Tüm Haberlere Dön
BENDEN SÖYLEMESİ...(KEMAL ULUSALER/ EMO ENERJİ ÇALIŞMA GRUBU ÜYESİ/ TOPLUMSAL BAKIŞ- CUMHURİYET ENERJİ)
Basından Genel Merkez

BENDEN SÖYLEMESİ...(KEMAL ULUSALER/ EMO ENERJİ ÇALIŞMA GRUBU ÜYESİ/ TOPLUMSAL BAKIŞ- CUMHURİYET ENERJİ)

Şu malum kedi-ciğer fıkrası; hani Nasreddin Hoca sabah ciğer alıp eve teslim eder. Eşi Emine Hatun ciğeri birilerine yedirir. Akşam, Hoca ciğer yerine sofrada bir tas tarhana ile karşılaşınca sorar:

"Hanım ciğer nerede?"

Eşi, hemen bir masal uydurur:

"Ayy, hiç sorma hınzır kedi, ciğeri yedi."

Bu yanıtı inandırıcı bulmayan Hoca kediyi alır teraziye koyar, bakar ki satın aldığı ciğerden bile hafif. Kaşlarını çatıp eşine döner:

"Hanım, hanım kedi buysa ciğer nerede?"

Türkiye‘de özelleştirmeler çeyrek yüzyıldan fazla bir süredir gündemden düşmüyor. Küresel kapitalizmin yeni liberal politikalarına entegre olma doğrultusunda, "Durmak yok yola devam" sloganıyla can siperane çalışan AKP Hükümeti, 2. Dönemi sonunda elektrik dağıtım devir işlemlerini de sonlandırdı. Süreç boyunca, hukuksal mücadele dahil her türlü mücadele yöntemiyle kamu varlıklarının özel sermayeye aktarılmasına karşı çıkan Elektrik Mühendisleri Odası gidişatı yavaşlatsa da tamamen durduramadı.

Bu uğurda özel sermaye çıkar çevrelerince "terörist Oda" ilan edilip hedef gösterilmesine rağmen topluma olan sorumluluğu gereği olayın peşini bırakmamakta direndi.

27 Nisan 2011 tarihinde yaptığı basın açıklamasında; "Özelleştirme İdaresi‘nin halen İnternet sayfasında elektrik enerjisi özelleştirmelerinde 5 temel amaçtan biri olarak ‘Kayıp/kaçak da azaltma sağlanması‘ yer almaktadır. Kayıp ve kaçağın azaltılması ise, kediye ciğer emanet edilircesine, kaçak elektrik kullanımından ceza almış bir şirketten beklenir bir duruma dönmüştür" diyerek, özelleştirmelerin başka bir gerçeğine parmak bastı.

Kısa bir süre sonra gerçekleşecek genel seçimlere ilişkin seçim pusulası basım ihalesinde yaşananlar; (ihalenin önce yaklaşık 12 milyon lira bedelle verilmesi, bu bedelin Yüksek Seçim Kurulu‘nca fahiş bulunması ve tekrarlanan ihalede bu kez yaklaşık 900 bin liraya aynı firmaya verilmesi hikayesi...) aslında her türlü etik anlayışın bir kenara itilmesine somut bir örnek teşkil etmiştir. Hiçbir sorumlu(!), çıkıp da adı geçen firmaya; "Bu ne ahlaksızlıktır" diyemiyor, demiyor. Ve ahlaksızlığa ortak olup, ihaleyi aynı firmaya vermekten imtina etmiyor.

Olay, EMO‘nun "Kediye ciğer emanet ediyorlar" saptamasının çok ötesindedir. Ciğerin emanet değil, sunumu söz konusudur.

Bu yazının ekrana döküldüğü tarihte Kütahya‘da bir gümüş madeninde siyanürlü atık barajı yıkıldı, yıkılacak noktadaydı. Umarım sorun büyüyüp, bir çevre kıyımına dönüşmeden çözülür. Bu olay yakın geçmişte Macaristan‘da yaşanan çevre kıyımıyla benzer özellikler taşımakta. Macaristan‘ın özelleştirdiği madende, özel sektörün vahşeti çok açık bir şekilde görülmüştü. Türkiye‘de de kamu elinde yaklaşık 18 yıl çalıştırılan maden, özel sektöre devri ile birlikte aşırı kar hırsıyla 6 yıl içerisinde çevre için bir kıyım aracına dönüştürülmüştür.

Önce maden emekçileri kapının önüne konmuş ve 4/C kıskacına sokulmuş, maliyetleri düşürme adına yeterli, ehil teknik eleman çalıştırılmamış ve aşırı üretim hırsı da üzerine bindirilerek kıyıma zemin hazırlanmıştır. Bir kez daha kapitalizm, vahşi yüzünü göstermiş; kendisine neredeyse bedelsiz sunulan ciğeri yeterli görmemiş, doymak bilmez hırsı gemi azıya almıştır.

Birkaç gün sonra bu ülke insanı sandık başına gidecek.

Ey yurdumun eşitsiz koşullarda, siyasi tekellerin güdümünde ve de hegemonyasında kotarılmış bir seçme-seçilme oyununda figüranlık yapacak olan seçmeni!

Seçim günü sabahında bir düşün;

Ciğer ne ola, ciğeri sunan kim, mideye indiren kim?

Doymayıp da "Daha da yok mu?" diyen kim?

Ciğeri beş para etmez ciğer tüccarları kim?

Benden söylemesi...

"Dediğim dedik, çaldığım düdük" havalarının yine hakim konumda olacağını ve de "Ahh ciğerim yanıyor, elim kırılsaydı" teranelerini daha çoook dinleyeceğimi bile bile...

Benden söylemesi...

(Cumhuriyet Enerji; 31.05.2011)