Tüm Haberlere Dön
KIB-TEK’İ 618 MİLYON 559 BİN 955 TL ALACAĞI; 453 MİLYON 677 BİN 999 TL BORCU VAR (BUGUNKİBRİS.COM)
Basından Genel Merkez

KIB-TEK’İ 618 MİLYON 559 BİN 955 TL ALACAĞI; 453 MİLYON 677 BİN 999 TL BORCU VAR (BUGUNKİBRİS.COM)

Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği‘ne bağlı Elektrik Mühendisleri Odası‘nın düzenlediği "KKTC‘de Elektrik Özelleştirilme(me)li mi?" konulu panel Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi‘nde yapılıyor. Konuyla ilgili 6 uzmanın konuşmacı olarak katıldığı panelin açılışına, Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, CTP Lefkoşa Milletvekili Kadri Fellahoğlu, Ticaret Odası Başkanı Günay Çerkez ve KIB-TEK çalışanları ile diğer konuklar katıldı. Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, panelin açılışında yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK)‘i özelleştirme politikaları olmadığını, kurumun sürdürülebilir hale gelmesi için birçok adımlar attıklarını ve atacaklarını söyledi. Atun, kurumla ilgili hazırlanan tasarının, kurum emeklilerini intibaklarının sağlanmasını ve tahsilatların da özel kuruluşlarca yapılmasını amaçladığını kaydetti. 
 

AKSOY: "SONUÇ BİLDİRGESİYLE HÜKÜMETİN ATACAĞI ADIMLARA IŞIK TUTMAK İSTİYORUZ"

Rıfat Yalınç‘ın moderatörlüğündeki panelin açılışında konuşan EMO Başkanı Mustafa Aksoy da, son günlerde gündemi fazlasıyla meşgul eden özelleştirmeyi teknik, idari ve hukuksal yönleriyle tartışmak için paneli düzenlediklerini söyledi.

Aksoy, özelleştirmenin ülkeye getireceği yararları, zararları, tehditleri ve diğer ülkelerdeki uygulamaların nasıl yapıldığını panelistlerden dinleyip öğrenme ve değerlendirme fırsatı bulacaklarını kaydetti.

Elektriğin ülke için lüks değil elzem bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Aksoy, bu konuda atılacak adımların kamuoyu tarafından kabul görmesinin mutlaka sağlanması gerektiğini ifade etti.

Aksoy, panelin sonuç bildirgesiyle hükümetin atacağı adımlara ışık tutmayı amaçladıklarını belirterek, panele katkıda bulunanlara teşekkür etti.

 

GÖLTAŞ: "ÖZELLEŞTİRME REÇETE DEĞİL"

Türkiye Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Cengiz Göltaş, açılıştaki konuşmasında, Türkiye‘de yıllardır enerji politikalarını tartıştıklarını belirterek, stratejik bir altyapı hizmeti olan enerjide kaynakların doğru kullanılmasının önemini vurguladı.

Göltaş, enerjinin yaşamsal yanı, yani kullanımında adil, kesintisiz, kaliteli, ucuz ve çevreye uyumlu sağlanmasına da dikkat çektiklerini anlattı.

Ülkelerin enerji politikasının çok önemli olduğunu kaydeden Türkiye EMO Başkanı Cengiz Göltaş, enerji meselesini ulusal güvenlik, kalkınma, sanayileşme, ulaşım, dışişleri meselesi olarak da kavramak gerektiğini ifade etti.

Son günlerde Kıbrıs çevresinde doğalgaz ve petrol aramalarıyla ilgili kopan fırtınayı örnek gösteren Göltaş, enerjinin yaşamsal önemini vurguladı.

Enerjideki özelleştirme konusunun son 25 yıldır Türkiye‘de çok yoğun tartışıldığını ve özelleştirme-serbestleştirme yaşandığını belirten Göltaş, Türkiye‘nin 1980 darbesinin ardından yeniden yapılandırma sürecinde yaşamın bütün alanlarının tek tek serbest piyasa ekonomisinin, yani kapitalizmin kurallarıyla şekillendirildiğini, özelleştirmelerin yaşandığını anlattı.

Türkiye EMO Başkanı Cengiz Göltaş, Türkiye yaşananları özetleyerek, "Türkiye‘de elektrik dünya ve Avrupa ölçeğinde en pahalı hale geldi. Türkiye‘de kaynaklar doğru planlanmadığı için elektriğin yüzde 50‘sini doğalgazla üretir hale geldi. Enerjide dışa bağımlılık yüzde 70‘lere ulaşmıştır. 2000‘lerden bu yana 70 milyon Dolar, doğalgazdan 900 milyon Dolar açık meydana gelmiştir. Türkiye enerji sektöründe bütünsel yapısını kaybetmiştir" dedi.

Göltaş, Türkiye‘nin enerji ihtiyacını karşılamada doğru politikalardan vazgeçilerek özel sektörün denetimine verildiğini kaydederek, dünyadaki bütün özelleştirme örneklerinin kapitalizmin işsizlik, kaynakların doğru kullanılmaması gibi sonuçlar ortaya çıktığını söyledi. "Özelleştirme ihtiyaçların reçetesi değildir" diyen Göltaş, kamu eliyle elektrik üreten Avrupa ülkelerinden örnekler verdi. TC EMO Başkanı Cengiz Göltaş, dünyada artık yenilenebilir enerji kaynaklarına önem verildiğine işaret ederek, Kıbrıs‘ta da güneş ve rüzgardan daha fazla yararlanılmasını önerdi.

 

ATUN: "DÜNYADA İŞLETMECİ DEVLET MODELİ KALMADI"

Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun da konuşmasında, son derece önemli ve gerekli bir konuda panel düzenlendiğini belirterek, dünyada işletmeci model devleti kalmadığı dönemde KKTC‘de özelleştirmenin tartışıldığını söyledi.

Atun, enerji konusunda devletin sürdürülebilir, kalıcı, tutarlı bir politikaya sahip olmasına göreve geldikleri günden beri çok büyük önem verdiklerini kaydederek; kesintisiz, kaliteli ve ucuz enerjinin de öncelikleri olduğunu belirtti.

 

YAKINDA FİYATLAR ARTACAK

Denizlerde petrol ve gaz arama söz konusu olsa da tam bir akaryakıt ithalatçısı devlet olduklarını ifade eden Atun, maliyetin tüketiciye yansıdığını, KIB-TEK‘in vatandaşın ödediğinin üzerinde bir rakamla üretim yaptığını, yakında elektrik ücretlerinin yükselmesi gerekeceğini dile getirdi.

 

AMAÇ SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR KIB-TEK

KIB-TEK‘in mali yönden sürdürülebilir hale gelmesi için birçok adımlar attıklarını ve atılması gerekeceğini anlatan Atun, özetle şöyle devam etti:

"KIB-TEK‘i devraldığımızda 150 milyon TL banka borcu vardı. Kamu bankalarından yüksek faizli borçlardı. Biz ilk yıl kurum için 50 milyon TL‘ye yakın faizler ödeyerek geçirdik. Kamu bankalarından özel bankalara geçirdik. Bugün KIB-TEK‘in borçlanmalarının önemli kısmı özel bankalardandır ve faiz önemli oranda düşmüştür.

KIB-TEK‘in mali bünyesinin güçlenmesi gerekir. Belediyelerin de ciddi bir borcu var. Borçları silmek, inkar etmekle bu sorunu çözemeyiz. Sorunla yüzleşerek, kalıcı çözüm bulabiliriz. O yüzden biz silinmiş borçları Bakanlar Kurulu kararıyla tescil ettik. Bugünlerde umarım buna bir çözüm bulacağız ve kurumun mali bünyesini güçlendireceğiz. Devletten, kamu kurum ve kuruluşlarından da artık tahsilata başlanmıştır.

Devletin sübvansiye etme inancındaki sektörlere çok daha düşük tarife uygulanıyordu. Bu çapraz tarife, KIB-TEK‘in mali sorunlarını daha da artırmıştır. Biz 2010 bitiminde, çapraz tarifeyi, KIB-TEK‘e görev zararı veren bu uygulamayı ortadan kaldırdık. Devlet bir sektörü sübvansiye etmek istiyorsa, bunu yapacak KIB-TEK değildir, devlettir. KIB-TEK‘in bundan sağladığı yıllık tasarruf en az 20 milyon TL olmuştur."

 

"EMEKLİLERİ BÜTÇEDEN ÖDEMEK SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL"

Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, kurumun kendi emeklilerini kendi bütçesinden ödediğini, bunun sürdürülebilir olmadığını, devam edilirse kurumun 2018-19‘da hiçbir şekilde maaş ödeyemez duruma geleceğini, buna bugünden yasal tedbir almak gerektiğini de söyledi.

Bu amaçla elinden gelen her şeyi yaptığını kaydeden Atun, emekli intibakı sağlanarak büyük bir mali yükten kurtulmak gerektiğini belirtti.

Atun, ülkesel menfaatlerin zümresel, bireysel ve siyasi menfaatlerin üzerinde olduğunu, bu gerçekten hareket etmek gerektiğini vurgulayarak; KIB-TEK‘in özelleştirilmesi gündeme geldiğinde bunu incelediklerini; AB direktiflerinin özelleştirme için 3 milyon kilowatt gerektirdiğini; KIB-TEK‘in 2010 üretiminin 1 milyon 250 bin kilowatt olduğunu, yani özelleştirme kriterlerine uymadığını kaydetti.

 

"ÖZELLEŞTİRME POLİTİKAMIZ YOK"

Atun, elektrikte zaten özel üretim de bulunduğunu hatırlatarak, daha önce El-Sen Genel Kurulu‘nda söylediğini tekrarlamak istediğini belirtti ve "Devletin KIB-TEK‘i özelleştirmek gibi bir politikası yoktur" dedi. Atun, KIB-TEK‘i daha da sağlamlaştırmak için neler yapılacağı üzerinde durduklarını vurguladı.

2015‘e kadar sisteme yeni 7 santralın (jeneratör ünitesinin) eklenmesini planladıklarını açıklayan Ekonomi ve Enerji Bakanı Atun, bunun önemli kısmını KIB-TEK çatısı altında yapacaklarını, geri kalanın mevcut işletmeciyle (AKSA) görüşüleceğini ifade etti.

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI YASASI PAZARTESİ

İş sağlığı ve yönetimi ile toplam kalite için önemli adımlar atılmasını hedeflediklerini dile getiren Sunat Atun, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilgili meclise sundukları tasarının komiteden geçtiğini ve önümüzdeki pazartesi günü genel kurulda görüşüleceğini; 2011 sonlarında rüzgar enerjisi ihalesi açacaklarını söyledi.

Sunat Atun, tüm çabalarının KIB-TEK‘i daha sağlıklı pozisyona getirmek olduğunu ifade ederek, panelin başarılı geçmesini diledi.

Panel moderatörü Rifat Yalınç‘ın sorusu üzerine Atun, hazırlanan yasa tasarısının, devletin işletmeci olduğu alanların özelleştirilmesi, liberalize edilmesi, rekabetin artarak yeni iş sahaları doğması ve sektörlerin genişlemesini öngördüğünü söyledi.

KIB-TEK‘le ilgili hazırladıkları yasanın, kurumdaki emekli intibakını sağlamayı amaçladığını ifade eden Atun, kimsenin haklarına halel getirmeden bunu yapmak istediklerini kaydetti.

Kurumda, hangi bölümün ne kadar verimli olduğunu görmeleri gerektiğini belirten Ekonomi ve Enerji Bakanı Atun, tahsilatın özel sektörden hizmet alınarak yapılmasını düşündüklerini açıkladı.

Şu anda üretimin önemli kısmının özelde yapıldığını kaydeden Atun, halen var olan 123 bin mükelleften KIB-TEK‘in yine belirleyici olduğu bir model içinde üretilen enerjinin karşılığını 1, 2 veya 5 tahsilatçının otomatik, her ay tahsil etmesini istediklerini anlattı.

Türkiye Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Eski Başkanı ve Yüksek Onur Kurulu Üyesi Musa Çeçen, özelleştirmenin işsizlik, güvencesiz çalışma ve yoksulluk anlamına geldiğini söyledi. Çeçen, "Biz Türkiye‘deki özelleştirmenin ardından yaşananlarla yeniden kamusallık mücadelesi verme noktasına geldik. Kıbrıs‘ta da meslek örgütlerinin halkı aydınlatıp, başlarına gelebilecek badire konusunda uyarıp siyasilere baskı yapmalıdır" dedi. Elektrik Mühendisleri Odası‘nın düzenlediği "KKTC‘de Elektrik Özelleştirilme(me)li mi?" konulu panelin ikinci oturumunda konuşan Çeçen, verimlilikle mülkiyet arasında doğrudan bir ilişki olmadığı görüşünü de ifade etti. Çeçen, Türkiye‘de elektrik özelleştirildikten sonra hangi sorunlar yaşandığı üzerinde durarak, "Enerjide özelleştirme çözüm mü?" konulu sunum yaptı.

Türkiye‘deki özelleştirmede hedeflenen maliyetlerin düşürülmesi, kesintisiz enerji gibi amaçların da gerçekleşmediğini kaydeden Musa Çeçen, kayıp kaçak oranlarında da azalma olmadığını bilirdi.

Türkiye EMO eski Başkanı Musa Çeçen, çoğu Avrupa ülkesinde milli şirketlerin enerjide ağırlıklı yer aldığını söyledi. Türkiye‘de özelleştirmenin çok güzel işleyeceği yönündeki söylemleri La Fontain‘den masallar dinler gibi dinlediklerini ama sonucun böyle olmadığını anlatan Musa Çeçen, basında yer alan elektrikle ilgili vatandaş şikayetlerini, kesintileri, eylemleri konu alan haberlerden örnekler gösterdi. Çeçen, Türkiye‘de özelleştirme yüzünden geçici işçi statüsünde mühendis çalıştırıldığını, bundan şikayetçi olduklarını anlattı. Elektrikte özelleştirmenin tüketiciye ucuzluk getirmediğini, dağıtım şirketlerine aktarılan paylar artırılırken kamunun sırtına 20 milyar dolarlık bir özelleştirme yükü bindiğini anlatan Çeçen, Türkiye‘de yeniden kamusallık mücadelesi verme noktasına geldiklerini söyledi ve Kuzey Kıbrıs‘ta meslek örgütlerinin halkı aydınlatıp, başlarına gelebilecek badire konusunda uyarıp siyasilere baskı yapmalarını önerdi.

AKSOY

KTMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Mustafa Aksoy, "Elektrik enerjisinde özelleştirme" konulu sunumunda, özelleştirme ve amaçlarıyla ilgili bilgiler verdi. Özelleştirme için "yabancılaşma, peşkeş, soygun" sözcüklerinin kullanılabileceğini belirten Aksoy, TC-KKTC İşbirliği Protokolü, Enerji Strateji Belgesini de yorumladı ve eleştirdi.

Aksoy, ülkede alınan kararlarda, sivil toplum örgütlerinin görüşlerinin dikkate alınmadığını; sadece Ticaret ve Sanayi Odalarıyla sınırlandığını kaydetti. Enerji Strateji Belgesi‘ne göre Ekonomi ve Enerji Bakanlığı‘nın yeniden yapılandırılarak "Enerji Dairesi"nin kurulacağını belirten Mustafa Aksoy, bu dairenin misyonunun KIB-TEK‘i parçalamak değil, ülkenin enerji politikalarını belirlemek, enerjide yeni yatırımları teşvik edip önünü açmak olması gerektiğini söyledi. Odanın da görüş verdiği Yenilenebilir Enerji Yasası Tasarısı‘nın hazırlanmasını sevindirici bulduklarını belirten Aksoy, KIB-TEK‘in devletten 300 milyon TL, özelden de 100 milyon TL alacağı bulunduğunu; bunları tahsil edebilse borçlarını ödeyebileceğini anlattı. Bunların yapılabilmesi için KIB-TEK‘in süratle özerkleştirilmesi gerektiğini ifade eden Aksoy, siyasiler tarafından atanmayacak, profesyonel yöneticilerle yönetilmesinin mümkün olacağını kaydetti.

"TC‘DEN ELEKTRİK GETİRİLMESİNİ DOĞRU BULMUYORUZ"

Güney Kıbrıs‘taki elektrik üretiminin 1646 megawatt, KIB-TEK‘in kurulu gücünün 312.5 megawat civarında olduğunu bildiren EMO Başkanı Aksoy, KIB-TEK‘in yeni bir santrala ihtiyacı olduğunu; Türkiye‘den deniz altından kabloyla enerji getirmeyi ve stratejik bir ihtiyaç olan elektrikte başka bir ülkeye bağımlılığı doğru bulmadıklarını açıkladı.

Aksoy, Güzelyurt bölgesinde planlanan santralın kurulmasını istedi. KIB-TEK‘in süratle yeniden yapılandırılmasının, görevden alınan deneyimli personelin görevlerine iade edilmesini, meslek içi eğitimler verilmesini öneren Mustafa Aksoy, kurumun kendi yasasının süratle hazırlanmasını, İngiliz döneminden kalma fasıllar ve bakanlar kurulu yönetmelikleriyle yönetilmekten kurtarılmasını; özerk yapıyla "siyasilerin çiftliği" olmaktan kurtarılmasını önerdi. EMO Başkanı Aksoy, enerji ihtiyaçları dikkate alınarak yatırımların yapılmasını; tahsilatların da hızlandırılmasını istedi.

KALYONCU

Panelin son konuşmacısı El-Sen Başkanı Tuluy Kalyoncu, dünyadaki örneklerden alıntılar yaparak özelleştirme sürecinin işsizliği artırdığını söyledi.

Kalyoncu, bazı ülkelerde özelleştirme yüzünden fiyatlar artınca, devletin yeniden elektrik üretimini üstlendiğini veya subvansiye uygulamaya başladığını kaydetti. Özelleştirmenin, hizmet kalitesini artıracağı, elektriği ucuzlatacağı argümanlarının gerçeklerle bağdaşmadığını belirten Kalyoncu, İngiltere‘de ise özelleştirmenin iyi işlediğini ifade etti.

Kuzey Kıbrıs‘ta özelleştirme rüzgarların 1980‘lerde esmeye başladığını kaydeden Tuluy Kalyoncu, "kurumun finansman sorunu var, çalışanlar iş yapmaz, tembel tembel oturur" gibi gerekçelerin doğru kabul edilmesiyle, hazırlanan ekonomik paketlerle halkın kurumlarının yok edildiğini, otellerin peşkeş çekildiğini; üretimin yok edildiğini, binlerce çalışanın sokağa atıldığını anlattı.

KTHY‘nin kapatılmasıyla bilet fiyatlarının düşmediğini, bir gecede fırladığını; kamu varlıkları yok edilirken üretim, verimlilik ve istihdamın artmadığını ifade eden El-Sen Başkanı Kalyoncu, "Bize göre KIB-TEK‘e saldırılar kötü niyetlidir" dedi.

Enerji üretiminin stratejik olduğunu ve devlette olması gerektiğini kaydeden Tuluy Kalyoncu, KIB-TEK‘e devlet bütçesinden herhangi bir kaynak aktarılmadığını; sadece zaman zaman altyapı yatırımlarının TC kaynaklarından yapıldığını; Kurum emeklilerinin devletten bir menfaati de olmadığını anlattı.

El-Sen Başkanı Kalyoncu, KIB-TEK‘in devletten bir kuruş almadığını aksine devletin kurumun kaynaklarını tükettiğini söyledi.

604 çalışanın toplu sözleşme kapsamında ve yönetici konumdakiler dışında El-Sen üyesi olduğunu belirten Tuluy Kalyoncu, siyasilerin müdahalesi nedeniyle çalışanların verimli çalışamadığını; ancak çalışanların ve sendikanın en verimli çalışma düzeni için katkı yaptığını; özveriyle çalıştığını kaydetti.

Kalyoncu, KKTC‘de elektrik üretimiyle ilgili de bilgiler verdi. Buna göre, toplam kurulu üretim gücü 225 megawat, puant gücü 260 megawat, AKSA 105 megawat enerji üretebiliyor ve unun 92 megawatı KIB-TEK tarafından satın alınıyor. KIB-TEK‘in kapasitesini tam kullanamamasının nedeninin çalışanlar değil, AKSA‘yla böyle bir anlaşma yapan siyasiler olduğunu ifade eden Kalyoncu, "KIB-TEK tam kapasite çalışabilmeli" dedi ve tahsilatın da kurum tarafından yapılması gerektiğini söyledi. Kalyoncu, KIBTEK‘in borç ve alacakları konusunda da rakamlar verdi ve kurumun 618 milyon 559 bin 955 TL alacağı; 453 milyon 677 bin 999 TL borcu bulunduğunu açıkladı. Kalyoncu, bu rakamlara göre kurumun 165 milyon lira alacağı olduğunu belirtti.

 

"ÇÖZÜM ÖZERKLİK"

Kurumun sorununun bütçe açığı ve verimlilik olmadığını ifade eden Tuluy Kalyoncu, ideolojik ve ülkedeki her şeyi kontrol altına alma çabası bulunduğunu belirtti ve çözümün KIB-TEK‘in özerk yapıya kavuşmasında olduğunu vurguladı. El-Sen‘in özerklik için bir yasa taslağı hazırladığını ve yakında toplum ve siyasi partilerle paylaşacaklarını açıklayan Tuluy Kalyoncu, KIB-TEK‘in varoluş mücadelesine koruması gereken en önemli kalelerden biri olduğunu söyledi. Panel sorularla tamamlandı; sonuç bildiri ise Salı günü açıklanacak.

(Bugunkibris.com:23.09.2011)