Japonya‘daki nükleer felaketin yenilenebilir enerji alanında bir ivme yaratmasını bekleyenler, geçen hafta Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu‘nun (EPDK) web sitesindeki bir yönetmelik taslağını gördüklerinde şaşkına dönmüş olmalı. Kurum, sadece üç ay önce yenilenebilir enerji alanında heyecan yaratan bir yönetmeliği neredeyse tamamen ortadan kaldıracak yeni bir yönetmelik taslağı yayımladı. Dünya gazetesine konuşan rüzgar türbini üreticisi Soyut Wind‘in Proje Geliştirme Direktörü Ali Çolak, "Japonya‘da yaşanan nükleer enerji felaketinden sonra birçok ülke rüzgar, güneş, hidrolik ve biokütle gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırımı hızlandırırken, Türkiye‘de EPDK‘nin aldığı bu kararı anlamakta zorlanıyoruz" diyor.
Uzun bir bekleyişin ardından geçtiğimiz yılın son günlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu‘nda kabul edilen Yenilenebilir Enerji Yasası, sektörün önünü görebilmesi açısından bir kilometre taşıydı. Yenilenebilir enerji kaynaklan (YEK) bakımından önemli potansiyele sahip Türkiye‘de, yatırım yapılması için kamunun vereceği teşvikler büyük önem taşıyordu ve bu yolda herkesi tatmin etmese de önemli bir adım atılmıştı. 2005 yılında YEK için TBMM‘de çıkarılan ve kilowatt/ saat için kamunun sağladığı 5,5 euro centlik teşvik fıyatı sektörün hareketlenmesini sağlamıştı. Bu dönemde yaklaşık 20 megawatt (MW) olan kurulu rüzgar santrali kapasitesi 2010 yılı sonunda bin 200 MVV seviyesine çıktı. Henüz inşaat halindeki santrallerin devreye girmesiyle birlikte bu rakamın bin 500 MW‘ın üzerine çıkması bekleniyor. Ancak EPDK‘nın taslağı mevcut haliyle yürürlüğe girerse yenilenebilir enerji yatırımcıları yaptıkları yatırımın üstüne bir bardak soğuk su içmek zorunda kalabilir. "EPDK‘nın yapmak istediği bu düzenleme otoprodüktörlerin kârlılığını olumsuz yönde etkileyecek. Bu nedenle üretim tesisine sahip şirketler elektrik üretimi yapacak tesis yatırımlarından vazgeçecek" diyor Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş. "Bu uygulama yenilenebilir enerji sektörünü olumsuz etkileyecek. EPDK‘nın ne yapmak istediğini anlayamıyorum."
Mevcut yönetmeliğe göre yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik arzına karılmasında sanayi kuruluşları 500 kilovvatt/ saate kadar elektrik üretimini lisansız yapabiliyor ve bu üretim fazlasını şehir şebekesine satabiliyor. EPDK‘nın 1 Nisan‘a kadar "görüşlere açtığı" yeni yönetmelik taslağı ile tüzel kişilerin kendi ihtiyacı dışındaki elektriği piyasa fiyatının altında satmaları öngörülüyor. Böyle bir düzenleme hem YEK‘in elektrik üretimi içindeki payını hem de bu sektörün oluşturacağı sanayiyi olumsuz etkileyebilir.
EPDK‘nın tebliğ taslağının Türkiye‘nin yenilenebilir enerji alanındaki hedefleri ile ne kadar uyumlu olduğu da tartışmalı. Hükümet, 2023 yılına kadar rüzgar enerjisinde kurulu gücü 20 bin megavvatta çıkarmayı hedefliyor. Rüzgarda kurulu güç hedefinin tutturulması için yıllık 1 milyar euro yatırım yapılması hedefleniyor. TBMM‘de yalnız üç ay önce kabul edilen ve yenilenebilir enerji üreticilerini heyecanlandıran kanun, şirketleri kendi enerjilerini üretme ve şebeke üzerinde satmaya teşvik ediyordu. Japonya‘daki nükleer krizin tam da yenilenebilir enerji sektörü için yeni bir ivme yaratması beklenirken EPDK‘nın taslağı sektörde soğuk duş etkisi yarattı.
EPDK‘nın henüz aldığı bir karar yok. Kurum tebliği sadece "görüşe açtı" ve yapılacak itirazlar kararın nihai şeklini etkileyebilir. Türkiye‘de birçok sektör temsilcisi bu süreçte görüşlerini EPDK‘ya bildirdi. Bunlardan biri de Türkiye Kojenerasyon ve Temiz Enerji Teknolojileri Derneği (TÜRKOTED). Kendi taleplerini EPDK‘ya ilettiklerini belirten Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Ağış, "Elbette bu taslakta sektör temsilcilerinin görüşleri EPDK tarafından dikkate alınacaktır. Aksi takdirde sektör bu yönetmelikten olumsuz etkilenecek"
Ancak ne olursa olsun EPDK‘nın bu kadar kısa sürede yapuğı U dönüşü, açıklanmaya muhtaç. EPDK‘nın alacağı karar, sektörün kaderini belirleyen en önemli faktör olacak. Bu nedenle kurum yetkililerinin bütün olasılıkları düşünmesi gerekiyor.
(Bloomberg Businesswek Türkiye; 03.04.2011)