Özelleştirmelere karşı ‘kamusallık‘ savunuldu KAMUSALLIK Yeniden Çalıştayı, "Tüm kamusal alanın uluslararası tekellere bırakıldığı ve özelleştirme adı altında tüm kamu mülkiyetinin talan edildiği" vurgusunun yapıldığı açılış konuşmaları ile başladı. Türkiye‘deki insan hakları ihlallerine de değinilen açılışta Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Pektaş, "AKP‘nin ileri demokrasi anlayışını, "Abdülhamit‘in istibdat dönemi"ne benzetti. EMO Ankara Şubesinin uluslararası katılımla düzenlediği çalıştay Ankara Üniversitesi Cebeci Kampusu nda başladı. Açılış konuşmalarında özellikle son 30 yılda Türkiye‘de ve dünyada uygulanan liberal politikalar ve bunun sonucu ortaya çıkan yıkımdan söz edildi. Ramazan Pektaş konuşmasına, aynı saatlerde Ankara Adliyesi önünde Hopa Davası için bekleyenleri selamlayarak başladı. Pektaş ülkede "ileri demokrasi" adına yapılanlara dikkat çekerek, "ÂKP eliyle sürdürülen küresel saldırı, toplumsal muhalefet kesimlerinin her birine farklı bir kılıf uydurarak sürdürülüyor" dedi. Pektaş, AKP‘nin ileri demokrasisinin ancak Abdülhamit‘in istibdat dönemine eş tutulabileceği vurgusu yaptı. Küresel kapitalizmin son 30 yıl içinde vahşileşen bir saldırganlık içinde olduğunu ifade eden Pektaş, özelleştirmeler için kullandığı "peşkeş" sözünün artık yeterli olmadığını, "Özelleştirme adı altında yasal bir hırsızlığın" sürdüğünü belirtti. Küresel sermayenin yalnızca ekonomik uygulamalarla soygun yapmadığını hatırlatan Pektaş, askeri yöntemlere de başvurulduğuna dikkat çekti. "Balkanlarda, Kafkaslarda, Asya‘da, Afrika‘da ve son olarak Ortadoğu‘da yalan rüzgarları estirildi" diyen Pektaş, Arap Baharı‘nın da yalancı bir bahar olduğunu savundu. Ramazan Pektaş bölgede yürütülen politikaları "Buralarda yürütülen savaş politikalarıyla petrol yataklarının, enerji kaynaklarının üzerindeki küresel sermaye hakimiyeti garanti altına alınmaya çalışılmıştır" diye değerlendirdi.
‘YURTTAŞLIK HAKLARI PİYASALAŞTIRILIYOR‘
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş da özelleştirmelere vurgu yaparak, "Küresel kapitalizmin ürettiği krizini aşmak amacıyla özellikle 1980‘li yıllardan sonra mal, hizmet ve sermayenin küresel ölçekte sınırsız dolaşımını sağlamak için ‘liberal reformlar‘ adı altında dayattığı politikalar" olduğunu ifade etti. Göltaş, özelleştirme politikalarının Türkiye‘deki sonuçlarını, "İşsizliğin artması, eşitsizliğin derinleşmesi, sosyal ve ekonomik dokunun zarar görmesi, göçlerin yaşanması, sağlık, eğitim, sosyal güvenlik ve altyapı gibi temel yurttaşlık haklarının piyasalaştırılması" olarak ifade etti. Kamusallık Yeniden Çalıştayı‘nın farklı başlıklar altında gerçekleşecek oturumlarında, açılış konuşmalarında sıralanan tüm bu sorunlara karşı nasıl bir mücadele alanı oluşturulabileceği ve toplumsal muhalefetin hangi kavramsal tartışmalar sonucu yeniden örgütlenebileceği konuları uzmanları tarafından tartışılacak
(Ankara/E VRENSEL)