"KKTC‘de Elektrik Özelleştirilme(me)li mi?" konulu panelin ilk oturumunda konuşan KIB - TEK Avukatı Feyzi Hansel, şu andaki mevzuatta KIB -TEK dışında elektrik üretimine yasal engel bulunmadığını söyledi.
Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği‘ne bağlı Elektrik Mühendisleri Odası‘nın düzenlediği "KKTC‘de Elektrik Özelleştirilme(me)li mi?" konulu panel Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi‘nde yapılıyor.
Konuyla ilgili 6 uzmanın konuşmacı olarak katıldığı panelin açılışına, Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, CTP Lefkoşa Milletvekili Kadri Fellahoğlu, Ticaret Odası Başkanı Günay Çerkez ve KIB-TEK çalışanları ile diğer konuklar katıldı.
Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, panelin açılışında yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK)‘i özelleştirme politikaları olmadığını, kurumun sürdürülebilir hale gelmesi için birçok adımlar attıklarını ve atacaklarını söyledi. Atun, kurumla ilgili hazırlanan tasarının, kurum emeklilerini intibaklarının sağlanmasını ve tahsilatların da özel kuruluşlarca yapılmasını amaçladığını kaydetti.
AKSOY: "SONUÇ BİLDİRGESİYLE HÜKÜMETİN ATACAĞI ADIMLARA IŞIK TUTMAK İSTİYORUZ"
Rıfat Yalınç‘ın moderatörlüğündeki panelin açılışında konuşan EMO Başkanı Mustafa Aksoy da, son günlerde gündemi fazlasıyla meşgul eden özelleştirmeyi teknik, idari ve hukuksal yönleriyle tartışmak için paneli düzenlediklerini söyledi.
Aksoy, özelleştirmenin ülkeye getireceği yararları, zararları, tehditleri ve diğer ülkelerdeki uygulamaların nasıl yapıldığını panelistlerden dinleyip öğrenme ve değerlendirme fırsatı bulacaklarını kaydetti.
Elektriğin ülke için lüks değil elzem bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Aksoy, bu konuda atılacak adımların kamuoyu tarafından kabul görmesinin mutlaka sağlanması gerektiğini ifade etti.
Aksoy, panelin sonuç bildirgesiyle hükümetin atacağı adımlara ışık tutmayı amaçladıklarını belirterek, panele katkıda bulunanlara teşekkür etti.
GÖLTAŞ: "ÖZELLEŞTİRME REÇETE DEĞİL"
Türkiye Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Cengiz Göltaş, açılıştaki konuşmasında, Türkiye‘de yıllardır enerji politikalarını tartıştıklarını belirterek, stratejik bir altyapı hizmeti olan enerjide kaynakların doğru kullanılmasının önemini vurguladı.
Göltaş, enerjinin yaşamsal yanı, yani kullanımında adil, kesintisiz, kaliteli, ucuz ve çevreye uyumlu sağlanmasına da dikkat çektiklerini anlattı.
Ülkelerin enerji politikasının çok önemli olduğunu kaydeden Türkiye EMO Başkanı Cengiz Göltaş, enerji meselesini ulusal güvenlik, kalkınma, sanayileşme, ulaşım, dışişleri meselesi olarak da kavramak gerektiğini ifade etti.
Son günlerde Kıbrıs çevresinde doğalgaz ve petrol aramalarıyla ilgili kopan fırtınayı örnek gösteren Göltaş, enerjinin yaşamsal önemini vurguladı.
Enerjideki özelleştirme konusunun son 25 yıldır Türkiye‘de çok yoğun tartışıldığını ve özelleştirme-serbestleştirme yaşandığını belirten Göltaş, Türkiye‘nin 1980 darbesinin ardından yeniden yapılandırma sürecinde yaşamın bütün alanlarının tek tek serbest piyasa ekonomisinin, yani kapitalizmin kurallarıyla şekillendirildiğini, özelleştirmelerin yaşandığını anlattı.
Türkiye EMO Başkanı Cengiz Göltaş, Türkiye yaşananları özetleyerek, "Türkiye‘de elektrik dünya ve Avrupa ölçeğinde en pahalı hale geldi. Türkiye‘de kaynaklar doğru planlanmadığı için elektriğin yüzde 50‘sini doğalgazla üretir hale geldi. Enerjide dışa bağımlılık yüzde 70‘lere ulaşmıştır. 2000‘lerden bu yana 70 milyon Dolar, doğalgazdan 900 milyon Dolar açık meydana gelmiştir. Türkiye enerji sektöründe bütünsel yapısını kaybetmiştir" dedi.
Göltaş, Türkiye‘nin enerji ihtiyacını karşılamada doğru politikalardan vazgeçilerek özel sektörün denetimine verildiğini kaydederek, dünyadaki bütün özelleştirme örneklerinin kapitalizmin işsizlik, kaynakların doğru kullanılmaması gibi sonuçlar ortaya çıktığını söyledi.
"Özelleştirme ihtiyaçların reçetesi değildir" diyen Göltaş, kamu eliyle elektrik üreten Avrupa ülkelerinden örnekler verdi.
TC EMO Başkanı Cengiz Göltaş, dünyada artık yenilenebilir enerji kaynaklarına önem verildiğine işaret ederek, Kıbrıs‘ta da güneş ve rüzgardan daha fazla yararlanılmasını önerdi.
ATUN: "DÜNYADA İŞLETMECİ DEVLET MODELİ KALMADI"
Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun da konuşmasında, son derece önemli ve gerekli bir konuda panel düzenlendiğini belirterek, dünyada işletmeci model devleti kalmadığı dönemde KKTC‘de özelleştirmenin tartışıldığını söyledi.
Atun, enerji konusunda devletin sürdürülebilir, kalıcı, tutarlı bir politikaya sahip olmasına göreve geldikleri günden beri çok büyük önem verdiklerini kaydederek; kesintisiz, kaliteli ve ucuz enerjinin de öncelikleri olduğunu belirtti.
YAKINDA FİYATLAR ARTACAK
Denizlerde petrol ve gaz arama söz konusu olsa da tam bir akaryakıt ithalatçısı devlet olduklarını ifade eden Atun, maliyetin tüketiciye yansıdığını, KIB-TEK‘in vatandaşın ödediğinin üzerinde bir rakamla üretim yaptığını, yakında elektrik ücretlerinin yükselmesi gerekeceğini dile getirdi.
AMAÇ SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR KIB-TEK
KIB-TEK‘in mali yönden sürdürülebilir hale gelmesi için birçok adımlar attıklarını ve atılması gerekeceğini anlatan Atun, özetle şöyle devam etti:
"KIB-TEK‘i devraldığımızda 150 milyon TL banka borcu vardı. Kamu bankalarından yüksek faizli borçlardı. Biz ilk yıl kurum için 50 milyon TL‘ye yakın faizler ödeyerek geçirdik. Kamu bankalarından özel bankalara geçirdik. Bugün KIB-TEK‘in borçlanmalarının önemli kısmı özel bankalardandır ve faiz önemli oranda düşmüştür.
KIB-TEK‘in mali bünyesinin güçlenmesi gerekir. Belediyelerin de ciddi bir borcu var. Borçları silmek, inkar etmekle bu sorunu çözemeyiz. Sorunla yüzleşerek, kalıcı çözüm bulabiliriz. O yüzden biz silinmiş borçları Bakanlar Kurulu kararıyla tescil ettik. Bugünlerde umarım buna bir çözüm bulacağız ve kurumun mali bünyesini güçlendireceğiz.
Devletten, kamu kurum ve kuruluşlarından da artık tahsilata başlanmıştır.
Devletin sübvansiye etme inancındaki sektörlere çok daha düşük tarife uygulanıyordu. Bu çapraz tarife, KIB-TEK‘in mali sorunlarını daha da artırmıştır. Biz 2010 bitiminde, çapraz tarifeyi, KIB-TEK‘e görev zararı veren bu uygulamayı ortadan kaldırdık. Devlet bir sektörü sübvansiye etmek istiyorsa, bunu yapacak KIB-TEK değildir, devlettir. KIB-TEK‘in bundan sağladığı yıllık tasarruf en az 20 milyon TL olmuştur."
"EMEKLİLERİ BÜTÇEDEN ÖDEMEK SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL"
Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, kurumun kendi emeklilerini kendi bütçesinden ödediğini, bunun sürdürülebilir olmadığını, devam edilirse kurumun 2018-19‘da hiçbir şekilde maaş ödeyemez duruma geleceğini, buna bugünden yasal tedbir almak gerektiğini de söyledi.
Bu amaçla elinden gelen her şeyi yaptığını kaydeden Atun, emekli intibakı sağlanarak büyük bir mali yükten kurtulmak gerektiğini belirtti.
Atun, ülkesel menfaatlerin zümresel, bireysel ve siyasi menfaatlerin üzerinde olduğunu, bu gerçekten hareket etmek gerektiğini vurgulayarak; KIB-TEK‘in özelleştirilmesi gündeme geldiğinde bunu incelediklerini; AB direktiflerinin özelleştirme için 3 milyon kilowatt gerektirdiğini; KIB-TEK‘in 2010 üretiminin 1 milyon 250 bin kilowatt olduğunu, yani özelleştirme kriterlerine uymadığını kaydetti.
"ÖZELLEŞTİRME POLİTİKAMIZ YOK"
Atun, elektrikte zaten özel üretim de bulunduğunu hatırlatarak, daha önce El-Sen Genel Kurulu‘nda söylediğini tekrarlamak istediğini belirtti ve "Devletin KIB-TEK‘i özelleştirmek gibi bir politikası yoktur" dedi. Atun, KIB-TEK‘i daha da sağlamlaştırmak için neler yapılacağı üzerinde durduklarını vurguladı.
2015‘e kadar sisteme yeni 7 santralın (jeneratör ünitesinin) eklenmesini planladıklarını açıklayan Ekonomi ve Enerji Bakanı Atun, bunun önemli kısmını KIB-TEK çatısı altında yapacaklarını, geri kalanın mevcut işletmeciyle (AKSA) görüşüleceğini ifade etti.
YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI YASASI PAZARTESİ
İş sağlığı ve yönetimi ile toplam kalite için önemli adımlar atılmasını hedeflediklerini dile getiren Sunat Atun, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilgili meclise sundukları tasarının komiteden geçtiğini ve önümüzdeki pazartesi günü genel kurulda görüşüleceğini; 2011 sonlarında rüzgar enerjisi ihalesi açacaklarını söyledi.
Sunat Atun, tüm çabalarının KIB-TEK‘i daha sağlıklı pozisyona getirmek olduğunu ifade ederek, panelin başarılı geçmesini diledi.
Panel moderatörü Rifat Yalınç‘ın sorusu üzerine Atun, hazırlanan yasa tasarısının, devletin işletmeci olduğu alanların özelleştirilmesi, liberalize edilmesi, rekabetin artarak yeni iş sahaları doğması ve sektörlerin genişlemesini öngördüğünü söyledi.
KIB-TEK‘le ilgili hazırladıkları yasanın, kurumdaki emekli intibakını sağlamayı amaçladığını ifade eden Atun, kimsenin haklarına halel getirmeden bunu yapmak istediklerini kaydetti.
Kurumda, hangi bölümün ne kadar verimli olduğunu görmeleri gerektiğini belirten Ekonomi ve Enerji Bakanı Atun, tahsilatın özel sektörden hizmet alınarak yapılmasını düşündüklerini açıkladı.
Şu anda üretimin önemli kısmının özelde yapıldığını kaydeden Atun, halen var olan 123 bin mükelleften KIB-TEK‘in yine belirleyici olduğu bir model içinde üretilen enerjinin karşılığını 1, 2 veya 5 tahsilatçının otomatik, her ay tahsil etmesini istediklerini anlattı.
Açılış konuşmalarının ardından panele geçildi.
Elektrik Mühendisleri Odası‘nca düzenlenen ve Rifat Yalınç moderatörlüğündeki panelin ilk oturumunda Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Avukatı Feyzi Hansel, YAGA Başkanı Derviş Besimler, DAÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Tufan Erhürman konuştu.
HANSEL: "KAMU SEKTÖRÜ BÜYÜK BOZUKLUK İÇİNDE"
KIB - TEK Avukatı Feyzi Hansel, özelleştirmenin işletmeci olmaktan vazgeçip, düzenleyici olması anlamına geldiğini belirterek, KKTC‘de kamu sektöründe büyük bir bozukluk olduğunu öne sürdü.
Mevcut kamu yönetiminin yozlaştığını, devamının mümkün görülmediğini savunan Hansel, devletin kendini hissettirdiği alanların sağlık ve eğitim olduğunu; ülkede bunların layıkıyla yürütüldüğünün söylenemeyeceğini ileri sürdü.
Hansel, özel kurumlar üretse de elektrik üretiminde münhasır yetkinin KIB - TEK‘te olduğunu kaydederek, geçmişte elektriğin Güney‘den alındığını hatırlattı.
"KIB - TEK DIŞINDA ÜRETİME YASAL ENGEL YOK"
Avukat Hansel, Kıbrıs‘ta elektrikle ilgili mevzuat hakkında bilgi verirken, şu anda yürürlükteki mevzuata göre, elektrik üretiminin kamu kurumu olan KIB - TEK dışında da üretilmesinin önünde yasal engel bulunmadığını söyledi.
Hansel, Pazartesi günü Meclis‘ten yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilgili yasanın geçeceğini kaydederek, bunun önemine işaret etti. Enerji Dairesi kuruluşuyla ilgili teşkilat yasasının da Meclis komitesinde bulunduğunu belirten Feyzi Hansel, Elektrik Kurumu Ayrıştırma ve Yapılandırma Yasası ile Enerji Verimliliği Yasası hakkında bilgiler verdi.
Elektriğin hayati önemine işaret eden avukat Feyzi Hansel, yenilenebilir enerji kaynaklarından olabildiğince yararlanmak gerektiğini vurguladı.
KIB - TEK‘in en iyi denetimi yapacak noktaya getirilebilmesi için hazırlanan yasanın önemli olduğunu kaydeden Hansel, "Gerekli yasal ve teknik altyapı bir tamam hazırlandıktan ve uygulandıktan sonra özel sektörün elektrik üretmesinden veya dağıtmasından korkulmamalıdır" dedi.
Hansel, kamu desteği olmazsa uygulamada yaşanacak sıkıntılara göğüs gerilemeyeceğini vurgulayarak, hazırlanan çalışmanın iyice tartışılarak hayata geçirilmesi; KIB - TEK üzerinde siyasetin etkilerinin en aza indirilmesi gerektiğini ifade etti.
BESİMLER: "TÜKETİCİ MENFAATLERİ ÖNEMLİ"
Yatırım Geliştirme Ajansı (YAGA) Direktörü Derviş Besimler, dünyadaki sanayileşme sürecini özetledi; insan değerinin arttığı, tüketicinin odak olduğu bir düzene doğru ilerlendiğini belirtti.
Demokrasi gereği de yapılacaklardan insanların nasıl etkilendiğinin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Besimler, tüketicinin menfaatlerinin önemini vurguladı.
"Özelleştirme mi, özelleştirmeme mi" tartışmasından öte "güvenilirlik, kalite, makul fiyatta elektrik üretimi" konularını önplana çıkarmak gerektiğini söyleyen Derviş Besimler, ilgili tarafların bir araya gelip vizyon oluşturmasının çağın gereği olduğunu anlattı.
YAGA Direktörü Besimler, alternatif enerji üretimi konusunda çok başvuru aldıklarını belirterek, rüzgar, güneş ve atıklardan elektrik üretimi için yatırımlar yapılabileceğini; Almanya ve Galler‘deki bazı tesisleri de yerinde incelmeyi planladıklarını açıkladı.
Bir evin elektrik ihtiyacını güneş enerjisiyle karşılaması için 12 bin Euro gerektiğini ve bunun pek efektif görülmediğini, ancak elektrikli arabaların da üretilmeye başlandığını; birlikte düşünülünce verimli olduğunu kaydeden YAGA Direktörü Derviş Besimler, İngiltere‘nin elektrikte özelleştirmeye gitme gerekçelerini anlattı.
Özelleştirmeden önce tüketicilerin menfaatlerinin önplanda tutulması gerektiğini kaydeden Derviş Besimler, monopolların insanların ihtiyaçlarını hiçbir zaman tam karşılamadığını; elektrikte de monopolun yıkılmasının tartışılması gerektiğini söyledi.
YAGA Direktörü Besimler, elektrik üretiminin çeşitlendirilmesinden herkesin menfaat sağlayacağını belirtti.
ERHÜRMAN: "TASARIYLA KIB - TEK ORTADAN KALDIRILIYOR"
DAÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi, Yrd. Doç. Dr. Tufan Erhürman, KIB - TEK‘le ilgili yasa tasarısını yorumlarken, bugüne dek yetkili makamlardan elektrikte özelleştirme olmayacağını çok kez işittiğini; panelin açılışında Bakan‘dan bir kez daha işittiğini ve şaşırdığını çünkü Bakan‘ın söyledikleriyle yasa taslağındakilerin benzer olmadığını savundu.
Bu taslakla KIB - TEK‘in ortadan kaldırılıp yeni bir özerk, kamu tüzel kişiliğine sahip kurum oluşturulmasının amaçlandığını öne süren Erhürman, tasarıda direkt "özelleştirme" ifadesi yer almadığını ama maddelerdeki düzenlemelerin bu anlama geldiğini ileri sürdü.
Tufan Erhürman, taslağın elektrik iletimini sadece kurumun yetkisine verdiğini; Özelleştirme Yasa Tasarısı‘nda ise sadece satış değil, kamu hizmetinin devrinin bile özelleştirme olduğunun kayda geçtiğini belirtti.
Yasa tasarısındaki 8. maddede özel sektörün elektrik üretimini teşvik etmek için kurumun üretimini kısmen veya tamamen durdurabileceğini, tesislerini kısmen veya tamamen devredebileceğinin yazıldığını belirten Erhürman, "Bunu yapmak demek, devletin elektrik kamu alanından külliyen çekilmesi ve dengeleyici varlığını kaybetmesi demektir" dedi.
"ÖZEL TEKELLER ÇOK RİSKLİ"
Üretim alanında devletin tamamen piyasadan çekildiği anda bu kamu hizmetinin tamamen özelleştirilmiş olacağını kaydeden Erhürman, elektrik piyasasının özel tekellerin eline geçmesinin çok risk taşıdığını söyledi.
Devlet tekelinden çıkıp özel tekeline gitmenin çok daha riskli olduğunu vurgulayan Tufan Erhürman, KIB - TEK‘le ilgili tasarının 8. maddesiyle Özelleştirme Yasa Tasarısı‘nın 18. maddesinin ilginç bir durum yarattığını belirtti. Özelleştirme yasa taslağında ilgili piyasanın yapısı gereği rekabet ortamı sağlanamıyorsa imtiyazlı hisse olabileceğinin yazıldığını kaydeden Erhürman, elektrikle ilgili tasarıda bunun yer almadığını kaydetti.
DAÜ Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Tufan Erhürman, tasarıda elektrik fiyatlarının rekabet kurallarına uygun olarak işletmelerce yapılacağı ifadesi bulunduğunu belirterek, KKTC gibi bir ülkede böyle açıklar bırakılmasının denetimde büyük sıkıntılar yaratacağını söyledi.
ÖZERK KURUL AMA ÜYESİ HÜKÜMETÇE BELİRLENECEK
Hazırlanan tasarıyla elektrikte üretim, dağıtım ve pazarlamanın özelleştirilebileceğini; iletimin ise Elektrik Kurumu‘na verildiğini belirten Erhürman, yasayla oluşturulması öngörülen 7 üyeli özerk kurulda 5 kişinin ağırlıklı olarak hükümetçe belirleneceğini kaydetti ve siyasilerin müdahalesinden yakınılan bir kurumda böylesi bir yapılanma öngörülmesini eleştirdi.
Atananların hiçbir gerekçe gösterilmeksizin görevden alınabileceğinin de tasarıda yer aldığını bildiren Erhürman, bu durumda üyelerin nasıl özerk davranabileceğini sordu.
Erhürman, "KIB - TEK‘i daralttınız, üretim, dağıtım ve pazarlamayı tamamen özele verdiniz; AB‘nin kriterlerine göre bu kadar küçük bir piyasada bunun tekelleşme riski yaratacağını bildiğiniz halde bunu yaptınız, bir tek iletimi kuruma bıraktınız, buna gerekçe olarak siyasilerin elini çekmesini gösterdiniz sonra böyle bir kurul yarattınız" dedi.
"ANLAMAK ZOR"
"Tasarıyı anlamak da, özelleştirme yoktur diyenleri anlamak da zor" diyen Tufan Erhürman, "Bazen duyduklarıma inanamıyorum ya da okurken gözlerim yanılıyor diyorum. İkisi birbirini tutmuyor" ifadelerini kullandı.
Panelin ikinci oturumunda, Türkiye EMO Eski Başkanı Musa Çeçen, KTMMOB EMO Başkanı Mustafa Aksoy ile El - Sen Başkanı Tuluy Kalyoncu konuşacak.
(Gundemkibris.com; 23.09.2011)