Etkinliğin açılışında ilk olarak konuşan Başkent Üniversitesi Öğretim Görevlisi Arif Koçoğlu "Hepinizi tebrik ediyorum. Üretim yapmayan toplumlar uşak olmaya mahkûmdur, sizleri tebrik ediyor candan kucaklıyorum" dedi.
Koçoğlu`nun ardından söz alan BPS Düzenleme Kurulu`ndan Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ziya Telatar şöyle konuştu; "Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektronik Mühendisliği Bölümü ve EMO Ankara Şubesi`nin birlikte düzenlemiş olduğu 1. Bitirme Projeleri Sergisi`nin açılışını yapıyoruz. Bu etkinliğin ilk sergi olması nedeniyle de çok önemli etkinlik olduğunu düşünüyoruz. Üniversiteler bilimsel araştırmaların yapıldığı yerlerdir. Üniversitelerde araştırma kurumlarıyla birlikte bilimsel araştırmalar yapılır. Araştırmalarda temel insan kaynağı öğretim üyeleri ve öğrencilerdir. Yapılan araştırmaların sonuçları bilim ve teknolojiye önemli katkılar yaptığını dünyadaki ve bizdeki örneklerinden biliyoruz. Ancak lisans ve lisans üstü düzeyde yapılan bu araştırmaların sonuçları -ki bitirme projeleri de bunlardan bir tanesidir- her zaman için hedef kitleye ulaştırılamamaktadır. Üniversite sanayi işbirliği her zaman konuşulur, sanayinin taleplerinin karşılanması söylenir ama bu durum her zaman gerçekleştirilemez. Bu yıl EMO Ankara Şubesi Başkanı Ramazan Bey ile bitirme projelerini biz nasıl insanların, sanayilerin, kurum ve kuruluşların beğenisine sunabiliriz diye oturup konuştuk ve bu sergiyi düzenlemeye karar verdik. Bana göre çok iyi katılım var. 13 üniversiteden yaklaşık 90 akademisyenin danışmanlık yaptığı 145 proje şu an burada yer alıyor. 260‘ın üzerinde öğrencinin projesi şu an bizlere sunuluyor.
Sergiye katılan arkadaşlarımızın projelerinde herhangi bir seçim öngörmedik, seçim kriteri koymadık, bu durum salondaki ‘bütün projeler bir inci` sloganında bu durum çok açık belirtiliyor. Bu sloganın sahibi EMO Ankara Şubesi Başkanı Ramazan Pektaş`tır. Kendisine katkıları için teşekkür ediyorum. Bu etkinlikle öğrencilerimizin sanayiden gelecek olan temsilcilerle buluşması ve kendilerini onlara ifade etmesi amaçlandı. Bu etkinlikle öğrencilerin özgüvenlerinin gelişmesini kendilerini daha iyi ifade edebilmeyi sağlayabileceklerini düşünüyorum."
"Mesleğin yarışarak değil dayanışarak yapılacağını söylüyoruz"
Ziya Telatar`dan sonra söz alan EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Pektaş etkinliğin bilimsel düşüncenin, bilimsel yaklaşımın, bilimsel çalışmaların paylaşılacağı, fikirlerin alışverişinin yapılacağı bilgi şöleni olarak yapıldığını söyledi. Pektaş konuşmasını şöyle sürdürdü, "Birkaç gün öncesine kadar pek çoğunuza öğrenci deniyordu ama artık biz sizlere mühendis diyoruz. Buradan mesleğimize, camiamıza hoş geldiniz diyorum. Bu etkinlik yarışma olmadan düzenleniyor. Duvardaki sloganda görüldüğü gibi bütün projelerin birinci ya da bir inci olduğu sergide bütün arkadaşlarımız yaptıkları çalışmaları sizlere gösterecek. Yaklaşık eylül ayından bu yana yaptığımız çalışmalar meyvelerini verdi.
Çok güzel çalışmalar olduğunu düşünüyorum. Çılgın projelerin havada uçuştuğu dönemde -bizim onlarla ilgimiz yok-, çılgın değil ama akıllı bilimsel projeler nasıl yapılır, hayatta nasıl karşılık bulur sizler bunları gösterdiniz. Gerçekten çok önemli işler yaptınız. Gelecekte mesleğinizde aynı başarıları gerçekleştireceğinizi düşünüyorum. Bu projeler bir çok insan için çok anlamlı olmayabilir, bazıları bir prototip, bazıları çok küçük örnekler, geliştirilmeye ihtiyaç duyulan örnekler. Bu projeler için emeğin harcanması çok önemliydi. Bizim toplum olarak üretmeye daha çok üretmeye kendi ihtiyaçlarımızı karşılamaya ihtiyacımız var. Herkesin bu çorbada tuzu olması gerekiyor. Mühendislik tanımı ‘eldeki ve doğadaki bütün kaynakların insan ve toplum yararına en optimum kullanılmasıdır` Bu temel noktadan hareket edilerek sizlerin mühendislik yaşamı boyunca hiç unutmamanız gereken bu düsturu burada bir kez daha hatırlatacağız. Bu düstura ne kadar bağlı olduğunuz yaptığınız çalışmalarda kendini gösteriyor.
Burada bir tekzip de yapmak istiyorum. Bir basın organında çıkan haber yanlış anlaşılmış. Basınh organında sergi ile ilgili haberde ‘projeleri pazarlama şansı da bulacağız` diye bir ifade var Bu kesinlikle bizin düşüncemiz ve ifademiz değil. Dizgi sırasında yanlışlık olmuş diyelim. Burayı pazar gibi görmüyoruz, bilimsel düşüncenin bilimsel yaklaşımın bilimsel çalışmaların paylaşılacağı, fikirlerin alışverişinin yapılacağı sergi panayır, bilgi şöleni olarak düşünüyoruz. Eğer biz burayı pazar gibi düşünseydik; projeleri pazarlamayı düşünseydik adını da proje pazarı koyar gider TÜBİTAK`tan bunun için destek alabilirdik. Böyle bir yönteme başvurmadık. Baştan beri yola bu mesleğin yarışarak değil dayanışarak yapılacağını söylemek istedik.145 projeden bahsettim ama burada aslında 146 proje var. Dışarıda bir rüzgâr türbini var. Onu yapmak için EMO-Genç arkadaşımız geçtiğimiz yaz çalışmaya başladılar o prototipi meydana çıkardılar. O projede çalışan arkadaşlardan bir kaçı burada. Rüzgâr türbini, EMO`nun meslek hayatına yönelik vermek istediği mesajı göstermek bakımından buraya getirilmiştir. Hepinize bu güzel çalışmaları yaptığınız için bilimin ve aklın yolunda topluma faydalı hizmetler verebileceğinizi gösterdiğiniz için çok teşekkür ediyorum, size destek veren hocalarımıza teşekkür ediyorum. Bu etkinliğin burada gerçekleştirmesi için Şubemizin çok değerli çalışanlarına etkinlik sekretaryasına çok teşekkür ediyorum. Umarım gelecek yıllarda çok daha güzel çok daha katılımlı sergiler düzenleriz."
"Türkiye`de AR-GE çalışmalarına aktarılan kaynak istenen düzeyde değil"
EMO Genel Başkanı Cengiz Göltaş, Türkiye`de Ar-Ge çalışmalarına aktarılan kaynağın istenilen seviyede olmadığını söyledi. Pektaş`tan sonra söz alan EMO Genel Başkanı Cengiz Göltaş şöyle konuştu; "EMO Merkez Yönetim Kurulu olarak hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. BPS`nin sergilendiği bu alanda bu çalışmayı ilkini yapan Ankara Üniversitesi ile EMO Ankara Şubesi`ne bu güzel etkinlikten dolayı başarılar diliyor kendilerini tebrik ediyorum. Meslektaşlarımızın gelişmesinde Odamızın üniversitelerle bilimle teknoloji ile kurduğu bağda Ankara Şubemiz önemli bir çalışmaya imza atmış durumda. 145 projeyi sergileyen genç arkadaşlarımı onların hocalarını kutluyorum tebrik ediyorum.Bugün artık 43 bini geçen üye sayımızla 14 Şubemiz 112 temsilciliğimizle ülke çapında ülkemizin elektrik, elektronik, bilgisayar, biyomedikal alanlarında eğitim veren arkadaşlarımızın üye olduğu, yaptığımız kongre, sempozyum, paneller yanında üniversitelerle kurduğumuz ilişkilerle çerçevelendirdiğimiz özel olarak mesleğimizin gelişmesinde 2000`li yıllardan itibaren başlattığımız meslek içi sürekli eğitim kavramı ile bu etkinlik içinde yüzlerce eğitimle Odamız TMMOB içinde önemli bir konuma sahip oldu.Bugün Odamızın bilgisayar mühendisi, iletişim sistemleri, biyomedikal, elektrik, elektronik, elektromekanik, enerji mühendisliği, kontrol mühendisliği, yazılım gibi bir çok meslek alanında eğitimlerle diplomalara sahip meslektaşlarımızı içinde barındırdığını sizlerin bilmesini istiyorum.Meslek içi sürekli eğitim kavramı içinde üyelerimizin yarıya yakın kısmını önemli oranda mesleğin temel alanları içinde ihtiyaç duydukları eğitim noktalarında onların eğitimlerini tamamladık.
Yaptığımız çalışmalar çok önemli. Üniversitelerle kurduğumuz ilişkilerde bilimin teknolojinin insan yararına kamu yararına geliştirmesine özen gösteren bir kurumuz. Türkiye`deki bilimsel çalışmalar özellikle Ar-Ge faaliyetlerinde bugünkü nüfus yapısıyla eğitim boyutlarıyla ne yazık ki istenen seviyelere ulaşmış değil. Türkiye`de Ar-Ge faaliyetlerinde çalışanların toplam sayısı 2009`da sadece 74 bine yükselmiş bunlardan 56 bini Ar-Ge araştırmacısıymış. Türkiye`de yapılan Ar-Ge harcamaları 2009 itibariyle GSYH içindeki payı sadece binde 85 oranında yer almış. Türkiye`de 2009 yılı verilerine göre AR-Ge çalışmalarında 3 milyar 749 milyon TL özel sektörden, 2 milyar 883 milyon TL kamudan, 1 milyar 723 milyon TL üniversitelerden, 310 milyon TL ise yurt dışından kaynak sağlanabilmiş. Türkiye`de milyon kişi başına düşen bilimsel yayın sayısı 2009 verilerine göre 343 olarak belirlenmiş.
TÜBİTAK ve TÜİK verilerine göre Türkiye`deki bilimsel çalışmalar ve Ar-Ge faaliyetleri bakımından düzenli büyümeye maalesef işaret edemiyoruz. OECD`nin verilerine göre Gayri Safi Milli Hasıla içinde Ar-Ge çalışmalarına ayırdığı pay bakımından Türkiye, 39 OECD ülkesi içinde sondan 6`ncı sırada yer alıyor. 2007 verilerine göre gayri safi milli hasılada Ar-Ge`ye ayrılan pay açısından Türkiye sadece Meksika, Slovakya, Yunanistan, Polonya ve Şili`yi geride bırakmış durumda."
"Eğitimlerin öğrenci odaklı olması için çabalıyoruz"
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Ali Ulvi Yılmazer de yaptığı konuşmada öğrencilerin eğitimlerinin öğrenci odaklı olmasına çabaladıklarını vurgulayarak şöyle konuştu,
"Eğitimlerin proje bazlı olması bunun en önemli yolu. Sadece son sınıf öğrencileri değil, belki 1. sınıftan itibaren hep böyle projeler yaptırarak eğitimi aktif hale getirmekte yarar var. Böylece öğrenciler mühendislik dünyasına ilk yıldan adım atıp eleştirel bakmaya başlayabilecekler. Bilimsel keşfin sınırı yok. Mühendislerin ürettiği toplumun sorunlarını çözmenin gerçekten sınırı yok. Güzel bir slogan var ‘her proje bir inci". Yeni fikirlere ön ayak olan projeler belki en güzeli. Bütün projelerin böyle olduğunu düşünüyorum. Mühendisler bu problemleri çözmeye yönelik yetişmiş meslek grubu. Dolayısıyla hayata en iyi hazırlananların mühendisler grubu olduğunu söyleyebilirim. Genç arkadaşları candan kutluyor hayat boyu projelerinin eksik olmamasını istiyorum. Olmayan şeyleri değil de olan problemleri daha derin anlamak bizim hayal gücümüzü dala biliyor. Gerçekten içlerinde harika projeler var hepsi düşündürücü. Harika bir gelecek öğrencileri bekliyor bundan emin olsun. İnsanlığın mühendislik projelerine ihtiyacı var."
"Ülkemizin mühendislere çok ihtiyacı var"
Ali Ulvi Yılmazer`den sonra söz alan Başkent Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Berna Bengiz de şunları söyledi; "Öncelikle EMO Ankara Şubesi`ni bu etkinliği düzenlediği için kutluyorum. Bu projeyi ilk düşündüklerinde Ankara içindeki bütün üniversiteleri arayıp bizim de fikirlerimizi aldılar. Başkent Üniversitesi Mühendislik Fakültesi olarak bu etkinliğin içinde yer almaktan onur duyduk. Bugün maalesef bir çatışma da oluştu öğleden sonra fakültemizde 5 bölümün katılımı ile üçüncüsünü düzenleyeceğimiz bitirme projelerini sergileyeceğiz.Öğrenci arkadaşlar burada diğer üniversitelerden gelen arkadaşlarıyla birlikte projelerini tartışmak, birbirlerinden etkileşim oluşturma olanağından yararlanacaklar. Bu çok güzel bir sinerji oluşturacak. Hayatınızın en önemli aşamalarından birini tamamlamak üzeresiniz. Yakın bir gelecekte mezun olacaksınız. Sakın rehavete kapılmayın. Yolun başındasınız. Bundan sonrası çok önemli. Görüyorum ki buradaki projeler, bilgi birikiminizin yaratıcı düşüncelerinizle birleştiğinizde yarattığı harikalar çok güzel. Çok etkilendim. Bu mesleğe girdiğim yıllardan bu yana üniversite sanayi işbirliğini tartışa geldik. Bugüne gelmek sizler için de kolay değil. Size emek vererek destek olan meslektaşlarıma teşekkür ediyor onları da kutluyorum. Ülkemizin şu anda mühendislere çok ihtiyacı var. Bugün Türkiye`de cari açığın milli gelire oranı yüzde 6,5. Bunun sebebi ihracat ithalat dengesizliği. Bunun da sebebini biliyoruz; biz bu güzel projeleri hayata geçirip kendi teknolojimizle üretemiyoruz. Bunların çoğunu yurt dışından getirtiyoruz. Dışarıya giden paramız kendimiz ihracat yapsak bile yeterli değil. Yaptığımız montaj sanayine dayalı ihracat. Bu projelerden sonra o rakamların değişeceğine inanıyorum. Hiçbir zaman vazgeçmeyin, daima yaratıcı olun. Doğru bildiğiniz konularda inatçı olup akılcı projeler üretmeye lütfen devam edin."
"Bilimsel çalışmalar konusunda geriyiz"
Bitirme Projeleri Sergisi`nde söz alan Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı Ali Ulusoy şunları söyledi; "Böyle önemli bir projeye ev sahipliği yapmaktan onur duyduğumu ifade etmek istiyorum. Seçim öncesi çok sayıda proje havalarda uçuştu. Bilim vadisi, bilişim vadisi dendi, bilim ve teknolojiye yatırım yapılmasının önemi üzerine siyasiler nutuklar attılar. Şu anda Cumhuriyetin başkenti Ankara içinde bulunduğu durum, bilimsel çalışmaya yapılmayan yatırımlarla bizi üzmekte. Uzun süredir Ankara ihmal edildi. Bilimsel çalışmalar konusunda geriyiz. Bugün burada biz lafın ötesine geçip siz değerli öğretim üyelerinin ve EMO`nun katkılarıyla bilişim vadisini spor salonunda oluşturmaya başladık. Gönül isterdi ki bu etkinliği çok daha modern mekânda yapalım. Çankaya Belediyesi olarak bunu da yapacağımızı şimdiden ifade edebilirim. Kızılay`da bir bina satın aldık. Bu bina hem hizmet binası olacak hem de bilimsel çalışmalar için kullanılacak.
Çankaya eğitim açısında önemli bir ilçe, ilçe sınırları içinde 10 tane üniversitemiz var. 4 tanesi devlet gerisi özel üniversite. Bir tane daha var askeri bir üniversite Ahlatlıbel`de. Üniversitelerimizde 180 bin öğrenci 10 binin üzerinde öğretim üyesi var. İnanılmaz bir potansiyel var. Bu potansiyeli ve enerjiyi yeterince kullanamadığımızı düşünüyorum. Çankaya Belediyesi hem üniversitelerle hem meslek Odalarıyla işbirliği içinde olmayı önemsiyor. Bunu başaramazsak gelecekte pek çok şeyimizi kaybedeceğiz. Bu tür bilimsel çalışmaların toplum ve kamu yararı gözetilerek yapılacağından eminim. Eski TMMOB Başkanı Teoman Öztürk`ün ifadesiyle, "mühendisler mimarlar toplum hizmetinde" sloganının peşinde yıllarca koşturdu. Onların açtığı yoldan bu ışıktan yürüyeceğiz. Sizler de bilimin ışığında çalışmalarını sürdüreceksiniz. Biz hep yanınızda olacağız.
Çankaya Belediye Başkan Vekili Ertuğrul Şenoğlu da etkinlikte yaptığı konuşmada,"Başladığınız bu uzun maratonda bir iki dileğimi sizlerle paylaşma istiyorum. Cumhuriyet daima özgür büyütür. Çünkü cumhuriyet özgür öğrencilerimizi bilimin özgür gelişeceği alanları üretir. Siz donanımlı öz güveni olan yüzünü geleceğe çevirmiş bilim insanı adayları olarak siz ürettikçe siz özgürleştikçe cumhuriyetimiz de özgür kalacaktır. Bu tip bilimsel etkinliklerin her zaman yanında olacağımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum."
Açılış konuşmalarının ardından Bitirme Projeleri Sergisi`ne katılan öğrenciler projelerini katılımcılara aktardılar, projeleriyle ilgili gösteriler yaptılar.