MUSTAFA ÇAKIR OZAN YAYMAN / CUMHURİYET
ANKARA/İZMİR - Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu‘nun, nükleer santral projeleri konusunda, "Danıştay bunun da yürütmesini durdurabilir mi?" sorusuna, "Ne varsa durduruyoruz. Yok, durdurma yok artık. İlerleme var. Ben espri yapıyorum, siz ciddiye alıp yazıyorsunuz. Devletin, milletin lehine ne varsa yapılacak. Bunun lamı cimi yok. Öyle bir şey mi var? Onu durdur, bunu durdur. Durdurduk ne oldu?" yanıtını vermesi meslek örgütlerini kızdırdı. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), Karakullukçu hakkında "yargılama süreçlerini etkilediği" gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyor. Karakullukçu‘nun söylemi, hukuk çevreleri tarafından, "ihsası rey" (oyunu önceden açıklama) yaklaşımı olarak değerlendirildi. Karakullukçu‘nun söz konusu açıklamasıyla, anayasa ihlali yaptığı da vurgulandı.
Danıştay 6. Dairesi, son olarak, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği‘nin (TMMOB) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aleyhine açtığı davada, yapılması planlanan Akkuyu Nükleer Santralı‘nı da kapsayan Mersin-Karaman planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının yürütmesini durdurdu. Danıştay planda, "mevzuata, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık görülmediğine" dikkat çekti. Danıştay Başkanı Karakullukçu‘nun önceki akşam Danıştay‘ın kuruluş yıldönümü kokteylinde nükleer santrallarla ilgili bir soru üzerine yaptığı açıklamalar ise yeni bir tartışma başlattı.
TMMOB‘nin açtığı davada da müdahil olan EMO‘nun genel başkanı Cengiz Göltaş, Danıştay Başkanı‘nın "hukukçu kimliği ile değil siyasi kimlikle konuşan bir insanın dili ile konuştuğuna" işaret etti. Türkiye‘de denetim mekanizmalarının, kuralların bozulduğunu belirten Göltaş, "Açıklamalar tuzun koktuğu bir noktaya geldiğimizi gösteriyor" dedi. Göltaş, Türkiye‘de artık bir demokrasiden söz etmenin mümkün olmadığını söyledi. Nükleer santrallar, ithal kömürle çalışan termik santrallar, Karadeniz‘deki hidroelektrik santralları ile ilgili açılan davalarda verilen ve "kamu yararı" içeren kararların uygulanması gerektiğine vurgu yapan Göltaş, şöyle devam etti:
"Siyasal iktidar AKP‘nin elinde. Kamu yararını savunan insanların seslerinin kesildiği, toplumsal muhalefetin hiçe sayıldığı, farklı düşünenlerin cezaevlerine doldurulduğu bir süreci yaşıyoruz. Biz TMMOB ve EMO olarak bu karabasan günlerine karşı yine halktan, emekten yana, mesleğimizi savunmaya devam edeceğiz."
‘Utanç veren bir durum‘
İdari yargı alanında uzun yıllar hâkimlik yapan ve kısa bir süre önce emekli olan hâkim Kudret Ulutürk, Danıştay Başkanı Karakullukçu‘nun açıklamalarıyla ilgili olarak, "Hukuk dışıdır. Anayasaya aykırıdır. Bağımsız ve adil yargılama açısından, geldiğimiz noktayı gösteren utanç veren bir durumdur" değerlendirmesi yaptı.
Ulutürk, Danıştay Başkanı‘nın açıklamalarının bir yargı mensubu tarafından yapılmasının kabul edilebilir bir tarafı olmadığını vurgulayarak, "Danıştay Başkanı‘nın açıklamaları önceki açıklamalarıyla bağdaşır niteliktedir. İdarenin ajanı gibi yaklaşım sergilemiştir. İhsası rey içerir. 40 yıl idari yargıçlık yapmış birisi olarak, bu yaklaşımın, bir yargı mensubuna uygun olmadığını söylüyorum" dedi.
‘İhsası rey çağrışımı yapıyor‘
İzmir Barosu Başkanı Sema Pektaş, Karakullukçu‘nun söz konusu açıklamalarıyla ilgili olarak, "Danıştay Başkanı‘nın açıklamaları ihsası rey çağrışımı yapmaktadır" dedi. Pektaş, Karakullukçu‘nun böyle bir açıklama yapma görevi olmadığını vurgulayarak, "Danıştay Başkanı‘nın, idareye açık çek veren bir değerlendirme yapması açık biçimde anayasa ihlalidir. Herkesi anayasaya uygun davranmaya davet ediyoruz. Danıştay Başkanı‘na, anayasa böyle bir açıklama yapma yetkisi vermiyor. Karakullukçu, bu açıklamasıyla, oyunun rengini açıklamaktan öte anayasa ihlali yapmıştır" dedi.
(.gercekgundem.com, 12.05.2012)