Tüm Haberlere Dön
DİJİTAL TÜRKİYE PLATFORMU (HALUK GERAY- BİRGÜN)
Basından Genel Merkez

DİJİTAL TÜRKİYE PLATFORMU (HALUK GERAY- BİRGÜN)

Dijital Türkiye Platformu daha çok üretici ağırlıklı özel sektör kuruluşlarının dahil olduğu sivil toplum örgütlerini bir araya getiren bir yapı olarak sahneye çıkıyor. Platformun Başkanlığı‘nı üstlenen Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı, tanıtım amacıyla geçtiğimiz hafta düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, devletin, bilgi, iletişim ve elektronik sektörünün stratejik önemini yeterince kabul etmediği görüşünden yola çıktıklarını belirtmiş.

Bu sektörleri temsil eden 30‘a yakın sivil toplum kuruluşu (STK) bulunduğunu söyleyen Eczacıbaşı, "Bu STK‘ler sektörün ortak sorunlarıyla ilgili konularda ayrı ayrı tonlarla, söylem ve fikir birliği olmadan ilgili kurumlarla iletişimde bulunmaktadır. Bu durumun, sorunlara yönelik olarak, odaklanmış ve çözüme yönelik iletişimde bulunulmasını engellemesi neticesinde, Dijital Türkiye Platformu sektörün sorunlarının çözümüne yönelik yapılan bir ortak hareket platformu olarak şekilleniyor" diyor.

Platformu oluşturan diğer kuruluşlar arasında şunlar bulunuyor: Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD), Türkiye Bilişim Derneği (TBD), Türk Elektronik Sanayicileri Derneği (TESİD) ve Elektronik Cihazlar imalatçıları Derneği (ECİD). Yapı olarak platformun seçilmesinin nedeni, her bir sivil toplum kuruluşunun kendi bağımsızlığını koruması, ancak platform altında ortak mekanizma ve işleyiş çerçevesi içinde çıktılar üretilebilmesi. Platformun kurucu üyesi örgütlerin başkanlarından oluşan "Dijital Türkiye Platformu Başkanlar Kurulu" 3 ayda bir toplanarak platformun üst düzey karar alma organı olarak hareket edecekmiş.

TÜBİSAD Başkanı Turgut Gürsoy, Türkiye‘nin geleceği için bilişimin en stratejik sektör olduğunu belirterek, sektörün gelişmesine yönelik çalışmaların devlet politikası haline getirilmesini amaçladıklarını söyleyerek, "Nasıl kamuda tek muhatap istiyorsak, özel sektörde de bunu oluşturmamız lazım. Sektöre yönelik STK‘lerin ilk 10 hedefleri içerisinde 5-6‘sı aynı. Ortak söylemimizi güçlü hale getirmek ve aynı konuların farklı derneklerce farklı platformlarda değerlendirilmesiyle ortaya çıkan enerji, zaman ve kaynak kaybının önüne geçmek istedik" diyor.

Basın toplantısında platformun gerçekleştirmeyi istediği amaçlara yönelik uzunca bir liste yer alıyor. Bu liste içinden önemli gördüklerim şunlar: (1)AB Dijital Ajandası‘nın esasını oluşturan Digital Europe 2020 Vizyonu ile Türkiye‘nin 2023 hedeflerinin aynı paralelde yürütülmesi, (2)Türkiye‘de bilgi, iletişim ve elektronik dünyasının gelişimi ve dünya pazarlarında rekabetçi bir duruma gelmesi için strateji ve politika önerileri oluşturulması, (3) Türkiye‘deki bilgi, iletişim ve elektronik dünyasını ilgilendiren düzenlemeler ve gelişmeler konusunda ortak görüş ve hareket stratejisi belirlenmesi ve uygulanması, (4) Kamu kurum ve kuruluşları ile siyasi iradeye, Türkiye‘nin bilgi, iletişim ve elektronik sorunları ve öncelikleri hakkında bilgilendirme yapılması.

Platformun hedefleri arasında yer alan Digital Europe 2020 Vizyonu‘nun irdelenmesi gerekiyor. Bunu gelecek haftaya bırakarak, Türkiye‘de genel olarak bilişim sektörünün devlet tarafından stratejik sektör olarak görülmediği saptaması yanında sektördeki çok sesliliğin bir karmaşa olarak devam ettiği saptamasının çok önemli olduğunun altını çizelim. Ankara‘da bürokrasi, çeşitli bakanlıklar ve kurumlar bünyesinde oluşturulan komitelerdeki sektör temsilcilerinin birbirinden çok farklı görüşler sergilediklerini ve bu komitelerin bir anlamda katılımcıların "bireysel pazarlama" faaliyetlerinin aracısı olarak kullanılmasından şikâyetçiler. Yaklaşık 10 yıl önce, Ulaştırma Bakanlığı‘ndaki bir kurulda yer alan Elektrik Mühendisleri Odası‘nın (EMO), kurulun özel firmaların pazarlama bürosuna dönüştüğü şikâyetini dile getirmiş olduğunu hatırlatalım.

(Birgün; 07.04.2011)