Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), elektrik üretimi ve dağıtımının özelleştirildiğini, merkezi bir plan ve kamusal anlayışla ele alınması gereken ve yapısı gereği tekel niteliğinde olan bu alanlarda kamu tekelinin parçalanarak, fiili olarak özel tekeller yaratılması sürecine girildiğini söyledi. EMO, bu uygulamaların, elektrik enerjisinin daha pahalı bir şekilde tüketilmesi sonucunu doğurduğunu belirtti.
EMO 42. Dönem Yönetim Kurulu, dağıtım kuruluşlarının özelleştirilmesinin ardından dağıtım tesislerinin projelendirilmesi, kontrol ve kabulüne ilişkin yaşanan karmaşa ile ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada, bu işin bir kamusal hizmet olduğu ve yetkinin Enerji Bakanlığı`na ait olduğu vurgulanarak, yanlış uygulamalardan geri adım atılması istenirken, halkın daha fazla mağdur edilmemesi uyarısında bulunuldu. Türkiye‘de temel altyapı hizmetlerinin özelleştirilmesi ve piyasalaştırılması uygulamalarının 12 Eylül sonrası her hükümetin, yaşanan tüm sosyal ve ekonomik olumsuzluklara rağmen ısrarla sürdürdüğü bir genel politika haline geldiğini belirten EMO, "Bu kapsamda elektrik üretimi ve dağıtımı da özelleştirilmiş ve merkezi bir plan ve kamusal anlayışla ele alınması gereken ve yapısı gereği tekel niteliğinde olan bu alanlarda kamu tekeli parçalanarak, fiili olarak özel tekeller yaratılması sürecine girilmiştir. Bu uygulamalar, bir yandan elektrik enerjisinin daha pahalı bir şekilde tüketilmesi sonucunu doğururken; diğer yandan da doğasına aykırı müdahaleler bu alanı yönetilemez hale getirmiş ve arz güvenliği somut bir tehdit haline gelmiştir" ifadelerini kullandı.
Bu konuda yaşanan son örneğin önemli dersleri de kendi içinde barındırdığını belirten Oda, Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun"un 2. Maddesi gereğince kurulacak olan dağıtım tesislerinin projelendirilmesini ve bunların kontrol ve kabullerini yapmanın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı"nın görevi olduğunu vurguladı. Bakanlık için bu görevin kamusal görev niteliğinde olduğunu ifade eden EMO, "Dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesi öncesinde bu görev, yapılan düzenlemeler ile Bakanlık adına TEDAŞ tarafından gerçekleştirilmekteydi. TEDAŞ"a ait birçok dağıtım bölgesinin özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesinin ardından bu dağıtım şirketleri aslen bakanlığa ait olan proje kontrol ve kabul yetkisini yasa dışı şekilde kullanmayı sürdürmekteydiler. Özelleştirme süreci bu denetimlerin kimin tarafından ne şekilde yapılacağı sorununu yaratmış ve belirsizlik bir süre devam etmiştir" dedi.
-DAĞITIM BÖLGELERİNİN ÖZELLEŞTİRMESİ POLİTİKASINDAN VAZGEÇİLMELİ-
Elektrik Mühendisleri Odası tarafından, kamusal görev niteliğindeki projelerin denetimi ve onaylanması işleminin özel şirketler eli ile değil kamu eli ile yürütülmesi gereğinin defalarca vurgulandığının ifade edildiği açıklamada, "yasa dışı" bu uygulamanın durdurulmasının talep edildiği belirtildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı‘nın, konuyu 4 Şubat 2011 tarihli yazısıyla değerlendirdiğinin ve 9 Şubat 2011 tarihli yazıları ile de TEDAŞ"ı yetkilendirdiğini belirten EMO, yetkilendirme yazısında; elektrik iç tesisleri projelerinin, generatör guruplarına ait projelerin ve üçüncü şahıslara ait 1000 kVA"nın altındaki projelerin onaylanması ve geçici, kesin kabullerinin özelleştirilen dağıtım şirketleri tarafından yapılmasının uygun görüldüğünün belirtildiğini söyledi.
Bakanlığın bu kararla bir kısım proje ve denetim onaylarını TEDAŞ birimlerine, bir kısım proje ve denetim onaylarını ise özel dağıtım şirketlerine bıraktığını söyleyen EMO, "Çözüm basittir; kısa vadede 1000 kVA sınırı olmaksızın, tüm proje onay ve kabul işlemlerinin kamu eliyle ve kendi bölgesinde yapılmasının sağlanması, orta vadede hiçbir anlam ifade etmediği alınan son kararla açık hale gelen dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesi politikalarından vazgeçilmesi ve en nihayetinde uzun vadede üretimi, iletimi ve dağıtımı ile dikey entegre olmuş bir kamu tekelinin yeniden tahsisi ve alanın merkezi-demokratik planlama ve kamusal anlayışla yeniden yapılandırılmasıdır" dedi.
(Haberx; 25.05.2011)