Tüm Haberlere Dön
NÜKLEER ALDATMACASINA KARŞI ÇÖZÜM TEMİZ ENERJİDE (BİRGÜN)
Basından Genel Merkez

NÜKLEER ALDATMACASINA KARŞI ÇÖZÜM TEMİZ ENERJİDE (BİRGÜN)

Nükleer santral kurulması planlanan Sinop`ta düzenlenen panelde, nükleer enerjinin çıkmazları tartışıldı, yenilenebilir ve temiz enerjinin gerekliliğine vurgu yapıldı

Tarihteki en büyük nükleer kaza olan Çernobil felaketinin 26. yılında Türkiye‘de nükleer enerji tartışması devam ediyor. Hükümetin nükleer santral kurmayı planladığı yerlerden biri olan Sinop‘ta, "Çernobil‘den Fukuşima‘ya Nükleer Tehlike: Çevre ve Sağlık" başlıklı bir panel düzenlendi. Melia Kasım Oteli‘nde düzenlenen panele, Nükleer Karşıtı Platform bileşenlerinin yanı sıra Gerze Yaykıl köylüleri ve Sinop halkı yoğun ilgi gösterdi. Panelde nükleer enerjinin tehlikelerine dikkat çekilerek Türkiye‘nin alternatif enerji kaynaklarına yönelmesi gerektiği vurgulandı.

ÇÖZÜM, RÜZGÂR VE GÜNEŞ ENERJİSİ

Panelde konuşan Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, Türkiye‘nin enerji üretiminde nükleer santrallara ihtiyacı olmadığını söyledi. Yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarının enerji üretiminde çıkış noktası olacağını savunan Göltaş, Türkiye‘nin rüzgar enerjisi potansiyelinin yalnızca yüzde 1‘ini kullandığına dikkat çekti. Doğal ve kültürel mirasın HES‘lerle, termik ve nükleer santrallarla yağmalandığını söyleyen Göltaş, şöyle konuştu:

"AKP‘nin enerji politikası içme sularını bitiren, dereleri satan, Metin Lokumcu‘nun ölümüne sebep olan, enerji politikası anlayışıdır. Nasıl eğitimde, sağlıkta, tarımda yaşam alanları tahrip ediliyorsa enerji alanı da AKP eliyle nükleer santral lobicilerine terk ediliyor. Türkiye‘nin enerji ihtiyacının giderilmesinde nükleere değil, rüzgar ve güneş enerjisine ihtiyacı vardır."

NÜKLEER KAÇINILMAZ DEĞİL

Gazeteci ve enerji uzmanı Özgür Gürbüz ise,hükümetin nükleer enerjinin kaçınıljnaz olduğu şeklinde yaptığı propagandanın gerçekdışı olduğunun altını çizdi. Gürbüz, "Bizlere öyle şeyler söylüyorlar ki sanki nükleer santrallar, termik santrallar olmasa elektrik hiç üretilmeyecek. Halbuki dünyada elektriğin sadece yüzde 13,4‘ü nükleerden üretiliyor" dedi. Gürbüz, halkın yarısından fazlasının nükleer enerjiye karşı olmasına rağmen hükümetin nükleer santraldaki ısrarcı tutumunun dayatmacı bir anlayışı yansıttığını ifade etti. Nükleer Tehlikeye Karşı Barış ve Çevre İçin Sağlıkçılar Derneği (NÜSED) Başkanı Derman Boztok ise, nükleer enerjiye ve silaha harcanan paranın sağlığa ayrılmasrgerektiğini belirtti. Boztok, "Radyasyon tirpid bezlerini etkileyerek kansere yol açıyor, sindirim sistemini ve bffçok organı tahrip ediyor. özellikle çocuklara ve hamile kadınlara verdiği zarar daha fazla, ölü doğumlara, kısırlığa, kalp hastalıklarına, sinir bozukluklarına yol açıyor" diye konuştu.


‘Yaykıl Bizimdir‘
Panalistler daha sonra Yaykıl köyünü ziyaret etti. Uzun zamandır termik santrale karşı mücadele eden Yaykıl Köyü‘nün muhtarı Ahmet‘ Tiryaki, şöyle konuştu: "Aslına bakacak olursak Yaykıl Köyü ve Gerze halkı olarak termik santral ve nükleer santral başımıza bela oldu demiyoruz, biz onların başına bela oluyoruz. Çünkü biz bu topraklarda yaşıyoruz, bu topraklardan besleniyoruz, bu topraklardan geçimimizi sağlıyoruz. Termik santral ile yaşam alanlarımızın tahrip edilmesini istemiyoruz, nükleer santraldan kanser olmak istemiyoruz. Bunlara izin vermiyoruz, vermeyeceğiz. Sinop bizimdir".

(Birgün; 30.04.2012)