Japonya‘da Fukuşima nükleer santralinde deprem ve tsunami sonrası meydana gelen kaza, dünyada pek çok ülkenin nükleer enerjiyi sorgulamasına yol açmıştı.
Ancak bugüne kadar en radikal adımı atan ülke Almanya oldu. Almanya‘da koalisyon ortakları 2020‘ye kadar enerji tüketimini yüzde 10 azaltmayı, 2022‘ye kadar da nükleer santrallarını kapatmayı kararlaştırdı. Almanya elektrik ihtiyacının dörtte birini nükleer enerjiden sağlıyor. Ülkedeki 17 nükleer santralden 8‘inin bu yıl kapısına kilit vurulacak.
Almanya Başbakanı Angela Merkel‘in koalisyon hükümetini oluşturan siyasi partiler, nükleer santralların 2022‘ye kadar kapatılması için bugün mutabakat sağladı.
Yeni enerji mimarisi
Merkel, "Geleceğin enerjisini üretmek için enerji sistemimize tamamen yeni bir mimari kurmak zorundayız" dedi. Almanya, gelecek on yıl içinde yenilenebilir enerjinin toplam üretimdeki payını yüzde 35‘e yükseltmeyi planlıyor.
Çevre Bakanı Norbert Röttgen, üretimin bir süre önce durdurulduğu 7 nükleer reaktörün yanı sıra Kruemmel Nükleer Santralı‘nda tekrar üretime başlanmayacağını bildirdi. Altı nükleer santralın en geç 2021‘de kapanacağını söyleyen Röttgen, en yeni üç santralın da 2022‘de kapatılacağını belirtti.
Doğalgaz ön plana çıkacak
Avrupa Komisyonu‘nun enerjiden sorumlu üyesi Günther Öttinger, Almanya‘nın nükleer enerjiden çıkma kararını açıklamasından sonra, "Berlin‘in kararından sonra doğalgaz büyümede sürükleyici olacak" dedi.
Öttinger, Türkiye‘nin de ortak olduğu Nabucco doğalgaz hattı projesinin daha da önem kazandığını vurgulayarak, "Nabucco gerçekleşirse Viyana‘nın gaz piyasasındaki önemi artacak" dedi.
(Milliyet; 31.05.2011)