Tüm Haberlere Dön
`KAMUFLE BAZ` İSTASYONU PROTESTOSU (MİLLİYET ANKARA)
Basından Genel Merkez

`KAMUFLE BAZ` İSTASYONU PROTESTOSU (MİLLİYET ANKARA)

Keçiören‘in 19 Mayıs Mahallesi‘ne geçtiğimiz aylarda "gizli kapaklı" yapılan baz istasyonu, mahalle sakinleri tarafından protesto edildi. Güvenlik sertifikasında ‘sürekli maruziyete sebebiyet verecek‘ yerlere en az 10 metre uzaklıkta bulunması gerektiği belirtilen baz istasyonunun, sağlık ocağı, çocuk parkı ve semt pazarı arasına konularak, plastik branda ile kamufle edilmesi vatandaş tarafından tepkiyle karşılandı.

BTK Başkanı Tayfun Acarer‘in geçtiğimiz günlerde katıldığı bir panelde, "Bazı yerel yöneticilerin düzenlediği baz istasyonlarını sökme törenleri, aslında bilişimi kurban etme törenleridir" sözlerinin ardından önceki gün Keçiören 19 Mayıs Mahallesi‘nde mahalle sakinleri, mahallelerine yapılan baz istasyonunun yerinden sökülmesi için eylem yaptı. Eylemde yapılan "Halkı bilgilendirme toplantısına" Elektrik Mühendisleri Odası, Ankara Tabip Odası ve Çevre Mühendisleri Odası‘ndan yetkililer de katıldı.

‘Halk bilinçlendirilmeli"

Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Bozkırhoğlu burada yaptığı konuşmada, kamufle edilmiş baz istasyonlarına dikkat çekerek, "Baz istasyonlarını su depolarının, bacaların içine gizliyorlar. Bunu yetkililer vatandaşın tepkisinden çekindiği için yapıyor. Ama bu tepkilerin önüne ancak halk bilinçlendirilerek geçilebilir" dedi.

Baz istasyonlarının şehir dışına taşınamayacağı konusunda Yargıtay kararlarını hatırlatan Bozkırlıoğlu, "Ama çocuklar sürekli yeni hücre üretiyorlar. Ve biz çocukların bu hücrelerini elektromanyetik alanın içine bırakıyoruz. Yetkililer biraz daha temkinli davranmalı. Bu iş için çocuk bahçeleri, okul, hastane gibi sürekli tehlikenin oluşacağı yerler seçilmemek" diye konuştu.

‘Yerler özenle seçilmeli‘

Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Haluk Başçıl ise, toplum sağlığı açısından risk yarattığı düşünülen elektromanyetik dalgaları, (eldeki veriler bu işi tam olarak aklamadığı sürece) ‘tehlikeli‘ olarak kabul etmek gerektiğini ifade ederek, ‘"Baz istasyonu kanser yapar‘ diye kesin bir bulgu yok. Ancak birtakım karşılaştırmalar bize ışık tutuyor. Örneğin, cep telefonu kullanımıyla beyin kanserlerindeki artış bizi şüphelendiriyor. O nedenle baz istasyonları yapılacaksa eğer, tehlikenin en az yaşanacağı yerler seçilmelidir" dedi.

‘Güvenlik sertifikası yok‘

Çevre Mühendisi Gülçin Salihçavuşoğlu da, baz istasyonlarının, su, hava ve toprak kirliliğiyle niteliksel olarak benzerlikleri bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Çevre Mühendisleri Odası ve Tüketici Hakları Derneği‘nin açtığı bir dava sonucu, kurulmuş baz istasyonlarının güvenlik sertifikalarının reddi, Danıştay tarafından onaylanmıştı. Daha soma hazırlanan taslak çalışmaları süresince de çevre mühendisleri olarak görüş bildirmiştik. Fakat yeni çıkan yönetmelikte bunların neticelendirilmediğini görüyoruz."

‘Gizli saklı yapıyorlar‘

Mahallelerine yapılan baz istasyonundan şikayet eden mahalle muhtarı Ali Gölpunar şöyle konuştu:

"Bir metre kaldırım yapınca, asfalt atınca hayırlı olsun diye her yere pankart asıyorlar. Madem bu da bir kamu hizmeti, ‘Baz istasyonunuz hayırlı olsun‘ diye de pankart assınlar. Vatandaşı bilgilendirsinler. Ama bu ayıplı bir mal, o yüzden gizli saklı yapıyorlar. Bu parkta oyun oynayan çocukların ailelerinin hiçbiri bilmiyor bu yapının ne olduğunu. Herkes reklam panosu sanıyor. Bu istasyona ilişkin güvenlik sertifikası verdiler. Orada ‘güvenlik mesafesi‘ diye bir madde var. O maddede 10 metre 30 santimetre yazıyor. Bu, baz istasyonlarının sağlık ocağı, okul, hastane gibi yerlere uzaklık mesafesini belirliyormuş. ölçelim burayı, 10 metre neresi? Sağlık ocağı mı? Park mı? Pazaryeri mi? Baz istasyonunun burada bir ana kumanda merkezi vardı. Orayı mahalleli gece tahrip etti."

(Milliyet Ankara; 15.07.2011)