Tüm Haberlere Dön
YA GÜNEŞ YA NÜKLEER UYGARLIĞI (MİLLİYET)
Basından Genel Merkez

YA GÜNEŞ YA NÜKLEER UYGARLIĞI (MİLLİYET)

Antalya, Akkuyu`da kurulacak santralın turizmi etkilemesinden korkuyor. Belediye, şehri güneş enerjisi ile tanıştırma hazırlığında. Mühendisler, Ruslarla yapılan anlaşmayı `kapitülasyon` diye değerlediriyor

Palmiye ve portakal ağaçlarının süslediği ana caddeden Kaleiçi‘ne doğru yürürken güneş, ensemizi ısıtmaya başlıyor. Antalyalılar, tatlı bir telaşla öğle saatlerinin tadını çıkarıyor. Kimsenin acelesi yok, ama kavurucu yaz günlerinin uyuşukluğu ve bıkkınlığı da hissedilmiyor.

Mersin‘deki nükleer santral konusunda endişeli olan komşu il Antalya‘dayız... Antalya Nükleer Karşıtı Platformu, Perşembe günü bir panel düzenleyerek konunun uzmanlarını bir araya getirdi. Açılışı yapan CHP‘li Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, Akkuyu‘da yaşanacak en ufak bir facianın hem sağlık, hem ekonomi açıdan çok büyük sorunlara neden olacağını söyleyip Başbakan‘a atıfta bulunuyor:

"Hafife almak, bilime sırt dönmek, mikrodalgada radyasyon riskiyle karşılaştırmak, bir toplum liderine yakışmaz."

Hat çekmekten farkı yok

Panelde ilk sözü alan, Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Bozkırlıoğlu, Akkuyu projesinin yanlışlığını şöyle anlatıyor:

- Rusya‘nın ülkemize kuracağı ve tek sahibi olacağı bir santraldan bahsediyoruz. Dünya‘da böyle bir örnek ilk defa uygulanıyor! Rusya‘daki bir nükleer santraldan hatla elektrik satın almaktan farksız bir uygulamaya gidiyoruz...

- Akkuyu‘yu verip, santral yaptırıyoruz. Sonra da 15 yıllığına satın alma garantisi ile burada üretilen elektriği alıyoruz! Bunu, Rusya‘ya doğalgaz bağımlılığımızı azaltmak için yaptığımızı söylüyoruz...

- Petrol bitiyor, kaynaklar kısıtlı... Ancak nükleer santralda kullanılan maddeler de kısıtlı. Dünyanın uranyum rezervleri nereye kadar yetecek? Nükleer enerji kullanımı, yüzde 14‘e düşecek.

- Nükleer teknoloji açısından hayati önem taşıyan,‘fakat Türkiye‘de henüz bulunmayan altyapı ayakları, projeyi zaman içinde büyük oranda geciktirecek. Hatta kilitlenmesine ve Rusya-Türkiye arasında anlaşmazlıkların yaşanmasına sebep olabilecek.Doğalgaz-petrol bağımlılığı dikkate alınırsa, anlaşmazlıkların çözümünde; Rus tarafı hep bir adım önde olacak.

Yeni bir kapitülasyon

- Türkiye, enerji üretiminde petrole bağımlıyken stratejik bir hata yaparak yeni bir kapitülasyona imza atıyor... Dünyada başka santral üreticisi yok mu? Rusya, 50-60 yılda 150 milyar dolar net kar elde edecek.

- 15 yılda Rusya‘ya 70 milyar dolar vereceğiz. 15 yıl sonra elektriği kaçtan satacaklar? Belli değil. Böylece enerji bağımlılığımız yüzde 80‘e çıkacak!

- Genelde başlangıçta, işletme tecrübesi olan santral seçilir. Kazalar, problemler denenmemiş olduğu için yeni santral tipi de riskli. Üstelik malzemeleri, bakımı, güvenliği yeni maliyetler çıkacak. Hepsini Rusya‘dan almak zorundayız.

- Akkuyu lisansının verildiği 70‘lerde, çevreye zararı düşünülmüyordu. 1979‘da Three Mile Island, 1989‘da Çernobil faciası yaşandı.

- Günümüzde tarım ve turizm anlayışı değişti. Turizmde, 15 milyar dolar gelirin büyük kısmı Antalya‘dan geliyor. Bir haber bu tabloyu bozabilir.

- Türkiye‘nin Rusya‘ya enerji bağımlılığını yüzde 80‘e çıkaran bu anlaşmanın derhal iptal edilmesinden başka önerimiz yok. Kararımızı verelim: Nükleer mi, yoksa güneş uygarlığı mı kuracağız?

Karar vermek için geç kalmış sayılmayız... Zararın neresinden dönsek, kardır. Devamlı radyasyon tehlikesiyle mi yaşamak istiyoruz? Yoksa çevreye, insana, ekonomimize zarar vermeden alternatif enerji kaynakları yaratabilir miyiz? Bilim, "Yapabiliriz" diyor, öyleyse?

(Milliyet; 22.03.2011)