Antalya Nükleer Karşıtı Platform tarafından düzenlenen panelde konuşan EMO Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Bozkırlıoğlu, Mersin Akkuyu‘ya yapılması düşünülen nükleer santral nedeniyle Türkiye‘nin dışa bağımlılıktan Rusya‘ya bağımlılığa döneceğini söyledi.
Japonya‘da depremin ardından Fukuşima Nükleer Santrali‘nde meydana gelen sızıntı tüm dünyada endişe yaratırken, AKP hükümetinin Rusya ile Mersin‘in Akkuyu bölgesinde kurulacak Nükleer Santral için anlaşmaya varması nükleer karşıtları tarafından büyük tepki gördü.
‘NÜKLEER GERÇEĞİ KONUŞULDU‘
Antalya‘da da Nükleer Karşıtı Platform tarafından düzenlenen bir panelle, hem bu duruma karşı çıkıldı hem de nükleer santrallerin tehlikeleri konuşuldu. ANSAN‘da gerçekleştirilen "Japonya Fukuşima‘nın Ardından Nükleer Santral Gerçeği ve Enerji" isimli panele Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ve Elektrik Mühendisleri Odası Şube Başkanı İlhan Metin de katılırken, EMO Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Bozkırlıoğlu, Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) Antalya Şube Başkanı Fikret Bayar ile Güneş Enerjisi Uzmanı Engin Eraslan birer konuşma yaptı.
‘SANTRALLER KAPATILSIN‘
Toplantının açılış konuşmasını yapan Antalya Nükleer Karşıtı Platform Sözcüsü Hediye Gündüz, Japonya‘da yaşanan nükleer sızıntının büyük tehlikelere neden olabileceğine dikkati çekerek, Türkiye‘de kurulması düşünülen nükleer santrallere ilişkin anlaşmaların bir an önce iptal edilmesi gerektiğini söyledi. Platform olarak Türkiye‘ye komşu ülkelerin de mevcut nükleer santrallerini kapatmasını istediklerini ifade eden Hediye Gündüz, bundan sonra yeni santral kurulmaması gerektiğinin altını çizdi.
‘JAPONYA ALARMA GEÇİRMELİ‘
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ise, Türkiye‘nin Çemobil‘de yaşanan facianın sonuçlarını almak üzere olduğunu ve özellikle Karadeniz bölgesinde artabilecek kanser vakalarının altından Çemobil‘in çıkacağını belirterek, "Nükleer konusunu çok önemsiyorum. Japonya‘da yaşanan olay hepimizi alarme etmelidir. Gerek Sinop, gerekse Akdeniz kıyıları tehlikeli deprem bölgesindedir. Eğer Akkuyu‘da yaşanabilecek bir facia Antalya‘yı bırakın sağlık yönünden, ekonomik yönden de altından kalkamayacağı bir problemle karşı karşıya getirebilir" dedi.
‘TOPLUM LİDERİNE YAKIŞMADI‘
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın nükleer santrale yönelik olarak sarf ettiği "teknoloji kullanıyorsak, mutlaka risk vardır, bu risklerle yaşamalıyız" deyimini hafife almak ve bilime sırtını dönmek olarak kabul ettiğini vurgulayan Başkan Akaydın, "Evimizde de, televizyonda da radyasyon riski vardır. Ama bununla bir nükleer santralin radyasyon riskini kıyaslamak çok hafife almaktır ve bir toplum liderine yakışmaz. Almanya‘da 7 nükleer santralin askıya alınmasından ders çıkarması gerekir. Akdenizliler olarak hepimiz Başbakanın bu duyarsızlığına karşı çok şiddetli ve çok duyarlı tepki vermek durumundayız" ifadelerini kullandı.
‘HER YERİMİZ SANTRAL OLDU‘
Açılış konuşmalarının ardından panel bölümüne geçildi. İlk sözü alan EMO Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Bozkırlıoğlu dünyadaki ve Türkiye‘deki enerji politikalarını karşılaştırarak, Akkuyu‘da kurulması planlanan nükleer santrale ilişkin süreci anlattı. Dünyadaki enerji politikalarının birçok başlık altında değerlendirilirken, Türkiye‘de ise sadece dışa bağımlılık ve özelleştirme başlıkları altında planlandığını ifade eden Mehmet Bozkırlıoğlu, Türkiye‘nin özellikle enerjisinin büyük bir bölümünü sağladığı doğalgaz nedeniyle, ülkenin her yerinin doğalgaz çevrim santralleriyle dolduğunu kaydetti.
‘RUSYA‘YA RAĞIMLI HALE GELECEĞİZ‘
Türkiye‘nin kullandığı doğalgazın yüzde 60‘ını Rusya‘dan, yüzde 15‘ini iran‘dan ve yüzde 8‘ini de Azerbaycan‘dan sağladığına dikkati çeken Mehmet Bozkırlıoğlu, "Akkuyu‘da bir nükleer santral yapıyoruz ve tamamını Rusya‘nın eline teslim ediyoruz. Bu santral Türkiye‘nin sadece yüzde 10 enerjisini karşılayabilecek kapasitede bir santraldir. Bu konuyla ilgili sürekli olarak ‘dışa bağımlılıktan kurtulacağız‘ yönünde demeçler veriliyor. Ancak, bu santral faaliyete geçerse Türkiye dışa bağımlılıktan çıkıp tamamen Rusya‘ya bağımlı hale gelecektir" ifadelerini kullandı.
‘İLK DENEME KÜÇÜKÇEKMECE‘DE‘
Türkiye‘deki nükleer enerji araştırmalarının 1970‘li yıllarda istanbul Küçükçekmece‘de kurulan havuz tipi nükleer reaktörle başladığını dile getiren Mehmet Bozkırboğlu, Mersin Akkuyu‘daki nükleer santral yerinin ise 1976 yılında yer lisana alındığını kaydetti. Santral için 1983 yılında ihale yapıldığını, 1993-2000 yılları arasında tamamlanması beklenen inşaatın bir türlü tamamlanamadığını söyleyen Bozkırlıoğlu, "2007 yılında düzenlenen proje yarışması ise fiyaskoyla sonuçlanıyor ve son dönemde de devletlerarası anlaşma imzalanıyor. Türkiye bu anlaşma ile ha Rusya‘ya santral işini vermiş ha Rusya‘dan kablo çekip elektrik almış. Fark eden bir şey yok" dedi.
‘BAĞIMLILIK YÜZDE 80‘E ÇIKACAK‘
Yapılan devletlerarası anlaşma sonucu Rusya‘nın 150 milyar dolarlık kar elde edeceğinin altını çizen Bozkırlıoğlu, Yani Türkiye‘nin 150 milyon dolarlık bir açığı sadece bu santralden dolayı ortaya çıkacak. Türkiye enerji alanında Rusya‘ya olan bağımlılığını yüzde 60‘tan yüzde 80‘e çıkacak" diye konuştu. Japonya‘daki depremin ardından meydana gelen nükleer sızıntıyı hatırlatan Bozkırlıoğlu, ‘Türkiye‘ye çevreleyen fay hatlarının geçtiği en önemli bölgeler, nükleer santral yapılması düşünülen Sinop ve Mersin bölgeleridir. Bugüne kadar nükleer santrali savunanlar ‘deprem engel değildir‘ diyorlardı. Ama son yaşanan olayla bu düşünce de silinmiş oldu" ifadelerini kullandı.
‘SÖYLENECEK SÖZ KALMADI‘
Dünyada bugüne kadar tartışılan nükleer santral konusunda hem karşı çıkanların hem de destek verenlerin söylenecek her şeyi söylediğini sözlerine ekleyen EMO Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Bozkırlıoğlu, "Bundan sonra ya siyasi ya da sosyal kararlar verilecek. Ya güneş uygarlığını ya da nükleer uygarlığı tercih edeceğiz" şeklinde konuştu.
(Gerçek Akdeniz; 18.03.2011)