Tüm Haberlere Dön
`30 YILLIK LİSANSLA SANTRAL KURULMAZ` (CUMHURİYET İZMİR)
Basından Genel Merkez

`30 YILLIK LİSANSLA SANTRAL KURULMAZ` (CUMHURİYET İZMİR)

`Green Think Tank of Turunch Foundation` adlı nükleer karşıtı vakfın kurucularından olan Prof. Dr. Hayrettin Kılıç, 30 yıl önce verilen lisansla Akkuyu`da bir tesis kurulamayacağını söyledi. Kılıç, `Rusya teknolojisi Japonlardan geride` dedi.

Nükleer enerji santrallarının zararları konusunda uluslararası düzeyde çalışmalar yürüten ve Amerika‘daki "Green Think Tank of Turunch Foundation" adlı nükleer karşıtı vakfın da kurucuları arasında yer alan Prof. Dr. Hayrettin Kılıç. 30 yıl önce verilen lisansla Akkuyu‘da bir tesis kurulamayacağını söyledi. Rusya teknolojisinin Japonlardan bile geride olduğunu vurgulayan Kılıç, Başbakan Erdoğan‘ın nükleer patlamayla LPG tüpü patlamasını karşılaştırmasının da tüm dünyada şaşkınlık yarattığına dikkat çekti.

Kılıç, Türkiye‘ye kurulmak istenen santralın dünyanın hiçbir yerinde olmadığını, faylarında 500 yıllık enerji birikimi olan Akkuyu‘da nasıl bir performans göstereceğinin bilinmediğini belirti. Akkuyu‘da kurulacak sistemin İran‘da 6 ay önce devreye alındığını ve önemli aksaklık ve arızaların meydana geldiğini anımsatarak, "Santralda eski malzeme kullanılmasından dolayı büyük titreşimler meydana geldiğini resmi sitelerinden kabul ettiler. Santral durduruldu. Ruslar eski model pompaların kullanıldığı kabul edip değiştireceklerini söylüyorlar. Akkuyu‘da kurulacak sistem de aynı malzemeden" dedi.

İran‘da kurulan reaktörün aynısının Rusya‘da Balakova‘da 1980‘lerde kurulmak istendiğini de dile getiren Kılıç, halkın referandumla bunu kabul etmediğini vurguladı. Rusya hükümetinin reaktörün tüm boyutlarının incelendiğini ve bilirkişi raporu hazırlandığını da dile getirerek şöyle dedi:

"Raporla beraber Kent Konseyi Moskova‘da dava açtı. Bu dava sonucunda Rusya hükümeti, Balakova‘daki kurulacak bu iki reaktörün kendi nükleer yönetmeliklerine uygun olmadığını tespit ettiği için proje iptal edildi. Kendi nükleer yönetmeliklerine uygun olmayan sistemi Türkiye‘ye kurmaya hükümet maalesef razı oldu."

Son iki yılda Akkuyu projesi için ihale yarışması açıldığını ve Elektrik Mühendisleri Odası‘yla Çevre Hukuku Derneği‘nin açtığı davaların devam ettiğini de anımsatan Prof. Dr. Kılıç, "EMO yapılan ihalenin usulsüzlüğünden dolayı davayı kazandı. Diğer dava da kaybedileceği anlaşılınca iptal edildi. Bundan sonra hükümet devletlerarası bir anlaşma yaparak Akkuyu projesinin hukuki platformda engellenmesinin önüne geçti. Devletlerarası anlaşma yapıldığı zaman tüm hukuki kapüar kapanıyor" dedi.

Türkiye‘nin kârı yok Rusya‘yla Türkiye arasındaki anlaşmadan Türkiye‘nin hiçbir kân olmadığını da belirten Kılıç, şöyle konuştu:

"Rosaton firması tüm yatırımları yapacak. Kuracakları 2 nükleer reaktörden çıkacak elektriği, 15 yıl süreyle, kilovatsaatini 123 sent artı KDV gibi fahiş fiyattan satacaklar. Buna ek olarak da dağıtım şirketlerinden Mersin Akkuyu‘daki sanayisine en az 30- 40 kuruştan kilovat saatini satacaklar. Diğer iki reaktörün de alını garantisi yok. Ruslar yine devletlerarası yapılan anlaşmayla kurulacak nükleer yakıt fabrikasında gerekli olan elektrik ihtiyacını karşılayacaklar. Bu tesislerde üretecekleri nükleer yakıt çubuklarını dünya piyasasına satacaklar ve yapılan anlaşmalarla Türkiye‘nin bu alışverişten hiçbir kârı olmayacak. Bu tesislerin yüzde yüz sahibi Rus Rosatom şirketi oluyor. Bu şirket eğer uygun görürse hisselerinin yüzde 49‘unu kendi kontrolleri altında başka yatırımcılara satma hakkı var."

(Cumhuriyet İzmir; 20.03.2011)