Tüm Haberlere Dön
ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ NÜKLEER SANTRALE KARŞI (BİZİMANTALYA.COM)
Basından Genel Merkez

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ NÜKLEER SANTRALE KARŞI (BİZİMANTALYA.COM)

Elektrik Mühendisleri Odası‘nın yapmış olduğu toplantıda, Nükleer Santral yapımı ile ilgili ortak bir karar çıktı. Nükleer Felaketin eşiğinde olan Japonya‘dan örnekler de veren mühedisler odası, yeni bir nükleer santral yapımına karşı çıktı.

Odadan konuya ilişkin şu açıklamalar yapıldı:

"Mart‘ta yaşanan deprem ve tsunami sonrası gelişmeler Dünya Nükleer Enerji Tarihi‘nde bir dönüm noktasıdır. Yaşanan doğal afetin ardından Japonya‘da meydana gelen nükleer kaza bugüne kadar ‘Japonya bir deprem ülkesi ve enerjisinin yüzde 55‘ini nükleerden sağlıyor‘, ‘Güvenlik önlemleri o kadar iyi ki depremlerin tamamında nükleer santraller sınavı başarıyla geçti‘ diyenlere kazın ayağının aslında öyle olmadığını gösterdi.

Almanya, nükleer tesislerinde yeniden denetime gideceğini açıkladı. Tüm dünya gibi biz de bir an evvel kazanın boyutu büyümeden durumun kontrol altına alınması umuduyla durumu izledik. Olaydan 20 gün sonra durumun tüm yönleriyle tespitini yapmak, etkilerinin ne olacağını kestirmek imkansız. Şu an için kazanın INES Skalası‘nda etkisinin 5, yani "geniş ölçekte etkisi olabilecek kaza" olarak değerlendiriliyor. Bugüne kadar yaşanan kazalar içerisinde en büyük ikinci kaza olan, 1979‘da yaşanan Three Mile Island kazasıyla aynı etkide.

Deprem sonrası felekate dönüşen durumun sürecine bakıldığında

11 Mart 2011

· Saat 07.46: Honshu Adası yakınlarında yerin 24 km altında 9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. İlk 3 reaktör sarsıntının etkisiyle otomatik olarak kapatıldı. 4-5 ve 6 No‘lu reaktörler bakım dolayısıyla kapalı konumdaydı.

· Saat 08.01: Şebekenin tamamında yaşanan güç düşümüyle birlikte santral karanlığa gömüldü. Aktif reaktörleri soğutmak için kullanılan ve dakikalar sonra tsunaminin etkisiyle büyük hasar görecek pompaları beslemek için jeneratörler devreye girdi.

· Saat 18.55: Santrale 3 kilometre çapındakiler için tahliye kararı alındı. 10 km çapındakiler için hazır olmaları ve evlerinden çıkmamaları uyarısı yapıldı.

12 Mart 2011

· Saat 08.30: Santralin 10 km çapında yaşayanlar içi tahliye uyarısı yapıldı.

· Saat 14.40: Daha önce 10 km açıklanan tahliye kararı 170 bin kişiyi etkileyecek olan 20 km‘ye çıkarıldı. Halka iyot tabletleri dağıtılması kararı alındı.

13 Mart 2011

• Saat 14.35: "Japonya Nükleer Acil Durum Eylem Planı" Madde 10‘da belirtilen nükleer santral yakınlarında izin verilen radyasyon değerlerinin üzerinde ölçüm kaydedildiği açıklandı.

· 14 Mart‘a kadar 184 bin 670 kişi tahliye edildi. Aynı gün Reaktör 4‘de başlayan yangın 2.5 saatte söndürüldü.

· 31 Mart itibariyle arızalı tüm reaktörlere soğutma amaçlı saatte ortalama 8 metreküp su basılmakta. Reaktör 1 sıcaklığının 281 C‘den 251 C‘ye düşürüldüğü, buna rağmen Reaktör 2‘de sıcaklığın 177 C ‘den 181 C‘ye çıktığı rapor edilmekte.

· TEPCO şirketi Fukuşima Nükleer Santralı‘nın 4 reaktörünü kapatma kararı aldığını, 2 reaktörün geleceğininde halka danışılarak karar verileceğini açıkladı.

· Dünya Atom Ajansı Direktörü‘nün 3 gün önce yaptığı açıklama 4 başlıkta toplanıyor:

 Durum ciddiyetini koruyor.
 Asıl öncelik krizin üstesinden gelmektir.
 Artık önümüzü görebiliyoruz.
 UAEK Japonya‘ya yardım için elinden gelen her şeyi yapıyor.

Gelişmeleri irdelediğimizde, yaşananların aslında nükleer santral teknolojisinin de doğası gereği, tek bir anda oluşan ve etkileri bertaraf edilmeye çalışılan tren kazası, tüp patlaması, köprü çökmesi gibi bir kaza olmadığı ortada. Sebebi ister insan olsun, ister doğal bir felaket olsun, süreç başladıktan sonra durumun gün be gün değişebildiğini "kontrol altına alındı" denildikten saatler sonra sürecin kontrol dışına çıktığı, artık yadsınamaz bir gerçek.

Hal böyleyken ve ortada kararı alınmış, ancak yapımına başlanamamamış yapımı başlanmasına rağmen yıllarca devreye alınamamış tüm çalışma ve yatırımlara rağmen vazgeçilmiş proje örnekleri varken, ülkemizde ne yazık ki "tüp gaz" düzeyinde bir benzetme ile nükleer santral kurma kararlılığı yetkililer tarafından ortaya konulmuştur. Tüm dünya, felaketin bertaraf edilmesini umutla beklerken Türkiye‘de nükleer santral kurma konusunda yapılan açıklamalardaki kararlılık ifadeleri akla "Acaba başka hesaplar mı var?" sorusunu getiriyor.

Tüm süreç önceden de vurguladığımız gibi hızlıca tamamlanmaya çalışılıyor. Nükleer enerjiyi, enerji politikalarına dahil eden ülke örnekleri de göstermektedir ki Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu hazırlıkları 1 yıl sürer, ÇED onay/analiz süreci 1 yıl da tamamlanır. Bu süreci ortalama 18 aylık Ön Güvenlik Analiz Raporu (PSAR) hazırlığı ve inşaat lisansı başvurusu takip eder.

Japonya gibi konuyla ilgili mevzuatı hazır, periyodik olarak eğitim verilen bilinçli bir toplumda bile çaresizlik ortadayken hiçbir ciddi hazırlık süreci yapılmaksızın nükleer santral kurulmak istenmektedir. 35 yıl öncesinden verilmiş yer lisansı yenilenmeden, ortada daha inşaat lisansı da yokken, üstelik ÇED süreci tamamen yok sayılarak "Nisanda kazmayı vuruyoruz" açıklaması kabul edilemez. Söz konusu olan gelecek nesiller, insan yaşamı olduğundan kamu yararını gözetmeyen bu anlaşma çerçevesinde Hükümet başta olmak üzere yetkilileri, sorumluluklarına yakışan açıklamalar yapmaya ve verilen kararları/imtiyazları tekrar gözden geçirmeye davet ediyoruz."

(Bizimantalya.com; 02.04.2011)