ELEKTRİK FİYATLARINA yapılan zamların faturalara yansımasıyla birlikte yurttaşların tepkileri Cumhuriyet Ankara‘ya ulaştı. EMO Ankara Şube Başkanı Ramazan Pektaş, özelleştirme sonuçlarının faturalarda görülmeye başladığını savunuyor. SAYFA 10‘DAZamlı faturalara yurttaşlardan tepki Ankara‘yı elektrik çarptı ANKARA - Ekim ayında elektriğe yapılan yüzde 9.5 oranındaki zam, başkentlileri de olumsuz etkiledi. Faturaya yansıyan zamdan kaçış olmadığını söyleyen Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şube Başkanı Başkanı Ramazan Pektaş, özelleştirmenin olumsuz etkilerini artık herkesin yaşadığını belirterek, "Vatandaşa sorulmadan değiştirilen birçok uygulama var. Bunun son örneğini de şirketlerin ricası doğrultusunda v anılan zamlarda gördük" dedi Elektriğe yapılan yüzde 9.5 zam, tüm Türkiye gibi başkentlileri de etkiledi. Faturalara doğrudan yansıyan zammı biraz hafifletebilmek için enerjiyi daha az ve verimli kullanan cihazlar seçilmesini öneren Pektaş, "Türkiye‘deki enerji politikaları elbette ki Ankara‘ya da yansıyacaktır. Vatandaş israfa neden olacak tüketimden kaçınmalıdır" dedi. Sayacın saati farklı Elektronik sayaçların özellikle 2000 yılından sonra Ankara‘da yaygınlaştığı belirten Pektaş, "sayacın akıllısı olmaz" uyarısında bulundu. Doğru kullanılmıyorsa elektronik sayacın herhangi bir tasarruf getirmeyeceğini söyleyen Pektaş, yazın ve kışın değişen saatlere göre sayaçların ayarlanmadığına dikkat çekti. Pektaş, "Sayacın saati ayarlanmıyor. İndirimli saat diye vatandaş yeni saate göre cihazını çalıştırıyor. O bir saat çalıştırdığı cihaz, indirim başlamadan kullandığı için faturaya farklı yansıyor" uyansında bulundu. ‘Fatura, cihaz kullanımına bağlı‘ Ankara‘da ortalama bir ailenin ne kadar elektrik faturası ödediğinin ne kadar cihaz kullandığına bağlı olduğunu söyleyen Pektaş, "4 kişilik bir aile hemen hemen 60 TL fatura öder. 2 kişilik bir aile ile arasında uçurum yoktur. Aradaki farkı kullanılan cihazlar ve süreleri belirler" diye konuştu.
‘Ürettiğini tüketiyor‘
Ankara‘daki elektrik üretiminin tüketim ile denge içinde olduğunu söyleyen Pektaş, "Bir doğalgaz, bir kömür ve birkaç küçük barajda üretilen enerji, tüketilen enerjiye çok yakın. Dolayısıyla enerji çok uzaklardan gelip yolda kaybolmuyor. Zaman zaman küçük farklarla elektrik alıyor ya da veriyor ama genel olarak başkent ürettiği kadar tüketiyor" diye konuştu.
‘Planlama yok‘
Pektaş trafolarda da elektrik kaybının çok olduğuna dikkat çekti. Planlı bir yerleşim olmadığını belirten Pektaş, bir siyasinin lafıyla belli bir bölgeye insanların yığılabildiğini kaydetti. Pektaş, "Trafoların boşta çalışma kayıpları vardır. Bir trafodan hiç elektrik kullanılmasa dahi kayıp gerçekleşir. Yerleşim alanlarındaki trafoların kullanılacak ihtiyaca yakın bir ölçekte planlanması gerekir. Bu kolay değil. Çünkü planlı bir yerleşim yok. Ankara‘da olması gerekenden fazla trafo gücü olduğu ve kayıpları artırdığı yönünde tespitlerimiz var" dedi.
‘Yenilenebilir şansı yok`
‘Yenilenebilir şansı yok‘ Ankara‘nın yenilenebilir enerji açısından şanslı bir yer olmadığını söyleyen Pektaş, "Hidrolik açıdan bazı yerlerde potansiyel var. Jeotermal hemen hemen hiç yok. Olan da bizim bildiğimiz kadarıyla enerji üretmek için yeterli değil. Bunun için hepsini ölçülü bir şekilde kullanmak gerekiyor" diye konuştu. Özelleştirmelerin etkilerinin artık herkes tarafından hissedildiğini kaydetti. Pektaş, "Vatandaşa sorulmadan değiştirilen birçok uygulama var. Bunun son örneğini de EÜAŞ‘ın zamma gerek yok dediği halde EPDK‘nin dağıtım şirketlerinin ricası doğrultusunda yaptığı zamda gördük. Türkiye‘deki enerji politikaları her zaman için Ankara‘ya da yansıyacaktır. Enerji politikalarının toplumun çıkarlarını gözeten bir noktadan bakılarak yeniden yapılması mümkündür" dedi.