Tüm Haberlere Dön
HRANT DİNK MEŞALELİ YÜRÜYÜŞ İLE ANILACAK
Haberler Ankara

HRANT DİNK MEŞALELİ YÜRÜYÜŞ İLE ANILACAK

19 Ocak 2007 yılında uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Aydın-Yazar-Gazeteci Hrant Dink için Ankara’da meşaleli yürüyüş düzenlenecek. Birgün Gazetesi önünde saat 18.30’da toplanıldıktan sonra Yüksel Caddesi’ne meşaleli yürüyüş düzenlenerek burada kitlesel basın açıklaması yapılacak.

 

Tarih: 19 Ocak 2011 Çarşamba

Toplanma Yeri: Birgün Gazetesi Önü(Atatürk Bulvarı No:127)

Toplanma Saati: 18:30

Basın Açıklaması: Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı Önü

 

 

"Bir yanı dikkat, bir yanı ürkeklik.

 

Tıpkı bir güvercin gibiyim...

 

Onun kadar sağıma soluma, önüme arkama göz takmış durumdayım.

 

Başım onunki kadar hareketli... Ve anında dönecek denli de süratli.

 

İnsanı güvercin ürkekliğine hapsetmenin nasıl bir bedel olduğunu bilir misiniz siz ey Bakanlar..? Bilir misiniz..?

 

…..

 

Siz, hiç mi güvercin izlemezsiniz?

Muhtemelen 2007 benim açımdan daha da zor bir yıl olacak.

 

Yargılanmalar sürecek, yeniler başlayacak. Kim bilir daha ne gibi haksızlıklarla karşı karşıya kalacağım?

 

Ama tüm bunlar olurken şu gerçeği de tek güvencem sayacağım.

 

Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz.

 

Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler.

 

Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce."

 

Hrant Dink bu yazıyı 17 Ocak 2007 yılında kaleme aldı ve bu ülkede bir çocuktan katil yaratanlar; güvercinlere dokunarak kafaları kopartanlar tarafından hunharca katledildi. Cinayetin üzerinden koskoca 4 yıl geçti. Dava sürerken bir yandan cinayet kamuoyunda meşrulaştırılmaya çalışırılırken bir yandan da katil zanlısı "çocuk mahkemeleri"nde yargılanmak istenmekte.

Bu dört yılın sonunda cinayetin gerçek faillerinin ortaya çıkarılması yönünde kayda değer bir gelişme olmamakla birlikte, cinayetin işlenmesine zemin hazırlayan süreç ve ardından geçen dört yılda yaşanan gelişmeler bir bütün olarak ele alındığında failin kim ya da kimler olduğu konusunda ciddi emareler sunuyor.

Birtakım soruşturmalar ve yargılamalarla ortaya çıkan psikolojik savaş harekâtları, eylem planları, "sonuna kadar gidilecek" açıklamalarına, yüzlerce sayfalık raporlara rağmen cinayetin çözülmeyişi Hrant Dink`in neden öldürüldüğü sorusunu bir kez daha sormayı ve yanıtlamayı, Hrant Dink cinayetinin Türkiye siyasetinde nereye oturduğunu bir kez daha değerlendirmeyi gerektiriyor."  "Bu cinayetin, milliyetçi duygulara sahip üç-beş gencin işi olduğuna inanmak mümkün olmadığı gibi, bir biçimde emniyet ve jandarma bünyesine de sızmış, hukuk dışı bir güç ve yetki kullanan daha örgütlü bir yapının, bu üç-beş genci kullanarak bu cinayeti işlettiğine inanmak da mümkün değil