Japonya‘da yaşanan nükleer santral sızıntısı, reaktörlerin tehlikeli olup olmadığı tartışmasını yeniden gündeme getirdi. Türkiye‘de kurulacak santralların herhangi bir depremde zarar görebileceğine dair iddialar üzerine açıklama yapan Enerji Bakanı Taner Yıldız, "Japonya‘daki 1. nesil santral. Biz 3. nesil (3G) yapıyoruz. Çernobil‘de kalbi içinde tutan kap kısım yoktu. Bizim yapacağımız 3. nesil santrallar 120 metre betonla, demirle kapalı, tehlike anında da otomatik olarak kendini kapatıyor" dedi.
Türkiye‘ye inşa edilecek santralların dünyada en iyi teknoloji olarak bilinen ve yeni yeni kurulan 3. nesil olması öngörülüyor. Söz konusu 3. nesil santralların, dünya tarihine kara bir leke olarak geçen Çernobil vakasına neden olan 1. nesil santrallardan çok daha yüksek teknolojiye sahip olduğu konusunda görüş birliği var.
Çernobil‘den ders alındı
Çernobil vakasının ardından geliştirilen 3. nesil santralların en önemli özelliği herhangi olumsuz bir durumda arızalanan reaktörü devre dışı bırakacak ikinci bir mekanizma olması. 1. nesilde ise bir tek koruma mekanizması bulunuyor; arızalanan reaktör özel bir zırhta saklanıyor. Böyle bir durumda santralın 30 kilometre yakınına yaklaşılamıyor. 3. nesilde ise çekirdeği otomatik olarak soğutma havuzdan alıp saklayacak yeni bir mekanizma var. Bu durumda 400 metreye kadar yakınına yaklaşılabiliyor.
Enerji Bakanı Taner Yıldız da, dün bir televizyon kanalında yaptığı açıklamada, Japonya‘da yaşanan nükleer santralla ilgili gelişmelerden çıkarılacak dersler olduğunu belirtirken, buna karşın arada jenerasyon farkı olduğuna da dikkat çekti. Nükleer santralların yapımı kadar artık güvenliğine de finansman ayrıldığını anlatan Yıldız, Japonya‘daki depremin sıradışı bir deprem olduğunu söyledi. İki ay önce Japonya seyahatinde bu santrallarda de inceleme yaptıklarını anlatan Yıldız, "O zaman 5 metreye kadar tsunaminin tolere edilebileceğini söylemişlerdi ancak deprem belli başlı depremlerden birisi" dedi. Mutlaka çıkarılacak dersler olduğunu kaydeden Yıldız, ancak yapıma ilişkin kararlılığın etkilenmeyeceğini bildirdi.
Güvenlik üst düzeyde
Çernobil‘le yapılan karşılaştırmaları hatırlatan Yıldız, Çernobil‘de reaksiyon devam ederken, Japonya‘daki santralda sistemin kendini kitlediğini ifade etti. Kor denilen kısmın erimediğini ve bunun çok önemli olduğunu belirten Yıldız, reaksiyonun devam etmemesinin önemini vurguladı. "3. nesilde isteseniz de kötüsünü yapamazsınız" diyen Yıldız, "Kaldı ki biz iyisini istiyoruz. Akkuyu‘da gerek Rus gerekse de Avrupa‘dan bir kısım ülkelerin konsorsiyum çalışması söz konusu" dedi. Çernobil‘de kalbi içinde tutan kap kısmının olmadığını anlatan Yıldız, Çernobil‘in direkt atmosfere açık olduğunu, 3. nesil santrallerin 120 metre betonla, demirle kapalı olduğunu, kor tabakasının da içerde eritildiğini söyledi.
Akkuyu faya 30 kilometre Sinop‘ta deprem riski yok
Japonya gibi sürekli depremlerin olduğu ve bu nedenle tedbirlerin de üst düzeyde alındığı bir ülkede bile nükleer santralın sızıntı yapması, Türkiye‘de yapılacak nükleer santrallar konusunda soru işareti yarattı. Rusya tarafından Mersin‘in Akkuyu ilçesine kurulacak nükleer santralın 300 kilometre uzunluğundaki Ecemiş fay hattına 25-30 kilometre yakınlığında olacağına dikkat çeken uzmanlar, Japonya ile görüşmesi süren Sinop‘taki nükleer santralın ise aktif deprem hattında bulunmadığını belirtiyorlar. Uzmanlar Sinop il sınırlarının güney kısımlarının Kuzey Anadolu fay hattına yakınlığı olması nedeniyle birinci, yani en yüksek riskli deprem bölgesi olarak görüldüğünü, buna karşın nükleer santralın da olacağı Sinop il merkeznin dördüncü yani çok düşük riskli deprem bölgesi olarak kabul edildiğini hatırlatıyorlar.
Üçüncü nesil reaktörlerin farkı ne?
1. nesil nükleer reaktörler 1950-60‘lı yıllarda inşa edildi. İngiltere hariç, hiçbir ülkede aktif değil. 2. nesil reaktörler ABD‘nin şimdiki filosunu oluşturuyor ve dünyanın her tarafında çalışan reaktörler.
3. nesil reaktörler ilk ikisinin yerine artık tercih ediliyor. Bu reaktörler özellikle 2. nesil reaktörlerin teknolojik ve güvenlik olarak daha da geliştirilmiş hali.
1. nesil sanrallarda bir tek koruma bulunuyor. Demir koruma betonda saklanıyor. Böyle bir durumda nükleer santralın 30 kilometre kadar yakınına dahi yaklaşılamıyor.
3. nesilde çekirdeği saklayacak özel mekanizma var. Bu durumda 400 metreye kadar yakınına yaklaşılabiliyor. Ancak her iki nesilde de aksaklık durumunda soğutma işlemi birkaç günü buluyor.
Yeni neslin en büyük farkı kazaları önlemek için aktif kontrol veya operatör müdahalesi gerektirmeyen, doğal dolaşım ve yüksek sıcaklıklara dayanma gibi kendiliğinden güvenli özelliklere sahip olması.
Rusya‘da yasaklanan Türkiye‘ye kurulacak
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, ‘Mahkeme kararıyla Rusya‘da kurdurulmayan VVER tipi nükleer santral teknolojisinin, Mersin Akkuyu‘da uygulanmak istendiğini‘ iddia ederek, hükümeti bu ‘inadından‘ vazgeçmeye çağırdı. Japonya felaketinin Akkuyu‘da kurulması düşünülen nükleer santral için uyarı niteliği taşıdığını belirten Öztürk, santralın Ecemiş Fay Hattı‘na 25-30 kilometre, Doğu Anadolu Fay Hattı‘na 150 kilometre ve Kaş-Adana arasında denizin içinden geçen dalma-batma kuşağına 30 kilometre uzaklıkta olduğunu bildirdi.
‘Hükümet santralları derhal durdursun‘
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Başkanı Cengiz Göltaş ve Çevre Mühendisleri Odası, Başkanı Murat Taşdemir Japonya‘da yaşanan nükleer kazanın, Akkuyu Nükleer Santralı‘nın ne kadar tehlikeli bir proje olduğunu tekrar ortaya koyduğunu bildirdi. Yapılan açıklamalarda hükümetin Akkuyu‘daki santralın yapımından derhal vazgeçmesi gerektiği belirtildi . Sinop‘ta kurulması öngörülen nükleer santral konusunda ise Japonya ile yürütülen görüşmelerin de bırakılması talep edildi.
(Radikal; 15.03.2011)