Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) üyeleri, Hava Kurtarma ve Yangın Görevlileri (ARFF) ile apron personeli, torba yasa tasarısını ve çalışma koşullarındaki sorunların çözülmemesini protesto amacıyla Ulaştırma Bakanlığı‘na yürüdü.
Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) çalışanı olan Hava Kurtarma ve Yangın Görevlileri ile apron personeli, "torba tasarıyı ve personel ayrımcılığı ve ücret adaletsizliğini" protesto etmek için Antalya‘dan yola çıkan ve yürüyerek Ankara‘ya gelen kurum çalışanı Yusuf Erşan Türker‘le birlikte, Etiler‘deki DHMİ Genel Müdürlüğü önünden Ulaştırma Bakanlığı‘na geldi. Bakanlığın bahçesinde toplanan protestocular, "Torba yasaya hayır- köle değil, ARFF memuruyuz bakanlık şaşırma, bizi piste taşırma" sözlerinin yazılı olduğu dövizler taşıyarak, sloganlar attılar.
BTS Genel Başkanı Yunus Akıl, burada yaptığı konuşmada, aylardır başta ARFF ve apron personeli olmak üzere DHMİ çalışanlarının sorunlarının çözümü için ayakta olduklarını belirterek, seslerini duyurmak için ortaya koydukları demokratik tepkiler ve sorunların çözümü için Ulaştırma Bakanlığı‘ndan talep ettikleri görüşme teklifinin yanıtsız kaldığını söyledi. Akıl, Devlet Hava Meydanları‘nda taşeronlaşmaya gidildiğini, havacılık tazminatlarının adil dağıtılmadığını, ARFF memurlarının yardımcı hizmet sınıfından genel idare hizmetleri sınıfına geçirilmediğini, uçuş trafiği artmasına rağmen personel alınmadığını, ARFF statüsünün tanımlanmadığını ve ücret skalasında gerekli düzenlemelerin yapılmadığını savundu.
Yunus Akıl, sorunlarına çözüm bulunmadığı taktirde iş yavaşlatma, iş bırakma dahil demokratik haklarını kullanacaklarını bildirdi.
Öte yandan, Elektrik Mühendisleri Odası, TBMM‘de görüşülmekte olan "Torba Tasarı"yı eleştirerek, tasarı ile emekçilerin kazanımlarının gasp edildiğini öne sürdü.
Odadan yapılan yazılı açıklamada, neoliberal politikaların çalışma ilişkilerini egemen kılma ve emekçi kesimlerin mevcut kazanımlarını elinden almaya dönük çalışmaların son halkasının TBMM gündemindeki "torba tasarı" düzenlemeleri olduğu savunuldu. 5 kısımdan oluşan tasarıda emekçiler aleyhine düzenlemelerin oldukça fazla olduğunun kaydedildiği açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
"Tasarıyla, esnek, kuralsız ve güvencesiz çalışma biçimleri getirilmektedir.Tasarı, kamu çalışanları için güvencesiz çalışma koşullarını getirmektedir. Tasarıyla, kamuda kadrolaşmanın önü tamamen açılmaktadır. Tasarıda kamuda çalışan personelin geçici görevlendirilmesi adıyla sürgün uygulamalarına yasal bir zemin oluşturulmak istenmektedir. Tasarı, toplumun tüm emekçi kesimlerini olumsuz etkileyecek maddelerle doludur. Bu yasa tasarısına karşı, ortak mücadele olanakları zorlanarak mücadele edilmesi gerekmektedir."
(Başkent Gazetesi; 29.01.2011)