Tüm Haberlere Dön
SUYA BAĞLI HASTALIKLAR ARTTI (BİRGÜN)
Basından Genel Merkez

SUYA BAĞLI HASTALIKLAR ARTTI (BİRGÜN)

Prof. Dr. Beyza Üstün HES`ler için suları borular ve tünellerle taşınan akarsuların, toprakla temasının kesildiğine vurgu yaparak, bu akarsuların hastalık saçtığını söyledi

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Başkanı (TMMOB) Başkanı Mehmet Soğancı, planlanan bütün HES‘ler bitse bile hedeflenen enerji üretimine ulaşılamayacağını söyledi.

TMMOB Muğla İl Koordinasyon Kurulu tarafından düzenlenen "Enerji politikaları, hidroelektrik santraller, çevre" konulu panelde konuşan Soğancı, HES‘lerle 125 bin MW elektrik üretme hedefinin gerçekçi olmadığını dile getirdi. Soğancı, şu an resmi kayıtlı 1938 HES projesi gerçekleşse bile yaklaşık olarak 70 bin MW elektrik üretilebileceğini vurguladı.

Bu projelerle amaçlanan enerji üretim hedefine ulaşılamayacağının yanı sıra çevreye de büyük zararlar verildiğini belirten Soğancı, havza bazında planlama yapılmasının gerekliliğine dikkat çekti. Projelerle ilgili ÇED (çevresel etki değerlendirme) raporlarının bilimsellikten uzak hazırlandığını, gerekli denetimlerin yapılmadığını, kamu yararı gözetilmediğini açıkladı. Soğancının konuşmasında dikkat çektiği önemli bir konu da, 0.5 MW altındaki 10 bin dolayında mikro HES projesinin hiçbir denetim olmaksızın yapılacak olmasının yol açacağı sorunlardı. Soğancı konuşmasını "dereler özgür aksın diye ses çıkaran herkes örgütümüzün sesidir" diye bitirdi.

‘DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTMAZ‘

Toplantıda söz alan Prof. Dr. Beyza Üstün Prof.Dr. Beyza Üstün de HES projelerinin su havzalarının ticarileştirilmesi sürecindeki yeri ve önemi üzerinde durarak, bu projelerin uygulananlarının ülke genelinde yol açtığı yıkımlardan örnekler verdi. Prof. Üstün, suyun küresel şirketler tarafından ticari amaçla kullanılmasının önünün, 1990‘lardan sonra görülmeye başlanan uluslararası kuruluşların kararlarıyla açıldığını belirtti. Bugün ülkenin enerji kaynaklarının dışa bağımlı olduğu gerekçesiyle yerli ve yenilenebilir enerji kaynağı olarak HES projelerine ağırlık verilmesinin yanıltıcı olduğunu, bu projelerin de yine şirketler tarafından yapıldığı sürece enerji üretiminde dışa bağımlılık sorununun üstesinden gelinemeyeceğini vurguladı.

‘KÜRESEL SERMAYENİN POLİTİKALARI‘

Dünyada su politikalarının küresel sermaye çevrelerince belirlenmeye çalışıldığını belirten Üstün, 2006 yılında 5. Dünya Su Forumunun İstanbul‘da yapılmasının gerçeklerini anlattı ve ülkemizde su havzalarına saldırının bundan sonra arttığına dikkat çekti. Küresel sermaye kuruluşlarının ülkelerdeki su havzalarının özelleştirilmesinde kamunun engel olması durumunda gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğine ilişkin kararlar aldığından örnekler vererek, 2000 yılında Lahey kararlarına dikkat çekti. HES kurmak amacıyla akarsuların borular, tüneller ve kanallar içine alınmasının suyun Kimliğini değiştirdiğini vurguladı. Hava ve toprakla teması kesilen suyun içindeki oksijen ve minerallerin yok olduğunu, canlıları besleyemediğini ve hastalık saçar hale geldiğini Fırat Havzasındaki barajların yapılmasından sonra suya bağlı hastalık artışlarını örnekleyerek anlattı.

‘HIZLI BİR TEKELLEŞME YAŞANACAK‘

Panelde EMO adına söz alan Kemal Bekir Ulusaler enerji politikaları üzerinde durdu. Ulusaler bu projelerin kapitalizmin krizini hafifletmek için gerçekleştirilmek istendiğini vurgulayarak, HES‘ler çerçevesinde yaşanan çelişkilerin piyasayla halk arasındaki kavgadan kaynaklandığı belirtti. Dünyada kapitalist ülkelerin enerji sorunlarına kendine göre çözüm geliştirdiğini, Türkiye‘de de egemen sınıfların eldeki olanaklara göre çözüm peşinde olduğunu ve bu çerçevede toplumun piyasa ekonomisinin vicdanına terk edildiğini belirtti. Ulusaler şu an HES piyasasındaki çok sayıda şirketin piyasa ekonomisinin olumlu yanı gibi sunulmasının yanıltıcı olduğunu ve kısa süre sonra bu alanda hızlı bir tekelleşme yaşanacağını vurguladı. 

(Birgün; 22.02.2011)