BOĞAZ KÖPRÜLERİ TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN ZARARLAR ÜRETİR
3. KÖPRÜ "CİNAYETİNE" ERTELEME DEĞİL İPTAL İSTİYORUZ
İstanbul`un en büyük kentsel dönüşüm projesi olan 3. Köprü ve Bağlantı Yolları, 4 yıllık sürecin ardından ihale sürecine doğru götürülmek isteniyor. Bu süreçte onlarca toplantı, yürüyüş, basın açıklaması, miting örgütlendi ve projenin ortaya çıkaracağı tahribatlar sıralandı. Son 9 ayı ise, İBB kararına muhalefet ile şekillendi. İdare mahkemelerine açılan 2 ayrı dava ile karar durdurulmaya çalışıldı. Bu davalardan biri 4. idare mahkemesi tarafından reddedildi. Reddiye gerekçesi ise, geri dönülemez zararların oluşmayacağı öngörüsüdür.
Daha önce yapılan 2 köprünün zararları, 3. Köprü ile artık İstanbul`u bitme noktasına taşıyacaktır.
Bunları sıralarsak;
1. Karayoluna dayalı ulaşım ve taşımacılık politikaları günde ortalama 15 insanımızı canından ederken, yaklaşık 100 insanımızın yaralanmasına neden olmaktadır. Demiryolu ve deniz taşımacılık sistemlerine göre oldukça pahalı olan bu sistem, dışa bağımlılığı artırmakta ve büyük bir kaynak israfına yol açmaktadır. Basın Ekspres yolu örneğinde olduğu gibi, dere yatakları işgal edilmekte ve basit doğa olayları felaketlere dönüşmektedir.
2. Kentsel dönüşümün esas hedefi, İstanbul`un uluslar arası finans merkezi yapılmak istenmesidir. Bu nedenle her tarafta mantar gibi biten gökdelenler, bir taraftan kentsel değerlere el koyarken, diğer taraftan halkın barınaklarına saldırmakta ve yoksulları kent çeperlerine sürmeye çalışmaktadır. İstanbul`un geleceği sermayenin en vahşi sömürüsünü oluşturan bankalara bırakılamaz. Her gün gazetelerden okuduğumuz banka/kredi kartı borcu yüzünden yaşanan cinnet vakaları sıradanlaşmaktadır. İnsanca yaşam için barınma, en temel vatandaşlık hakkıdır.
3. Ormanlık alanların yok edilmesi, mevcut eko sistemi bozacaktır. Yalnızca yol çalışması için kesilmesi gereken 2.800.000 ağaç, yapılaşma baskısı başlayınca 10 milyonu geçecektir. Bu ise akciğerlerimizin kesilmesi demektir. Bir taraftan sigara karşıtı kampanyalar yürüten AKP temiz solunabilir hava propagandası yaparken, diğer taraftan temiz bir hava hakkını gasp etmektedir. İnsanca yaşam için sağlıklı çevre ve temiz hava hakkı temel bir vatandaşlık hakkıdır.
4. Su kaynakları, 3. Köprü yol güzergâhında olduğundan, hem araçların egzoz atıklarına hem de yeni yapılaşmanın yarattığı kirliliğe maruz kalmaktadır. Elmalı barajının ölüm sebebi, 2. Köprüdür. Şimdi en büyük tehdit Ömerli barajınadır. Bir tarafında İstanbulpark, diğer iki tarafında ise 3. Köprü Bağlantı yolları geçecek olan Ömerli Barajı, Elmalı ile aynı kaderi paylaşacaktır. Istrancalar`dan başlayıp Melen ile devam eden diğer bölgelerin su kaynaklarına el koyma, nereye kadar devam edecektir? Tarihi Beykoz Onçeşmeler gibi yüzlerce çeşme kurumuştur. Musluk sularının içilemez hale geldiği, kent çeşmelerinin akmaz olduğu kentli yaşamı, paketlenmiş sulara mahkûm edilmiştir. Temiz ve içilebilir suya erişim en temel insan haklarından biridir. Su kaynaklarındaki tahribat, telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacaktır.
5. Depremini bekleyen İstanbul`a yeni yerleşim alanları açmaya çalışmak ve kenti 25 milyonluk nüfusa taşımak, inşaat sermayesinin iştahını kabartabilir. Ama İstanbul`a geri döndürülmesi olanaksız bir tahribat yaratır. İstanbul`un geleceğini kent değerlerine el koymaya çalışan sermayeye göre şekillendirmek, kent yaşantısına en büyük zararı verecektir. Yağmur yağmadığında kuraklığa, yağdığında ise sele mahkum bir yaşantı geleceğimiz olamaz. Üstelik iklim ve toprak yapısı bakımından tarıma en elverişli alanların yer aldığı kentimiz, tüm gıda ihtiyacını dışarıya bağlayacaktır. Kendi iç döngüsünü kuramayan kent yaşamı, her an felaketlere açık hale gelecektir.
Bugün burada, yıkım ve geri dönülemez zararlarla yüzleşmek için buluştuk. Yol boyunca kesilen ağaçları gördük. İSKİ arıtma tesisinin, gelecekte kimyasal olarak da kirlenecek olan Ömerli Barajı kenarındaki varlığı, yalnızca sembolik olacaktır. AKP hükümetini, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve onun yan kuruluşu olan İSKİ`yi bu yanlıştan geri dönmeye davet ediyoruz.
Karayolları Genel Müdürü Cahit Turhan, daha önce 23 Ağustos 2011 tarihinde yapılacağı duyurulan 3. Köprü ihalesinin, "şartname alan şirketlerin talebi üzerine" yıl sonuna ertelendiğini duyurdu. 3. Köprü Projesinin yapılmaması konusunda meslek örgütleri, bilim insanları, çevre ve mahalle dernekleri tarafından uzun yıllardır dile getirilen uyarılara ve taleplere kulaklarını tıkayan AKP hükümeti, görünen o ki 3-5 tane sermaye grubunun bir dediğini iki etmeyerek bu projenin aslında kimin çıkarlarına hizmet ettiğini göstermiştir. Bizler 3. Köprü Yerine Yaşam Platformu bileşenleri olarak İstanbul`a yönelik bu cinayetin ertelenmesini değil tamamen ortadan kaldırılmasını; ihalenin derhal iptal edilmesini istiyoruz. İstanbul`un ranta kurban edilmemesini istiyoruz. İnsanca bir yaşam istiyoruz.
Bizler kentsel dönüşüme direnen, sağlıklı bir çevre ve insanca yaşam mücadelesi veren tüm demokrasi güçleri olarak, ertelendiği açıklanan bu ihalenin iptal edilmesi teklifimizi sunuyor ve ihalenin yapılması halinde tüm emek ve demokrasi güçlerini ihalenin yapılacağı Karayolları Genel Müdürlüğü önünde birleşmeye çağırıyoruz.
MAHKEMELERİ SERMAYE İÇİN DEĞİL, HALK İÇİN KARAR VERMEYE ÇAĞIRIYORUZ.
3. KÖPRÜ İHALESİ İPTAL EDİLSİN, BAĞLANTI YOL ÇALIŞMALARI DURDURULSUN.
DOĞAYI VE KENTİ TALAN ETMENİZE İZİN VERMEYECEĞİZ.
SERMAYE DEFOL İSTANBUL BİZİMDİR.
3. KÖPRÜ YERİNE YAŞAM PLATFORMU