Tüm Haberlere Dön
NÜKLEER SANTRALLERE KARŞI YÜRÜYÜŞ VE BASIN AÇIKLAMASI YAPILDI
Haberler Mersin

NÜKLEER SANTRALLERE KARŞI YÜRÜYÜŞ VE BASIN AÇIKLAMASI YAPILDI

“Mersin Nükleer Karşıtı Platform” nükleer santrallere karşı yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. EMO Mersin Şubesi’nin de içinde bulunduğu platformun düzenlediği yürüyüş 19 Mart 2011 Cumartesi günü saat 12:00 da Kesk Binası önünden başlayarak taş bina önüne kadar devam etti. Taş bina önünde yapılan basın açıklamasından sonra etkinlik sona erdi. Yapılan basın açıklamasına yazımız devamından ulaşabilirsiniz.

 

Japonya‘da yaşanan deprem ve tsunami felaketi Dünyada 2.Çernobil felaketini yaratmıştır.Çernobil felaketinin kötü mirasını dünya hala yaşıyor iken ikinci bir felaket sonucunda, yine milyonlarca insan olumsuz etkilenecek,yine binlerce alan topraklarımız,su kaynaklarımız ve soluduğumuz hava kirlenecektir.Nükleer felaket insanlığı tehdit etmektedir.Yaşanan felaketin ardından dünya nükleer santrallerin güvenliğini sorgulamaya başlamış ve çoğu ülke başta AB ülkeleri ve Çin Nükleer santral programlarını durdurma kararı vermiştir. Deprem kuşağında olan ülkemizde Japonya depreminden ders almayan hükümet, hareketli Ecemiş fay hattına Akkuyu nükleer santral projesine devam kararı vermiştir.Halkın geleceğini ve sağlığını hiçe sayan Başbakan Erdoğan`ın bilimsellikten yoksun,Çernobil kazasından hemen sonra bizlere tonlarca radyasyonlu çayları içiren Cahit Aral zihniyetiyle " Ha nükleer, ha tüp gaz, ha köprü, riski olmayan hiçbir yatırım yoktur" sözleri, endişe vericidir.Köprülerin yıkılması veya tüp gazın patlaması bölgesel zararlar verir.İnsanlığın geleceğine zarar vermez. Ama nükleer santrallerde meydana gelen kaza ve sızıntılar, Çernobil kazasında olduğu gibi kuşaklar boyu insanlığa zarar verir,ve ayrıca  geniş bir çevreyi olumsuz yönde etkiler.Bu bilinçten yoksun olan bir başbakan maalesef ülkemizi yönetmektedir.

 

Meslek odaları ve bilim insanlarının görüşlerine kulak tıkayan  hükümetin, Akkuyu da nükleer santral kurma amacı, Rusya`nın elinde kalan ve dünyanın hiçbir yerinde denenmemiş bir teknolojisini satın almak,Rusya`nın nükleer atıklarının Akkuyu`ya gömülmesini sağlamak,ve Nükleer Silah hammaddesi olan uranyum zenginleştirmesi yapmaktır.Hükümetin, her türlü hukuk ve teknik denetimi engelleyerek,antidemokratik bir şekilde, Ruslarla yaptığı devletlerarası  sözleşmeyi, halktan gizli kapaklı yapması,bu gizlilikle  ülkemizi felakete götürecek olan  Akkuyu nükleer santral projesinden vazgeçmemesinin arka  planları nedir?Bu gizlilik çok güvensizlik ve endişe yaratmaktadır.Akkuyuda kurulması planlanan Nükleer santralinin tamamının  Rusların olacağı,ayrıca kurulması planlanan VV1200 reaktör modelinin dünyada hiç denenmemiş olduğu,Rusların Ermenistan`daki Metzamor nükleer santralini çalıştırdıklarını, ve bu santralde meydana gelen arızaların çoğunu teknik olarak gideremediklerini,ayrıca Rusların yapmış olduğu  İran Nükleer santralini teknik arızalardan kaynaklı 15 gün önce işletmeye alamadıklarını ve bu arızaların giderilmesinin ancak bir yılı bulması gerçeği,Rusların teknolojilerinin çok güvensiz olduğunun kanıtıdır.Akkuyu nükler santrali güvenli yapılamayacağı ve bu nükleer santralden Akdenizin tarımının ve turizminin çok büyük darbe alacağı ortadadır.Nükleer mühendisliğe soyunan Başbakanın Dünyanın vazgeçmiş olduğu,bizim enerji sorunumuzu çözemeyecek, tamamen dışa bağımlı ve ülkemize hiçbir yarar sağlamayacak olan Nükleer Santrallerin yapım inadından vazgeçmeli,değerlendirmeyi bekleyen alternatif enerji kaynaklarına yatırım yapmalı,Rusya hükümetinin değil,Ülke yararı güden politikaları bir an önce yaşama geçirmelidir.Nükleer santralleri ülkemizde yaptırmayacağız.

                             MERSİN NÜKLEER KARŞITI PLATFORM