EMO Ankara Şubesi, üç yıl önce öldürülen kurucu üyesi Ali İhsan Alpaslan anısına düzenlediği etkinlikte, "Kıdem Tazminatı ve İş Yaşamında Dönüşüm" konusunu tartıştı.
ANKARA- Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi, 30 Ekim 2008 tarihinde yaşamını yitiren kurucularından Ali İhsan Alpaslan anısına etkinlik düzenledi. Alpaslan‘ın eşi ile dostlarının anılarını paylaştığı etkinlikte, ayrıca "Kıdem Tazminatı ve İş Yaşamında dönüşüm" konusu tartışıldı.
Etkinlik, Alpaslan‘ın hayatınden kesitler sunan sinevizyon gösterimi ile başladı. Daha sonra söz alan EMO eski Başkanı Haşim Aydıncak, Alpaslan ile ilgili anılarını paylaştı. "Az önce izlediğimiz sinevizyonda da görüldüğü gibi, dürüst, ilkeli, bir o kadar da baba olmayı beceren bir insanı gördük" diyerek konuşmasına başlayan Aydıncık, şunları söyledi: "Adım adım birlikte birçok şeyi paylaştık. Son derece mütevazi ve bir o kadar hiç bir fedekarlıktan kaçmayan birisiydi. EMO‘nun örgütlenme sürecinde yer aldı. Ne zaman ihtiyaç varsa, odanın her çalışmasına katıldı. Mesleğini seven ve bilen birisiydi. Hunharca bir cinayette kaybettik. Katlanılması zor bir şeydi. Öldürülüş biçimi ve arkasından gelenler katlanılması zordu. Yargılamada da adalet inancımızı sarsan bir sonuç oldu. Onu anıp ve yaşatmaya özen gösteriyoruz."
‘ACIM HİÇ KÜLLENMİYOR‘
Aydıncak‘ın ardından söz alan Alpaslan‘ın eşi Nurcan Alpaslan, acısının zamanla küllenmediğini ve azalmadığını belirterek, "Bu şekilde ölümü hiç haketmedi. Hayat onun söylediği gibi devam ediyor. Ama bir yanımız hep eksik olarak devam ediyor. Sevgili eşimden geriye pırıl pırıl 2 evlat kaldı. Yanımda değil ama ruhen hep yanımda" diye konuştu.
Alpaslan‘ın kardeşi Nesrin Alpaslan, abisini her geçen gün daha çok özlediğini belirterek, "Bana verdiği akılları özlüyorum. Yalan, dolan bilmezdi" dedi.
‘BU BİR ADALET MÜCADELESİ‘
Ölümün ardından açılan davayı anımsatan Nesrin Alpaslan, şunları söyledi: "Katiller 4 kişiydi. Bunu herkes biliyordu ancak bunu mahkemeye anlatamadık. Son celsede abimin ismini duyan Mahkeme BaşkanI, ‘Bu kim, yeni mi bu mahkemeye dahil oldu‘ demiş. Ama bu kişi, son celsede 3 kişiyi beraat ettirdi. Sadece biri hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Bir kişiyi suçlu bulup diğerlerini serbest bırakmak için herşeyi yaptılar.Ancak bu işin peşini bırakmayacağız. 5 milyonu aşkın faili meçhul cinayet var. Katilleri çok rahat serbest bırakıyorlar. Bu bir adalet mücadelesi. Devam edeceğiz."
‘İŞ YAŞAMINDA DÖNÜŞÜM TARTIŞILDI‘
Ali İhsan Alpaslan ile ilgili konuşmaların ardından "Kıdem Tazminatı ve İş Yaşamında dönüşüm" başlıklı panele geçişti. EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Ebru Akgün‘ün yönettiği panele, konuşmacı olarak Sosyal İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Onur Bakır ve ÇHD Ankara Şubesi‘nden Gülşen Uzuner katıldı.
İlk olarak söz alan Bakır, hükümetin hayata geçirmeyi planladığı Ulusal İstihdam Strateji Belgesi‘ni sermaye çevreleri ve uluslararası finans kuruluşlarıyla eş güdüm halinde hazırladığını belirtti. İşsizlik ve istihdama ilişkin kimi verilere dikkat çeken Bakır, "Son 10 yılda istihdama dahil olan nüfus bir milyon artmış. İşsiz sayısı ise 1,5 milydn artış gösteriyor. Bu dönem aynı zamanda yeni liberal politikaların uygulandığı dönem" dedi.
‘İŞSİZLİĞE ÇÖZÜM ESNEK ÇALIŞMA‘
Hükümetin işsizliğe çözüm olarak "esnek çalışmayı yoğun biçimde uygulama"yı bulduğunu belirten Onur Bakır, uygulamada olan esnek çalışma biçimlerini aktardı, "Mevzuatta işgücü piyasasını esnekleşirilmesine ilişkin hükümler çok. Ancak bunu daha yoğun bir biçimde uygulayacaklar" diye konuştu.
Sosyal-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Deniz Bakır, hükümetin "Saldırı paketinde yer alan düzenlemeleri" ise şöyle özetledi:"Esnek çalışma biçiminin uygulanabilirliğini artıracaklar.
Belirli süreli iş sözleşmelerinin esaslı bir neden olmasa da üst üste yapılabilmesi sağlanacak. Bu düzenlemenin etkileyeceği ilk grup taşeron işçiler, mühendisler, mimarlar olacak.
Genç istihdamı geliştirme adı altında, belirli süreli iş sözleşmeleri, 25 yaş altı gruplar için daha esnek biçimde yapılandırılacak.
Özel istihdam bürolarına geçici iş ilişkisi kurma yetkisi verilecek. Kiralık işçi uygulaması başlayacak. Ülkeyi amele pazarına dönüştürecekler.
İş paylaşımı, esnek zaman modeli, uzaktan çalışma, tele çalışma biçimleri mevzuata girecek.
Deneme süresi 25 yaş altı grup için 4 aya çıkarılacak.
Esnek çalışma biçimleri ile emeklilik ve işsizlik ödeneği gibi sosyal güvenlik hakları "bütünleştirilecek", faturası işçiye yüklenecek.
Kıdem tazminatı fona devredilecek, iş güvencesi olmaktan çıkacak.
Kısmi sürelerle çalışma teşvik edilecek.
Bölgesel asgari ücret uygulamasına geçileşecek."
‘TAŞERONDA YASAL SINIRLAR KALDIRILACAK‘
Bakır, hükümetin daha sonra gündeme getireceği uygulamalar hakkında da bilgi verdi, "Taşeronlaştırmada yasal sınırlar kaldırılacak. Asıl işler taşerona verilecek. Birlikte istihdam teşvik edilecek. Kamu Personel Rejimi Reformu ile kamu persoleninin iş güvencesi yok edilecek ve esneklik kamuya da getirilecek. Sendikal örgütlenme baskılanmaya devam edilecek" dedi.
‘ÖRGÜTSÜZ İŞÇİLER BU HAKKINI KULLANAMIYOR‘
ÇHD Ankara Şubesi‘nden Gülşen Uzuner ise kıdem tazminatının uygulamadaki halini anlattı. "Kıdem tazminatını işçi alamıyor" şeklindeki hükümet açıklamasının çok da gerçeği yansıtmadığını söyleyen uzuner, "Örgütlü işçilerin hemen hemen tamamına yakını, kıdem tazminatı hakkını kullanıyor. Kıdem tazminatı hakkında yoksun bırakılanlar daha çok örgütsüz, taşeron işçiler. Esnek çalışma biçimlerinni yaygınlaştırılmasıyla birlikte güvencesizleştirmenin mağduru olan işçiler, kıdem tazminatını alamıyoryar" diye konuştu. Kıdem tazminatı fonu hakkında da bilgi veren Avukat Uzuner, fonla birlikte bir hak olan kıdem tazminatının ortadan kaldırılacağını belirtti.