Tüm Haberlere Dön
İĞNEADA`DA NÜKLEER SANTRAL ENDİŞESİ (BİRGÜN, 26.04.2011)
Basından Ankara

İĞNEADA`DA NÜKLEER SANTRAL ENDİŞESİ (BİRGÜN, 26.04.2011)

 

İğneada‘da nükleer santral endişesi Sinop ve Mersinlilerin ardından İğneada halkı da nükleer santral planları yüzünden endişeli günler geçiriyor. Yöre halkının ezici çoğunluğu bölgede santral istemiyor Kitap fuarında bir araya gelen yazarlar nükleer santrala ‘hayır‘ dedi Rusların İddiası: En güvenlisi biziz İZMİR de düzenlenen TÜYAP kitap fuarının ilk gününde başlatılan nükleere karşı imza kampanyasına birçok yazar imzalarıyla destek verdi. Tek ses olan yazarlar ‘Türkiye‘de ve dünyada nükleer enerjiye hayır diyoruz‘ dedi. Dünyanın birçok ülkesinde yenilerinin yapımının asla onaylanmadığı, bunun tartışmasının bile yapılmadığı, hükümetlerin değil yenilerini yapmak, kurtulmak için uğraş verilen nükleer santralların Türkiye‘de yapılmak istenmesine karşı imza kampanyası düzenleyen yazarlar arasında, Ahmet Telli, Ataol Behramoğlu, Muzaffer İzgü, Muazzez İlmiye Çığ gibi ünlü isimler de bulunuyor.

Nükleer santral planları İğneada halkını da tedirgin ediyor. Kırklareli‘nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesi Belediye Başkanı Tahir Işık, İğneada‘da nükleer santral kurulması ile ilgili son günlerde basında yer alan haberlerin kendilerini tedirgin ettiğini belirterek, "Koruma altında olan Longoz ormanlarının bulunduğu İğneada‘da nükleer santral istemiyoruz" dedi. Tahir Işık, "Beğendik köyü Balıkçı Barınağı ile ilgili limanın hızla yapılmaya başlaması üzerine nükleer santral tartışmaları başladı. Hiç bir yerde resmi olarak gözükmeyen balıkçı barınağı yapılıyor. Devlet büyüklerimize ne kadar sorduysak Beğendik köyünde yapılan limanın santral için mi, balıkçı barınağı için mi? yapıldığı konusunda kimse bize doğru bilgi vermiyor" diye konuştu.

12 YIL ÖNCE GÜNDEME GELDİ

Beldelerinde nükleer santral kurulması konusunun ilk kez 12 yıl önce gündeme geldiğini anımsatan Işık, koruma altında olan Longoz ormanlarının bulunduğu İğneada‘da santral kurulmasını istemediklerini söyledi. Işık, şöyle devam etti: "Getiri götürü konusu tartışılması gerekir. Halkın bir kısmı santralın, getirişini götürüşünü bilmediği için (işsizliği yeneriz, belki orada çalışırız) düşüncesiyle isteyenler olabilir. Halkın yüzde 70‘inin nükleer santralın yapımına karşı. Biz santrale karşıyız. Devletimiz bizi ne kadar dinler o da tartışılır. Yüzde 87‘si orman olan bölgede nükleer santral istemiyoruz. Biz santralla değil, turizmle kalkınmak istiyoruz."

HALK NÜKLEER SANTRALA KARŞI

İğneada beldesine bağlı Limanköy‘de balıkçılık yapan İbrahim Metin, nükleer santralın balıkçılığı ve toprakları yok etmesi halinde karşı olduklarını ifade ederek, yetkililerden kendilerini aydınlatıcı bilgi beklediklerini bildirdi. RUSYA Federasyonu Devlet Nükleer Enerji Şirketi RosAtom‘un Proje Yönetimi Programları Genel Müdürü Sergey Boyarkin ve Akkuyu NGS Anonim Şirketi Genel Müdürü Aleksander Süperim, İstanbul Ataköy Sheraton Oteli‘nde dün "Akkuyu Nükleer Güç Santrali Güvenlik Sistemi" konulu bir basın toplantısı düzenlediler. Akkuyu‘ya uygulayacakları teknolojinin sadece Ruslar‘da olduğunu iddia eden yetkililer 4 katmanlı, aktif ve pasif güvenlik sistemleri ile hiçbir şekilde Akkuyu‘da radyoaktif sızıntının olmayacağını, Fukuşima‘daki gibi reaktördeki buhardan kaynaklı hidrojen patlamalarının meydana gelmeyeceğini, deprem, uçak düşmeleri, seller ve olabilecek en kötü felakederde bile tam güvenlikli olduğunu ve sorun yaşanmasan çalışmaya devam edeceğini iddia ediyor.

‘TAHLİYE GEREKTİRMEYECEK‘ İDDİASI

Sistemin doğal fizik kanunlarına uygun olarak insan eli değmeden devreye girdiğini aktaran Boyarkin, "Aktif maddenin dışarı çıkmasını engelleyen, sıvıyı emen tuzak adında bir yapı oluşturduk" dedi. Boyarkin, kendi sistemlerinde personelin tahliyesini gerektirmeyecek özel sığınaklar olduğundan da bahsetti. Türk hükümetinin kendilerinden Fukuşima‘daki felaketten sonra Akkuyu için ek tedbirler talep etmediklerini söyleyen Ruslara göre Akkuyu teknik özellikler nedeniyle santral inşaası için çok uygun ve başka bir yer aranması için sebep yok.