Tüm Haberlere Dön
KAMERALI ASANSÖR TARTIŞMASI (HÜRRİYET İZMİR EGE)
Basından Genel Merkez

KAMERALI ASANSÖR TARTIŞMASI (HÜRRİYET İZMİR EGE)

Birçok insanın kullanırken "Acaba kamera var mı?" diye şüphe duyduğu asansörlerde mekanikten elektroniğe geçiş arttıkça ve yeni binalar yapıldıkça, kabin içi kamera kullanımına da talep artıyor. Apartmanlarda bile isteğe bağlı bulunabilen asansör kameralarının teknoloji ilerledikçe giderek artacağı kaçınılmaz görülürken, denetim yetkili mühendisler "gereksiz" hukukçular ise "hukuksuz" buluyor.

Otel ve rezidans gibi binalarda birçoğu kameralı olan asansörlerin yanına özel işyerleri ve apartmanlar da eklenirken, sanayici, kameralı kabinlere talebin arttığına dikkat çekti. Asansör konusunda uzman mühendisler ve mevzuat konusunu değerlendiren hukukçular da vatandaşın kafasını karıştıran bu konuda önemli uyarı ve değerlendirmelerde bulundu.

SANAYİCİ: ARTIŞ VAR

Konuya sanayici gözüyle bakan Löher Asansör ve Yürüyen Merdiven A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Aktaş ise son dönemde müşterilerden gelen talepte kameralı asansörlere yönelik eğilimin arttığma işaret etti. Kameranın güvenlik için olumlu olduğunu söyleyen Aktaş, "Biliyorsunuz herşeyin biraz eğrisi, biraz doğrusu vardır, ama ben güvenlik için kameranın gerekli olduğunu savunanlara yüzde 80-90 oranında hak veriyorum. Bir kere bu sistem insanın kendi güvenliği için lazımdır. Son dönemde talep artışı var. Özellikle apartman sakinleri satıcı, dolandırıcı gibi rahatsız oldukları konulardan kaynaklı asansörlerin kameralı olmasını istiyor" dedi. Aktaş, ikinci en büyük talebin de özel işyerlerinden olduğunu dile getirdi.

TAMAMI HUKUK DIŞI

Konuyu hukuki ve etik bouyla değerlendiren Çağdaş HUkukçular Demeği (ÇHD) Genel Başkanı Avukat Selçuk Kozaağaçlı, değil asansör, MOBESE ve kent girişlerindeki kameralar için bile hiçbir yasal düzenlemenin olmadığım savundu. Kamu idaresinin bir işlem ya da eylem yaparken bunu bir yasaya dayandırmak olduğunu vurgulayan Kozaağaçlı, "Dolayısıyla bu kameraların tamamı şu anda hukuk dışı. Bu şekilde çalıştırılıyor olmasını kabul etmek mümkün değil. Buna yasal dayanak oluşturmuş Birleşik Krallık gibi ülkeler var ancak onlar da uluslararası yasal dayanaklarla bunu gerçekleştiriyor" dedi.

Kamuya açık alanların kamerayla izlenmesine ilişkin Türkiye‘nin de taraf olduğu Venedik Kriterîeri‘nin uygulandığını belirten Kozaağaçlı, izlemeyi çok sert koşullara bağlayan bu kriterleri şu şekilde anlattı:

"Kameralar açıkça konulmalı ve insanlar kamuya açık izleme yapılıyor diye uyarümalıdır. Görüntülerin kimler tarafından ne kadar süre saklanacağı ile ilgili mutlaka yasal düzenleme yapılmalı, kullanımı ancak güvenlik nedeniyle zorunlu koşullarda gerçekleştirilmelidir."

GÜVENLİK SAĞLAMAZ

Türkiye‘de asansör denetimi konusunda uzman kuruluşlardan olan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Genel Başkanı Cengiz Göltaş, asansörde güvenliğin kamerayla değil raylar, halatlar ve kaliteli bir kabinle sağlandığına işaret ederek izlenme ile ilgili etik sorunlara dikkat çekti.

Günümüzde mekanik asansörlerin yerini elektrikli asansörler aldıkça kamera sistemlerinin de teknik olarak daha kullanılabilir hale geldiğine işaret eden Göltaş, "Kamera sistemi güvenlik aksamı içinde bir parça olarak görülebilir ancak asansörün güvenliğini kameradan önce otomatik kumanda sistemleri, halatları, kabinleri ile bütünüyle çalışma sistemi sağlar. Uzman mühendislerin düzenli denetimi sağlar" diye konuştu.

Bu tür izlemelerin insanın özgürlük alanını kısıtladığını da vurgulayan Göltaş, "Yaşamının her alanında, sokakta, toplantı salonunda, koridorda, telefonda izlenen ve dinlenen insanlar kendilerine bir otokontrol sistemi oluşturuyor ve yapaylaşıyor. Bu yüzden izleme varsa insanları şüpheye düşürmek yerine mutlaka asansöre duyuru aşılmalıdır. Ama dışarda beklerken zaten genellikle kamera oluyor, insan içerde ne yapacak ya da izleme ihtiyacı duyan neyi takip edecek. Maalesef George Orvvell‘in 1984 romanındaki gibi ‘Büyük Biraderler‘in hepimizi gözetlediği bir dünyaya doğru gidiyoruz" dedi.

(Hürriyet İzmir Ege; 27.06.2012)