Tüm Haberlere Dön
EMO: ÇÖKME TESADÜF DEĞİL (BİZİM GAZETE)
Basından Genel Merkez

EMO: ÇÖKME TESADÜF DEĞİL (BİZİM GAZETE)

EMO Yönetim Kurulu, Marmara Bölgesi`nde yaşanan elektrik sistemindeki çökmenin, Türkiye elektrik sisteminin sorunlar yumağına dolandığını ortaya koyduğunu belirtti

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu, 14 Ocak Cumartesi günü Marmara Bölgesi‘nde yaşanan elektrik sistemindeki çökmeye yönelik açıklama yaptı. Cumartesi günü "Teknik ya da öngörülemeyen bir arıza" olarak geçiştirilemeyecek kadar büyük bir sistem çökmesi yaşandığına dikkat çeken EMO yönetimi, 6 ilde yaklaşık 3 saat süren kesintinin, sistemin bıçak sırtı bir denge ile sürdürülmeye çalışıldığının göstergesi olduğunu ileri sürdü.

EMO yönetimi, bu kritik dengenin; doğalgaz çevrim santrallarına yakıt sağlanmasından elektrik üretiminin tüketimi karşılayacak düzeyde gerçekleştirilmesine, iletim hatlarının yetersizliğinden kamu yapılanmasının aciz bırakılmasına kadar uzandığına işaret etti.

"PERİYODİK BAKIM YAPILMIYOR"

Yaşanan sorunların bir nedeninin "kadrolaşma" olduğu ileri sürülen açıklamada, "Art arda iki arızanın meydana gelmesi her ne kadar tesadüfü olarak açıklansa da burada göz önüne alınması gereken bir başka önemli nokta da periyodik bakımlar ve onarımlar konusunda yaşanan eksikliklerdir. Planlama anlayışında olduğu gibi sistem işletmeciliğinde de deneyimli personeller bir şekilde işlerinden uzaklaştırılmış ve sindirilmiş, atamalarda mesleki yeterlilik göz ardı edilerek farklı kriterler öne çıkarılmış ve işletme hizmetlerinin de zaafa uğraması kaçınılmaz olmuştur" denildi.

"SORUN SERBEST PİYASA"

Tüm bu sorunların elektrik hizmetine yönelik politik tercihlerin sonucu olduğunu belirten EMO, elektrik üretim-iletim ve dağıtım sisteminin parçalanması, planlamaya son verilmesi, kamu inisiyatifinin ortadan kaldırılması ve insanların tüm yaşamını doğrudan etkileyen elektrik gibi bir kamu hizmetinin serbest piyasaya bırakılmasının, sistemde yaşanan çökmenin asıl sorumlusu olduğunu vurguladı.

EMO açıklamasında, "Tüm dünyada olduğu gibi özelleştirme ve piyasalaştırmada ısrar eden Türkiye yöneticileri de bu acı gerçekle yüzleşmek zorundadırlar. Ne yazık ki tüm bu politik tercihlerin yol açtığı kaybın faturası; kesinti, pahalı enerji, ekonomik ve toplumsal kayıplar olarak yurttaşlarımıza kesilmektedir" ifadelerine yer verdi.

(Bizim Gazete; 18.01.2012)