Tüm Haberlere Dön
ELEKTROMANYETİK ALANLAR HALK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR (EVRENSEL)
Basından Genel Merkez

ELEKTROMANYETİK ALANLAR HALK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR (EVRENSEL)

Çevre ve Halk Sağlığı için EMANET 2011 Elektromanyetik Alan ve Etkileri sempozyumu 7-8 ekim tarihlerinde Yıldız Teknik Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü‘nde gerçekleştirildi. Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi (EMO), İstanbul Tabib Odası (İTO) ve İstanbul Barosu tarafından ortaklaşa düzenlenen sempozyuma Türkiye‘nin bir çok ilinden akademisyen, sendika, meslek odası, dernek temsilcilerinin yanı sıra belediyelerden ve yurt dışından katılım sağlandı. Elektromanyetik alanların halk ve çevre sağlığı açısından zararlarının tartışıldığı sempozyumda, elektrikle çalışan her türlü cihazın çevresinde düşük veya yüksek miktarda elektromanyetik alan oluşturduğu vurgulandı.

Sempozyumun yürütme kurulunda yer alan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Selim Şeker; Elektromanyetik alanların zararlarının yapılan bilimsel çalışmalarla kesinlik kazandığını söyledi. Şeker, "Bu konuda yapılması gereken tartışmalar ‘baz istasyonu zararlı değildir, cep telefonu zararlıdır‘ şeklinde değil hangisinin zararının ne kadar ve şekilde olduğu tartışılmalıdır" dedi.

Elektrik enerjisi kullanan bütün cihazların çevresinde ‘elekromanyetik alan‘ oluşturduklarını aktaran Şeker "Baz istasyonları, cep telefonları, yüksek gerilim hatları Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2B sınıfına alınmıştır.Yani bunlar kanser yapma riski taşıyor" diye konuştu.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyesi Tunaya Kalkan, İstanbul‘un yüzde 7‘sinin yüksek gerilim hattı altında yaşadığını, yüksek gerilim hatlarının 1960 yılında yapılan bir araştırmayla kanser ve lösemiye neden olduğunun kanıtlandığını söyledi. Kalkan, yerleşim yerlerinde bulunan yüksek gerilim hatlarının yer altına taşınması gerektiğini vurguladı.

BTK YÖNETMELİKLERİ YENİDEN DÜZENLESİN

Elektrik Mühendisleri Odası‘ndan Tarık Öden, cep telefonlarının beynimize iki santim mesafede tutulduğunu, en büyük zararınında bundan kaynaklandığını söyledi.

Öden, sempozyuma davet edildikleri halde Bilgi İletişim Kurumu‘ndan (BTK) kimsenin katılmamasını da eleştirdi. BTK‘nın bu alandaki denetlemelerden sorumlu olduğunu belirten Öden, "Akademisyenlerin, bilim insanlarının fikirlerine kulak vermeliydi ve bu alandaki yönetmelikleri ortak akıl çerçevesinde yeniden düzenlemeliydi. Şirketlerin lehine değil insan sağlığının yararına adımlar atmalı" dedi.

Türkiye Belediyeler Biriliği Başkanı Ayşe Ünal da Yapı ve İmar Kanunu‘na göre bir alana baz istasyonu kurulacaksa, belediyelerden ve yerel yönetimlerden izin alınması gerektiğini söyledi.

HER DÜZEYDE RADYASYON ZARARLI

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesinden Prof. Dr. Süleyman Daşdağ, nüfusun yoğun olduğu büyük şehirlerde oluşan elektromanyetik kirliliğin küçük şehirlere ve kasabalara göre çok daha yüksek olduğunu vurguladı. En tehlikeli ışınlar arasında yer alan X ve Gama ışınlarının yüzde yüz kansere sebep olduğuna dikkat çeken Daşdağ, "Fakat bu ışınlar sağlık alanında, özellikle görüntülemede kullanılıyor. X ve gama ışınları hastalıkların teşhisinde çok önemli görevler üstlendiği gibi, bu ışınlar tedavi amacıyla radyoterapide de kullanılıyor" dedi.

(Evrensel; 10.10.2011)