Elektrik dağıtım özelleştirmelerinin tamamlanmasının ardından gözler elektrik üretim özelleştirmelerine çevrildi. Üretim özelleştirmelerinde öncelikli 4 termik üretim tesisi portföy gruplarından ayrı olarak, 13 termik ve 28 hidroelektrik santral ise 9 portföye bölünerek özelleştirilecek.
Edinilen bilgilere göre, özelleştirilecek elektrik üretim tesislerinin toplam gücü 16 GW‘ın üzerinde bulunuyor. Özelleştirilecek tesisler toplamı Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) kurulu gücünün yüzde 68‘ini, Türkiye‘deki kurulu gücün yüzde 39‘unu oluşturuyor.
EÜAŞ 2009 yılında tüketilen elektrik enerjisinin yüzde 46‘sını üretirken, ürettiği elektriğin yüzde 68‘ini, kurulu kapasitenin yüzde 52‘sini oluşturan termik santrallardan üretti. Özelleştirilecek elektrik üretim tesislerinin toplam gücü 16 GW‘ın üzerinde bulunurken, 28 hidrolik tesisin 12 tanesi 100 MW üzeri kurulu güce sahip bulunuyor.
ÖNCELİK 4 TERMİK SANTRALDA
141 MW kapasiteye sahip Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş (ADÜAŞ) üretim varlıkları 510 milyon dolar karşılığında özelleştirilirken, 52 adet akarsu santralı 19 gruba bölünerek ihaleleri tamamlandı. Elektrik üretim tesislerinin özelleştirilmesine ise öncelikle 4 adet termik santral ile başlanacak. Bu santrallar arasında, Hamitabat, Kangal, Seyitömer, Soma A-B santralları yer alıyor. Kırklareli‘nde bulunan Hamitabat Santralı yakıt olarak doğalgaz kullanırken, Sivas‘ta bulunan Kangal, Kütahya‘da bulunan Seyitömer ve Manisa‘da bulunan Soma A-B santralları linyit kullanıyor. Söz konusu 4 santral, EÜAŞ toplam termik santrallar brüt üretiminin yüzde 28,5‘ini oluşturuyor. Kapasite artırım potansiyeli olan santrallar arasında Soma, Tunçbilek, Seyitömer ve Orhaneli termik santralları bulunuyor.
EMO YÖNETİM KURULU BAŞKANI CENGİZ GÖLTAŞ: Özelleştirme kaos ortamı oluşturacak
AKP‘nin bir enerji stratejisi belgesi var 2004 ve 2009 yılında açıklanan. Bu belgede, enerjiye bakış açısı tamamen serbest piyasa ekonomisi içinde değerlendiriliyor. Bu nedenle üretim ve dağıtım şebekelerinin özelleştirilmelerini gündeme getirdiler. AKP iktidarının hedefi enerjiyi tamamen kamunun elinden çıkartmak. Bu doğru bir şey mi? Hayır. Doğru olmadığı son üç yıldaki elektrik fiyatlarına baktığımız zaman anlaşılıyor.
Liberalleşme politikalarının yarattığı sonuçlara baktığımızda son üç yılda elektriğe yüzde 72 oranında zam yapıldı. Beklenildiği gibi rekabet ortamı oluşmamış, elektriğin kalitesi artmamış, kesintisiz sürekli bir enerji vatandaşın tümüne sağlanmamıştır. Tam tersine son özelleştirme süreçlerinde bir çok bölgede elektrik kesintileri ile karşı karşıyayız. Bir kısmı planlı, bir kısmı haber verilmeden yapılan kesintiler. Abonelerin ciddi eleştirileri var. Santrallarımız sağlıklı işletilmiyor zaten. Asıl kritik sorun şu: 4628 sayılı elektrik piyasası yasasıyla kamunun enerjide yatırım yapmasının önü kapatıldı. Özel sektörde beklenen yatırımları bu ülkenin ihtiyacı olan elektrik yatırımlarını yapmadığı için de Türkiye 2011 yılından itibaren bir enerji krizine doğru sürükleniyor. Özelleştirmenin soncu pahalılıktır. Kalitesiz enerjidir, bu ülkenin toplumun mağdur edilmesidir. Özelleştirme Maalesef bir kaos ortamı oluşturacaktır.
(Birgün; 27.12.2010)