkanlığı döneminde ABD Hazine Bakan Yardımcılığı yapan Roberts, 5 Haziran tarihli "Collapse at Hand" (Kapıdaki Çöküş) başlıklı makalesinde, mali sermaye urunun çapını 230 trilyon dolar olarak hesaplıyor. Roberts‘e göre ekonomiyi krizden çıkarmanın ve kapitalizmi kurtarmanın tek çaresi, bu 230 trilyon dolarlık balonu bir kalemde yok etmektir.

 230 trilyonu yok etmek

230 trilyonluk balonu ya da uru yok etmenin olanağı var mı? Buradaki durum, bütün sınıfın yaran adına sınıfın bir bölümünün çıkarlarına dokunmaktan öte bir şeydir. Mali sermaye egemenliği, Veblen‘in betimlediği gibi kapitalizmin kaçınılmaz olmayan bir sapması değil, bilimsel sosyalist ekonomi politiğin Lenin‘in emperyalizm çözümlemesinden bu yana hem teoride hem pratikte kanıtladığı gibi, kapitalizmin en yüksek aşamasıdır; aynı zamanda çürüyen kapitalizmdir.

230 trilyon dolarlık ur, ABD kapitalizminin ta kendisidir. ABD, bu ur sayesinde sınırsızca dolar basabilmekte, dünyanın bütün denizlerinde filolar dolaştırabilmekte ve kurduğu dolar hakimiyetiyle dünya pazarlarını soyabilmektedir. ABD, dolara ve askeri gücüne dayanarak, dünyadan varlığını sürdürmesini sağlayan borcu alabiliyor. 230 trilyonluk ur yok edilirse kim borç verir ABD‘ye?

230 trilyonluk um yoketmek, ABD‘yi devlet olarak yok etmekle hemen hemen eş değerdedir. Uru yok etmek, çok uzun süreli, kanlı iç ve dış savaşlar olmadan olanaksızdır. Görüşebilseydik, Prof. Hudson‘a işte bu temel tartışmaya ilişkin sorular yöneltecektik...

 (Hasan Böğün, Aydınlık Gazetesi, 16.07.2012)