Tüm Haberlere Dön
HES`LER HUZUR BOZUYOR (CUMHURİYET AKDENİZ)
Basından Genel Merkez

HES`LER HUZUR BOZUYOR (CUMHURİYET AKDENİZ)

EMO Genel Başkanı Cengiz Göltaş, üretime bir katkısının olmayacağını belirttiği küçük ölçekli HES`ler için `Toplum huzurunu bozma projeleridir` tanımını yaptı. Göltaş, “Atılan taş ürkütülen kuşa değmiyor” dedi

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Genel Başkanı Cengiz Göltaş, AKP Hükümeti‘nin enerji politikasını eleştirerek, Hidroelektrik Santrali projeleri adı altında akarsuların ticaritleştirilmeye çalışıldığını söyledi. Göltaş, projelendirilen küçük ölçekli HES‘lerin üretime katkısının olmayacağını belirterek, "Bunlar sadece kurulmak istenen bölgelerde toplumsal huzursuzluk yaratır. Toplumun huzurunu bozma projeleri. Yani atılan taş ürkütülen kuşa değmemekte" dedi.

Konu çarpıtılıyor

Son 2-3 yıl içinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu‘na (EPDK) müracaat edilen ve lisansı alınan HES‘lerin toplam kurulu gücünün, tamamının yapılıp faaliyete sokulması halinde bile ancak 500 megavat civarında olabileceğine de işaret eden Göltaş, "2011 Mart ayı itibariyle Türkiye‘nin enerji üretimindeki kurulu gücü 50 bin megavata ulaştı. HES‘lerin toplam gücü 500 megavat. Bu mini ölçekli HES‘lerin elektrik enerjisinin üretimi için bir alternatif, bir çözüm ve krizden kurtulmanın yoluymuş gibi gösterilmesi konuyu çarpıtmadır. Buradaki temel kriter; Türkiye‘deki su kaynaklarımızın 49 yıllığına birilerine satılmasıdır" diye konuştu. Verilen lisanslarla su kaynaklarının 49 yıllığına bu şirketlere devredildiğini vurgulayan Göltaş, küçük ölçekli HES projelerinin gerçekleşme şansı bulunmadığını vurgulayarak, şunları söyledi: "EPDK‘da HES‘lerle ilgili yüzlerce proje var. Bu lisanslar kendi içerisinde ticarete dönüşmüş. Bir şirket aldığı lisansı gazete ilanlarıyla başka şirketlere pazarlar hale gelmiş. Çantacılık doğmuş. Şirketlerin kendi karlı gördükleri alanlara kendi inisiyatifleri ile istedikleri gibi at oynattıkları bu koşullarda Türkiye‘nin bütünlüklü olarak kaynaklarını kullanabilmesi de söz konusu olamaz. Küçük santrallerle tartışmayı sürdürmek yerine enerji verimliliği artırılmalı. Yüzde 60 kapasiteyle çalışan mevcut santrallerin daha iyi işletilmesi sağlanmalı. Ülkeyi dışa bağımlı olmaktan kurtarmak için yerli üretim arttırılırken kayıt dışı kullanımların da önüne geçilecek önlemler alınmalı."

Nükleer santral ısrarı

Japonya‘da deprem sonrası meydana gelen olaydan sonra nükleer santralde ısrar edilmesini anlamanın mümkün olmadığını belirten Göltaş, "Türkiye, nükleer santral macerası yerine enerjisini doğru şekilde kullanabileceği yatırım politikasının önünü açmalı. Türkiye‘nin enerji ihtiyacı her yıl yüzde 6-7 oranında artmakta. Kamunun yatırım yapması engellendi. Özel sektör sadece karlı bulduğu alanlara yatırım yapıyor. Enerjiye olan ihtiyaç ile alınması gereken önlemler arasındaki açık büyüyor.Japonya‘dan sonra nükleer sanayisi olan ülkelerin bir kısmı projelerini iptal etti, bir kısmı işletmelerini kapatma kararı aldı. Başlama niyeti olanlar vazgeçti. Biz ise bir şey olmamış gibi devam ediyoruz. ‘Türkiye mutfak tüpü de patlıyor‘ diyerek tirajı komik şekilde meselelere yaklaşan yönetici kadrolarıyla karşı karşıyadır."

(Cumhuriyet Akdeniz; 28.03.2011)