Tüm Haberlere Dön
HALUK GERAY (BİRGÜN GAZETESİ, 04.02.2011)
Basından Ankara

HALUK GERAY (BİRGÜN GAZETESİ, 04.02.2011)

 

Ar-Ge, yenilik ve teknoloji politikaları Geçtiğimiz hafta Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi ve ODTÜ Teknoloji Politikaları Araştırma Merkez‘ince ortaklaşa düzenlenen "Ar-Ge, Yenilik ve Teknoloji Politikaları Forumu," düzeyli bir etkinlik olarak gerçekleştirildi. ODTÜ Teknopark‘ındaki KOSGEB binasındaki etkinliklerin ancak son gününe yetişebildim. Ancak son iki oturum da diğer oturumların düzeyi hakkında bilgi vermeye yeterliydi.

EMO‘nun bilim ve teknoloji politikalarıyla ilgili alana destek vermesi desteklenmesi gereken bir yaklaşım. Ankara Şube Başkanı Ramazan Pektaş‘ın panelde yaptığı konuşma EMO‘nun Türkiye‘deki üniversite teknoparklarındaki çalışma koşullarına ilişkin olarak üyesi oldukları mühendislerin yakınmalarına duyarlı olduğunu gösteriyordu. Pektaş, teknoparklarda mesaiye dikkat edilmediği, hafta sonu tatiliyle ilgili sözlerin yerine getirilmediğini vurgulayarak, bir yandan ileri teknolojiye yönelik üretim yapmakla övünen teknopark firmalarının çalışan mühendislerin haklarına da özen göstermesi gerektiğini söyledi. Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF) İşletme Bölümü öğretim üyelerinden Ali Fıkırkoca da konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Avrupa Birliği‘nin inovasyon politikalarının aynı zamanda hem sanayi hem de sosyal politika yaklaşımını içerdiğine dikkat çeken Fıkırkoca, nitelikli işgücüne dayalı yüksek katma değere sahip ürünlerin üretilmesinin aynı zamanda işgücünün daha yüksek gelir elde etmesiyle sonuçlandığını söyledi. Ayrıca devletlerin de sosyal harcamalara ayıracakları kaynakları artırmak için, katma değer oranı yüksek ürünlerin üretimini desteklediklerine dikkat çekti

. . . .

Fıkırkoca, EMO Ankara Şube Başkanı Pektaş‘ın yakınmalarını da gözönüne alarak teknoparklarda istihdam koşullarıyla ilgili önemli önerilerde bulundu. Bunlardan birincisi en ileri üretim üssü olarak konumlandırılmaya çalışılan teknoparkların, aynı zamanda en ileri istihdam koşullarını da uygulamasına yönelik düzenlemelerin gerçekleştirilmesiydi. İkinci olarak teknoparklarda Uluslararası Çalışma Örgütü ILO‘nun standardlarının kabul edilebileceğine değindi Fıkırkoca. Üçüncü olarak teknoparklarda kurulu firmaların hisse senetlerinden çalışanlara da verilmesi konusunda düzenlemelerin mümkün olabileceğini söyledi. Adalet ve Kalkınma Partisi, 2004 yılında Türkiye‘nin o güne dek en yüksek Ar-Ge bütçesini oluştururken, daha çok Avrupa Birliği‘ne uyumu hedefliyordu. Çünkü AB‘de gayri safi milli hasılasının (GSMH) yüzde 1 düzeyinde olan harcamalara karşılık Türkiye‘de sadece binde 3 düzeyinde bir harcama söz konusuydu. O yıllarda 360 milyon dolarlık bir kaynak Ar-Ge için ayrılmıştı. Geriden gelmenin avantajını kullanan Türkiye, Ar-Ge harcamalarının artışı hızında AB ülkeleri arasında en yukarda yer alıyor. ODTÜ TEKPOL‘den öğretim üyesi Erkan Erdil‘in yorumu, çok geriden başlandığı için sonuçların alınmasının uzun zamana yayılacağı biçiminde. Türkiye hükümetleri sadece AB ile uyum açısından değil, nitelikli işgücüne dayalı ve katma değer oranı yüksek ileri teknoloji ürünlere yönelmenin getireceği avantajları da kabul ettiği gün oldukça ileri bir adım atılmış sayılacak.