Tüm Haberlere Dön
ÜRETİM ÖZELLEŞTİRMELERİ START ALIYOR (ENERJİ)
Basından Genel Merkez

ÜRETİM ÖZELLEŞTİRMELERİ START ALIYOR (ENERJİ)

Yatırımcıların taahhütlerini yerine getirememeleri sebebiyle iptal edilen dağıtım ihalelerine yeniden çıkmak irin hazırlıkları sürdürdüklerini belirten Özelleştirme İdaresi Başkan Vekili Ahmet Aksu, üretim özelleştirmeleri süreciyle ilgili olarak da "çevre" mevzuatı ve Maden Kanunu‘ndan kaynaklanan bazı zorlukların giderilmesinin hemen ardından 2012 yılı içerisinde ihalelere başlanacağını söyledi.

Elektrik dağıtım ve üretim özelleştirmeleri sürecinde şimdiye dek kendini gösteren sıkıntılar, bunların tüketici ve yatırımcı tarafına yansımaları ve gelecek günlerde olabilecekler, ODTÜ Mezunları Derneği Enerji Komisyonu‘nca düzenlenen panelde tartışıldı...

Panelistler arasında bulunan Özelleştirme İdaresi Başkan Vekili Ahmet Aksu, yatırımcıların taahhütlerini yerine getirememeleri sebebiyle iptal edilen dağıtım ihalelerine yeniden çıkmak için hazırlıkları sürdürdüklerini, üretim özelleştirmeleri süreciyle ilgili olarak da "çevre" mevzuatı ve Maden Kanunu‘ndan kaynaklanan bazı zorlukların giderilmesinin hemen ardından 2012 yılı içerisinde start vermeyi planladıklarını söyledi. Şu ana dek on adet dağıtım bölgesinin devrini gerçekleştirdiklerini anımsatan Aksu, bu kapsamda gerçekleştirdikleri her ihalede hem yatırımcı sayısı, hem de teklif edilen fiyatlar bakımından artış olduğunu ve en son ihalede oluşan fiyatların tahminlerin "çok çok" üzerinde noktalara geldiğini belirterek şunları söyledi:

"Dünyada ve ülkemizde yaşanan belli zorluklar nedeniyle bu ihalelerden bir kısmı, yatırımcıların taahhütlerini yerine getirememeleri sebebiyle iptal edilmek zorunda kaldı. Dört tanesinin süreci de devam ediyor. Öncelikli amacımız şu an süreçte olan dağıtım şirketlerinin devrini gerçekleştirmek, arkasından süreci kesintiye uğrayan, devri gerçekleştirilemeyen dağıtım şirketlerinin özelleştirmesini de önümüzdeki aylarda tekrar ihaleye çıkarak tamamlamak."

TERMİK TESİSLERİNİ KAYNAĞIYLA DEVRETMEK İSTİYORUZ

Üretim özelleştirmelerinin dağıtım özelleştirmelerinden hayli farklı olduğunu belirten Ahmet Aksu, elektrik üretim tesislerinin mülkiyeti ve sorumluluğunun, hukuki açıdan ve operasyonel anlamda Enerji Bakanlığı‘nda kaldığını, kendilerinin sadece özelleştirme işlemlerini yürüttüklerini kaydederek, o nedenle Bakanlığın görüş ve önerileri doğrultusunda çalışma yapmak zorunda olduklarını, bunun da bazı zorluklar yarattığını dile getirdi. Ayrıca EÜAŞ‘ın elindeki termik tesisleri "kaynağıyla birlikte" (kömür madeniyle birlikte) özel sektöre devretmek istediklerini, bu konuda Maden Kanunu‘ndan gelen kısıtlamaları ortadan kaldıracak yasal düzenleme taslağının Meclis‘e gönderilmek üzere olduğunu belirten Aksu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Aynı şekilde geçici dönem elektrik sözleşmeleriyle ilgili birtakım konular üzerinde de çalışıyoruz. Çevre mevzuatının getirmiş olduğu bazı zorluklar da var; elektrik üretim tesislerinin çevreye uygun hale getirilmesi için birtakım yatırım yükümlülükleri getiren mevzuatlar var. Ama kaynak imkansızlığı nedeniyle bu yatırımlar bugüne kadar devlet tarafından yapılamamış... Şimdi özel sektör firmalarına, ‘Özelleştirme tarihinden itibaren bunları uygun hale getireceksiniz‘ diye belli bir süre vermemiz gerektiğini düşünüyoruz. Onunla ilgili çalışmalar var. Bütün bu konular sonuçlandıktan sonra ve tabii ki yatırımcıların ilgisi devam ettiği ve şartlar onlar açısından da uygun olduğu takdirde, 2012 yılı içerisinde üretim tesisleriyle ilgili önemli özelleştirme ihalelerini duyurmayı planlıyoruz."

ÖZELLEŞTİRME AMAÇLARINA ULAŞILAMADI!

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Enerji Koordinatörü Olgun Sakarya ise elektrik özelleştirmeleri süreci öncesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından ilan edilen özelleştirme amaçlarının hemen hemen hiçbirinin gerçekleşmediğini savundu. Elektrik özelleştirmelerinin kamuoyuna sunulan amaçlarını ÖİB‘nin web sayfasından alıntılayarak, "varlıkların verimli işletilmesi", "maliyetlerin düşürülmesi", "enerji enerjisi arz güvenliğinin sağlanması ve arz kalitesinin artırılması", "kayıp kaçakta azalma sağlanması", "yenileme ve genişleme yatırımlarının özel sektör tarafından yapılması", "rekabet sonucu sağlanan faydaların tüketicilere yansıtılması" şeklinde sıralayan Sakarya, gelinen noktada bu amaçlara ulaşıldığını kimsenin söyleyemeyeceğini ifade etti. Sakarya şunları aktardı:

"Varlıkların verimli işletilmesi, mevcut dağıtım sisteminin teçhizatın ekonomik ömrü doluncaya kadar en doğru şekilde kullanılması ve işletilmesi demektir. Burada da en önemli faktör periyodik bakımlardır. Daha önce dağıtım şirketleri kamudayken periyodik bakım yapılmadığından yakınan bazı kesimler şimdiki manzara karşısında neden hiç ses çıkarmıyorlar? Biz EMO olarak 2008 yılının Temmuz ayında ilk dağıtım (AYDEM) özelleştirmesi gerçekleştirildikten sonra bir çalışma başlattık. 2009‘un başında Başkent dağıtım bölgesi ve arkasından da diğer dağıtım bölgelerinin özelleştirmeleri gelmişti. Bir yıllık geçiş sürecini aştıktan sonra, yaklaşık 2- 2.5 yıla yakın süreyle - hem şubelerimiz kanalıyla hem de ilgili dağıtım şirketlerinin web sayfalarındaki bilgilerden hareketle - dağıtım şirketlerinin hizmetlerini izledik. Bu bölgeleri alan özel sektör dağıtım şirketleri gazetelere, "Bakım için 17 bin saat kesinti yaptık, 100 bin tane malzemeye dokunduk!" gibi beyanatlar veriyorlardı. Oysa biz periyodik bakımları günlük olarak izleyerek, metin şeklinde verilmiş o programları Excel tablasında sayısallaştırarak çarpıcı sonuçlara ulaştık; örneğin Çankırı ilinde özelleştirme sonrası bir yol boyunca 229 saat 30 dakika bakım onarım yapılmıştı. Çankırı ilinin 960 adet trafosu var.2532 Km. orta gerilim, 3099 Km. alçak gerilim hattı var. 229 saatte bu şekebekenin ne kadarına bakım yapılabilir? Bu tabloda başka detaylar da vardı: Başkent sınırları içersinde 12-13 ilçeye bir yıl boyunca bakım-onarım programı için hiç kesinti uygulanmadığı da bildiriliyordu. Dağıtım varlıklarını verimli İşletmek bu mudur?

REKABETİN ALTINDA YİNE ZAM ÇIKIYOR!

Dağıtım özelleştirmelerinin yararlarından söz ederken rekabet soncu sağlanacak faydaların tüketicilere yansıtılmasında sıkça söz edildiğini belirten Sakarya, "Rekabet gerçekten güzel bir kelime. Ama bir kazıyorsunuz, altından yine zam çıkıyor!Bir dağıtım bölgesi içinde rekabet nerede var ki, bundan tüketiciye fayda sağlasın? diye sordu. Olgun Sakarya, "Özellişen dağıtım bölgelerindeki kamu kurumlarına, hastanelere, eğişik spor tesislerine tanınan indirimler, teşvik sıfırlandı. Her sene tüketici fiyatları endeksiyle, aşağı yukarı başabaş giden elektkrik fiyatları, dağıtım şirketlerinin bütünü ile özelleştirilmesinin öngürüldüğü 2011 yılında bir anda fırladı. Alçak gerilimde bağlantı ücretleri % 67 oranında zamlandı. Sadece bağlantı bedillerinden dolayı yıllık 20 milyon TL dolayında bir tutar fazladan tücetici tarafından dağıtım şirketlerine aktarılmış oldu. Kesme- bağlama bedelelrinde de de aynı şekilde % 58‘lik bir artış oldu. Burdan da yıllık yaklaşık 10 milyon liralık bir tutarın tüketicilere yansıtılması söz konusu oldu. Keza güvence bedelinde de çok ciddi artışlar yaptılar. Tüketicilere buradan yansıtılan bedel de 25 TL dolayındadır" dedi.

KAYIP- KAÇAK İYİLEŞTİRMELERİ LAFTA KALIYOR

Özelleştirmenin diğer bir amacı olarak açılan "kayıp- kaçak azalma sağlanması" konusunda da lafta kaldığını belirten Sakarya, "2006-2010 yılları arasında EPDK bir kayıp- kaçak hedefi belirlemiştir. 2010 sonunda hedefler altüst oldu ve tekrar yeni hedefler belirlendi. Bizim hesaplarımıza göre, 2010 yılı hedef oranları aynen kalsa ve 2015 yılına kadar devam ettirilse, 8 milyar kWh vatandaş olarak bizim lehimize olacaktı. Bunun parasal karşılığı en ucuz tarife ile (toptan elektrik fiyatıyla) 1. 12 milyar TL‘dir. Bu miktar vatandaşın üstüne yüklenmiş, kayıp kaçak azalma da olmamıştır" diye konuştu.

(Enerji; 01.06.2012)